Kürtler savaşa karşı 'öz yönetim' kararıyla topyekûn direnişte

09:03

JINHA

HABER MERKEZİ - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve kurmaylarının startını verdiği topyekûn savaş konseptine karşı Kürdistan'ın birçok kentinde 7'den 70'e halk öz savunmada. Öz savunma kapsamında 'öz yönetim' kararlarının da alındığı kentlerde kadınlar, Arinlerin, Sakinelerin, Zilanların, Slavların, Berivanların, Ekinlerin, Kaderlerin, Ivanaların direniş ruhuyla topraklarını savunuyor.

Kuzey Kürdistan'da devletin 1990'lı yıllardan bu yana Kürt halkına karşı geliştirdiği imha, inkar ve asimilasyon politikaları günümüzde de devam ediyor. Aradan geçen yıllara rağmen iktidarlar değişse de Kürt halkına yönelik baskıcı politikalarda bir değişiklik yaşanmadı. Kürt halkı ise her türlü baskıya karşı direnişini en üst seviyeye çıkardı. AKP'nin iktidara gelmesinin ardından Kürt sorununun çözümüne ilişkin kullandığı sözler halkta bir umut yaratsa da geçen 13 yılın ardından bu sözlerin sadece oyalama politikası olduğu bu gün Kürt halkına yönelik başlatılan savaşla da bir kez daha gün yüzüne çıktı. 7 Haziran seçimleriyle birlikte oyalama politikalarıyla hem Kürt halkını hem de Türkiye halklarını yıllarca oyalayan AKP büyük bir hezimete uğradı.

Savaş kararına karşı öz yönetim kararı

Başkanlık hayalleri suya düşen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tüm Kürt halkına karşı savaş başlattı. İktidarların baskıcı politikalarına karşı yıllarca en ağır bedelleri veren Kürtler bu gün de Tayyip Erdoğan'ın savaş kararına karşı tarihinin en büyük direnişini sergiliyor. Rojava devrimiyle birlikte YPJ tüm dünya kadınlarının umudu haline gelirken Kuzey Kürdistan'da da kadınlar Arinlerin, Sakinelerin, Zilanların, Slavların, Berivanların, Ekinlerin, Kaderlerin, Ivanaların direniş ruhuyla topraklarını savunuyor. Erken seçim uğruna tüm ülkeyi savaşa sürüklemeye çalışan Tayyip Erdoğan'ın Kürt halkına yönelik başlattığı savaş kararının ardından da birçok kentte öz yönetimler ilan edildi. Şırnak'ın Silopi, Cizre ilçeleri, Batman'ın Bağlar Mahallesi, Diyarbakır'ın Sur, Lice ve Silvan ilçeleri, Muş'un Varto ve Bulanık ilçeleri, Hakkari'nin Yüksekova ve Şemdinli ilçeleri başta olmak üzere birçok kentte savaş kararına karşı halk 'öz yönetim' kararı alıyor. Buna göre ilk olarak 'öz yönetim' ilanı Şırnak'ın Silopi ilçesinden geldi.

Direnişin kalesi Silopi'de halk öz savunmaya geçti

Tayyip Erdoğan'ın savaş kararının ardından yıllarca sokak ortalarında işlenen faili meçhul cinayetler ve asit kuyularında gerçekleştirilen vahşet uygulamalarına maruz kalan ve tüm bu uygulamalara karşı direnişin de kalesi olarak bilinen Silopi'de halk devlet ve onun şiddet aygıtlarına karşı 10 Ağustos tarihinde öz savunmaya geçti. Silopililer, polis ve asker saldırılarına karşı hendekler kazarak, polis ve askerlerin mahalleye girmesine izin vermedi. Bunun yanı sıra halk keskin nişancıların hedefi olmamak için sokaklara perde astı. Silopililer geliştirdikleri öz savunma taktikleriyle de Kobanê görüntüsünü veriyor. Silopi'nin Zap Mahallesi'nde evlerin cam ve duvarları kurşun delikleriyle dolu. Mahallede neredeyse kurşun isabet etmemiş ev bulmak zor. Sokaklarda ise polis ve askerlerin yaşam alanlarına girmesinin önüne geçmek için kazılan siperler ve kurdukları barikatlar mevcut. İlçeye konumlanan keskin nişancılara karşı halk çeşitli önlemler aldı. Silopililer konuşlandıkları yerlerden ateş açan keskin nişancılardan korunmak için bazı sokaklara perdeler asarak kendilerini korumaya aldı.

Saldırılar 90'lı yılları aratmadı

Silopi'nin Zap Mahallesi'nde 7 Ağustos tarihinde mahalleyi tarayan polisler 58 yaşındaki Hamdi Ulaş'ı ve 17 yaşındaki Mehmet Hıdır Tanboğa'yı katletti. Saldırılar sırasında aralarında çocuklarında bulunduğu çok sayıda kişi yaralanırken polisler 6 evi de ateşe verdi. Yaralanan yurttaşları hastaneye taşırken gözaltına alınan ve gözaltında makatına polislerce silah sokulan F.A., TİHV tarafından getirildiği Diyarbakır'da polislerce gözaltına alındı.

