Gazeteciler baskıya ve sansüre karşı buluştu

22:03

JINHA

İSTANBUL - TİB tarafından internet haber sitelerinin engellenmesine karşı "Baskıya ve sansüre karşı buluşuyoruz" forumunda bir araya gelen gazeteciler, AKP'nin her geçen gün basın üzerinde artan baskın ve sansürünün önüne geçme yöntemlerini tartıştı.

TİB tarafından 90'ı aşkın haber sitesinin engellenmesine karşı gazeteciler, TMMOB konferans salonunda "Baskıya ve sansüre karşı buluşuyoruz" adlı forum düzenledi. Foruma çok sayıda yazar ve gazeteci katıldı. Forumda, çağrıcılar tarafından hazırlanan çağrı metni okundu. Ardından ise "Sansür ve baskılar karşısında hukuki ve fiili mücadele" konularını üzerinde tartışmalar yapıldı. İlk olarak forumda söz alan TGS Genel Başkanı Uğur Güç, Türkiye'de gazetecilerin çok zor bir süreçten geçtiğini vurgulayarak, "Siyasal iktidarın kendi iktidarını korumak için ülkeyi ateşe attığı bir durum var. Baskılar bitecek gibi değil. Bu baskılara karşı nasıl mücadele edeceğimizi burada konuşacağız" dedi.

Alternatif Medya Derneği tarafından sansür ve baskılara karşı oluşturulan önerilerin sunumu yapıldı. Derneğin önerileri şöyle: "Engellenemez.org ana site, Acil durum paylaşım ağı, Bilgi-belge paylaşımı, Hukuk Hukuki takip ve bilgilendirme koordinasyonu."

'Medya algısını değiştirmeli'

Sunum ardından söz alan gazeteciler sansür ve baskılara ilişkin düşüncelerini dile getirdi. Sendika.org Editörü Ali Demirhan, "Alternatif medya için çok önceden bir liste oluşturulmuş. Propaganda üzerinden soruşturma hakkımızda açılmıyor. Milletvekilin soru önergesini vermek bile suç oluyor. Baskının şu anda ucunu görebildik. Daha bürolarımızda basılabilir. Kapatılan medyadan başka camiadan destek almadık. Hepimize dokunacak. Haberler engelleniyor. Medyanın da algısını değiştirmesi lazım" dedi.

'Baskılara karşı güçlü bir mücadele ağı oluşturulmalı'

Ardından söz alan DİHA Editörü Çağdaş Kaplan, TİB'in kararının hukuki bir karar olmadığını ifade ederek, "Bir karar bile tebliği edilmiyor" dedi. Bir ajansın okuyucularına ve kamuoyuna ulaşımı sadece internet olduğunu kaydeden Çağdaş, "Bu şekilde bir nevi kapatılmış durumdayız. Önemli bir haber girdiğimiz zaman kapatılma ile karşı karşıya kalıyoruz. Toplumun da bu sansüre ve fiili kapatma durumuna karşı duyarlı olması gerekiyor" dedi. Çağdaş, "Bu yönelimlerin sadece sitelerin engellenmesi ile sınırlı kalacağına inanmıyorum. Yarın baskınlar da olabilir. Buna karşı güçlü bir mücadele ağı oluşturulması gerekiyor" ifadesinde bulundu.

'Sansür kararı veren hakimler teşhir edilmeli'

Daha sonra konuşan ETHA Editörü Arzu Demir, ilk defa gazeteci olarak kendisini bu kadar bir baskı altında hissettiğini ifade ederek, "Savaşa karşı barış şeklinde bir direniş kampanyası oluşturulması gerekiyor. Yeniden bir araya gelmenin yeni yolları oluşturulmalıdır" dedi. Av. Mehmet Emin Erdem, tehlikenin büyük ve çok boyutlu olduğunu dile getirerek, "Hukuk yollarını tüketmek etmek gerekir. Sonuç çıkmasa da bunu yapmak gerekir, tarihe not düşmek içinde bunu yapmak gerekiyor. Bu tür olayları toplumsallaştırmak gerekiyor, teşhir etmek gerekiyor. TİB'in elinde Başbakanlıktan gelen bir talep belgesi yok" dedi. Emin, sansüre ilişkin kararı veren hakimlerin isimlerinin teşhir edilmesi gerektiğini söyledi.

Kürt basını neden yalnız bırakılıyor?

Forumda konuşan Özgür Gündem Gazetesi Editörü Sedat Yılmaz, "Bu bir demokrasi mücadelesidir. Bu mesele bir ülkenin demokrasi ile paralel, Kürt sorunu ile paralel. Burada sansürlenen haberdir. Bugün Kürdistan'da bütün kitle iletişim araçları kesilmiş durumda. Onun için buna çözüm olabilecek bir ağ oluşturmak gerekiyor. Bu dayanışma ağını neden bir örmüyoruz. TGS ve TGC neden bir ekip Kürdistan'a göndermiyor ve orayı görmüyor. Orada Kürt basınını neden yalnız bırakıyoruz. Kürdistan'da bütün ormanlar yakıldı ama bu ülkede cak cak cak diye köşelerinde her gün bağıranlara inandıramadık. O savaşın olup bitenini güçlü yansıtırsak o zaman başarılı oluruz. Bir kadının cenazesi çırılçıplak bir ülkede ortaya konuluyorsa o ülkede vicdan yoktur" diye konuştu.

'Adım attıkça sesimiz yükselir'

Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, "Türkiye'de yazılı basının devletle bir mücadelesi vardı. Hukuksuz bir şekilde dönemin popüler olan haber ağı internet haberciliği daha rahat engellenebiliyor. Adım attıkça sesimizi biraz daha çıkarabiliyoruz" ifadesinde bulundu.

Gazeteci Celal Başlangıç, dayanışma ağının önemli olduğunu ifade etti. Başlangıç, basına uygulanan sansür ve baskıların aylık raporlarının hazırlanarak, kamuoyuna ve uluslararasında kamuoyu oluşturulmasını talep etti.

Forumda bir araya gelen gazeteciler, kısa bir süre içinde bir araya gelerek, forumda yapılan önerileri karar altına alacak.

(mg)