Kadın vekillerden AKP'nin savaş politikalarına karşı 'barış' çağrısı

09:45

JINHA

İSTANBUL - AKP'nin savaş politikalarına tepki gösteren kadın vekiller, barıştan yana olan başta kadın ve gençler olmak üzere bütün kesimleri Barış Bloku çatısı altında birleşmeye çağırdı.

HDP Milletvekilleri Pervin Buldan, Beyza Üstün ve Avusturya Yeşiller Partisi Milletvekili Alev Korun, AKP'nin savaş politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. HDP İstanbul Milletvekili Pervin Buldan, AKP'nin uygulamakta olduğu savaş politikaları ile birlikte 90'lı yıllara geri dönüldüğünü ifade ederek, "Yargısız infazların, tutuklamaların yaşandığı bir Türkiye'deyiz. AKP'nin savaş politikalarını, savaş konseptini bir şekilde devreye sokmaya çalıştığını da fark etmek gerekiyor. AKP hükümeti savaş politikalarını devreye koyarak toplumsal muhalefeti engellemenin, sesini çıkaran her insanı gözaltına alarak tutuklamanın, barış yanlısı olan insanları katletmeyi ve yargısız infazlarla öldürmeyi bu ülkeyi rahat ettireceğini düşünerek uygulamaktadır" dedi. Genel seçimler sonrasında Türkiye'deki toplumsal muhalefetin AKP'nin politikalarına dur denmesinin zamanının geldiğini gösterdiklerini dile getiren Pervin, AKP hükümetinin genel seçim sonuçlarından ders almadığını ve savaş konseptini devreye sokmaya çalıştığını ifade etti.

'Askıya alınan barış ve müzakere süreci devreye girmeli'

Pervin, askıya alınmış olan barış ve müzakere sürecinin tekrar devreye girmesinin gerekliliğinden bahsederek, PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmelerin bir an önce başlamasını talep ettiklerini bildirdi. İnsanların savaşa karşı barışın sesini yükselttiklerine dikkat çeken Pervin, günümüzde kimsenin can güvenliği olmadan yaşadığını dile getirdi. Pervin, AKP'nin yürütmek istediği savaşın derinleşmesine sebep olarak medyayı göstererek, "Bu savaşın bu kadar derinleşmesinde en fazla katkı sunan ve onlara çanak tutan medya gruplarını da bu sürece katkı sunmaya davet ediyoruz. Çünkü insanlar her şeyi medyadan görüyorlar, medyadan takip ediyorlar ve bir algı operasyonu yaratılmak isteniyor medya ile birlikte" diye konuştu. Barıştan yana olan bütün kesimleri Barış Bloku çatısı altında birleşmeye çağıran Pervin, "İnsanların yaşamını yitirmemesi için ellerini ve gövdelerini taşın altına koymaya davet ediyoruz. Silahların ve bombaların nerede kimi vuracağı belli olmayan bir ülkede yaşıyoruz. Bu süreç herkese zarar verebilir. Barışa ihtiyaç var" şeklinde konuştu.

'Sivil halka saldırıyorlar'

HDP İstanbul Milletvekili Beyza Üstün ise Silopi'de yaşanan katliamların bir vahşet olduğunu ve son günlere doğru gelen savaştan sadece bir görüntü olduğunu belirterek, "Hepimizin canını çok yakıyor. Bir taraftan sivil halka saldırıyorlar, bir taraftan ormanlar yanıyor. Orada ilk ormanlar yanarak başladı bütün Cudi dağını yaktılar" dedi. Beyza, çetelerin 'sınırda güvenlik yok' diyerek savaşı körüklediğini ve sivil halka zulüm ettiklerinin de altını çizerek, "Arkasından Suruç Katliamı gerçekleşti arkasından Lice yandı, Kulp yandı sadece silahlarla değil oradaki köylüleri yakarak ta devam ettiler. Gazi'de infaz yaptılar, operasyonlar düzenlediler tam bir savaş akımı sürdürüyorlar böylece hükmetmeye çalışıyorlar. Yakarak, öldürerek gencecik insanları, kadınları ve yanına da saçma sapan silahlar koyup fotoğraf çektirerek işkence yaptılar insanlara" sözlerini ifade etti.

'Katliamlar karşısında durabilecek tek güç halk iradesi'

Devlet Kürdistan bölgesinde OHAL ilan edip halkı baskıyla seçime götürmek istediklerini bu sayede de kaybettikleri tek partili iktidarı geri almayı planlandıklarını ifade eden Beyza, "Polis, gerilla cenazeleri üzerinden bunu büyütmeye çalışıyorlar daha da işkence yapıp insanlara cenazelerini teslim etmiyorlar" söyleminde bulundu. Beyza, yapılan katliamların ve işkencelerin karşısında durabilecek tek gücün halkların iradesi, halkların barışı büyütmesi, barışın toplumsallaşması olduğuna inandığını söyleyerek, HDP, HDK, CHP, bütün emek ve meslek örgütleri olarak barışı ördüklerini söyledi. Bütün il ve ilçelerde blokların oluştuğunu hatırlatan Beyza, "Barış Blok'ları kendi özgürlüğünde orada yaşayan halklarla barışın sesini yükseltecekler ve bu ses o kadar aşacak ki onların savaş çığırtkanlığını, F16'larını, bombalarını, demirlerini, insanlar üzerindeki infazlarını o kadar aşacak ki kaybedecekler, biz sadece bunu yapmaya çalışıyoruz" diye kaydetti. Siyasette mücadelenin sürdürüldüğünü ancak asıl cevabın halk tarafından verileceğini sözlerine ekleyen Beyza, Barış Blok'unun yaşananların karşısında duran büyük bir blok olduğunu söyleyerek, özellikle kadınlar başta olmak üzere gençleri Barış Blok'una davet etti.

'Barış Blok'u barış için önemli bir adım'

Avusturya Yeşiller Partisi Milletvekili Alev Korun da Türkiye'nin içinde bulunduğu durumu çok üzücü bir durum olarak değerlendirerek, "Demokratik bir barıştan yanayım, insanların, halkların kardeşliğinden yanayım. İnsanlar dünyada büyük kaygı içinde bir savaş tehlikesi, savaş politikası dolaşıyor" dedi. 'Demokratım' diyen herkesin kalıcı bir barış için mücadele etmesi gerektiğini söyleyen Alev, Barış Bloku'nun barış için çok önemli bir adım olduğunu kaydetti. Alev, barış çağrısı yaparak, "Savaş çığlıklarına karşı ölmekten ve öldürmekten yana olmak yerine, insanların bir araya gelmesi partileri, fikirleri, etnik kökenleri, renkleri ne olursa olsun bir araya gelmesinin çok ama çok önemli olduğunu düşünüyorum. Umarım ki Barış Blok'u şuanda sessiz olan çoğunluğu da yanlarına alarak bu savaş politikasını Türkiye'den kovacak. Umudumuz isteğimiz bu" ifadelerine yer verdi.

(en-mı/dk/mg)