Cizre katliamlara karşı öz savunmasını geliştiriyor

Devletin yıllardır katliam gerçekleştirdiği Cizre de halk 10 Ağustos tarihinde özerk yönetimini ilan etti. Yaşanan katliamlara karşı uzun süredir hendek kazarak savunmasını alan Cizreliler, katliamlarına öz savunmasını geliştiriyor. Kazdıkları hendeklerin başta Türkler, Lazlar, Ermeniler, Aleviler ve Gürcüler olmak için Türkiye'de ezilen herkes için kazıldığını ve onları temsil ettiğini belirten Cizreliler, tüm saldırılara rağmen biraz daha rahat nefes alabiliyorlarsa onun da bu kazdıkları hendekler sayesinde olduğunu ifade ediyor.

Varto 'devlet kurumlarını tanımıyoruz' dedi

AKP hükümetinin topyekün savaş konseptine bağlı olarak Kürdistan'da 90'lı yıllara aratmayacak düzeyde infaz, işkence ve tutuklamalar yoğunlaşırken, halk ise saldırıları gerçekleştiren devlet kurumlarını meşru görmediklerini ve özyönetim mekanizmalarını oluşturacaklarını ilan etti. 13 Ağustos'ta Muş'un Varto ilçesinde de halk devletin resmi kurumlarını meşru görmediklerini belirterek öz iradelerine dayanarak yönetimlerini gerçekleştireceklerini duyurdu. Varto'da öz yönetimini ilan eden sivil halka karşı adeta savaş başlatıldı. Operasyonlar kapsamında birçok kişi gözaltına alınırken birçok kişi ise çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Geçtiğimiz günlerde askerler Varto'da işyerlerini taradı, taranan işyerlerinde kimsenin olmaması olası can kayıplarını önledi.

Varto HPG'nin kontrolünde

Varto'da 15 Ağustos'ta başlayan çatışmalar sabah saatlerine kadar sürerken, ilçenin giriş ve çıkışları HPG'lilerin kontrolüne geçti. Hendeklerin kazıldığı tüm ana caddelerinde de silahlı grupla denetim sağlarken, Muş Valiliği, ilçede sokağa çıkma yasağı ilan etti. Varto'da İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığı'na yapılan saldırının ardından ilçenin giriş ve çıkışlarının yanı sıra caddeler de HPG gerillalarının kontrolüne girdi. Polis ve askerler karakollardan çıkamazken, hendeklerin kazıldığı çarşı merkezi ve tüm ana caddelerde silahlı gruplar denetim sağladı. Ayrıca Muş, Erzurum ve Karlıova girişlerine de hendekler kazılarak denetim sağlandı. Varto'da ilçe merkezinde kontrolü sağlayan HPG'liler, emniyeti arayarak, asker ve polise can güvenlikleri için "sokağa çıkmayın" çağrısı yaptı.

Varto'da cenazelere karşı savaş suçu işleniyor

Varto'da 10 Ağustos'ta çıkan çatışmada yaşamını yitiren YJA Star gerillası Kevser Eltürk'ün (Ekin Wan) cenazesi polisler tarafından çırılçıplak soyularak fotoğrafı sosyal medyada yayınlandı. Gelen tepkiler üzerine Muş Valiliği söz konusu kişiler hakkında soruşturma başlatıldığını duyurdu. Bunun yanı sıra 17 Ağustos Varto ilçesine bağlı Çeme Sus bölgesinde iki kişiye ait cenaze bulundu. Bölgedeki görgü tanıkları, yaşamını yitirenlerden birinin yaralı olduğu ve infaz edildiğini, diğerinin de bedeninin paramparça olduğunu söyledi. Yoğun çatışmaların yaşandığı bölgede büyük bir patlama olduğunu ve zırhlı aracın gelerek bölgeyi bombardımana tuttuğunu belirten görgü tanıkları, yaşamını yitirenlerin isimlerinin Andok Ekin ve Demhat olduğunu belirtti.

Varto savaş alanına döndü

Varto ilçesinde dünden beri polis terörü ve AKP'nin topyekun savaş konseptine karşı öz savunmaya geçen yurttaşlar ilçeyi gece geç saatlere kadara kontrol altında tuttu. Sabah saatlerine kadar ilçede çatışmalar yer yer yaşanırken ilçe merkezine askerlerin panzer ve zırhlı araçlarla girmesiyle birlikte onlarca iş yeri ve evi taranarak ateşe verildi. Büyük maddi hasarın meydana geldiği ev iş yerlerinden halen dumanlar yükselirken ilçe merkezi savaş alanına dönmüş durumda. Onlarca ev ve iş yeri kullanılamaz duruma gelirken can kaybı ve yaralılara ilişkin net bir bilgiye ulaşılamadı. İlçe merkezinin tamamında kazılan hendekler ise halen olduğu gibi durmakta. DTK Eş başkanı Selma Irmak'ın da aralarında bulunduğu milletvekili ve belediye eş başkanlarından oluşan heyet Varto'ya gelerek yurttaşları dinledikten sonra taranarak yakılan ev ve işyerlerinde inceleme yaptı. Heyetin devlet yetkilileri ile de görüşmesi bekleniyor.

Bulanık topyekün imha rejimine karşı öz yönetimi ilan etti

AKP hükümetinin ortaya koyduğu kaos ortamında her gün yaşanan ölüm, tutuklama ve operasyonlara karşı başlatılan öz yönetim inşasına Muş'un Bulanık ilçesi de katıldı. 13 Ağustos'ta öz yönetimin deklare edilmesi için DBP İlçe Örgütü önünde yapılan açıklamaya HDP, DBP, Mahalle Meclisleri, MEYADER yöneticileri ve belediye eşbaşkanlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda yurttaş katıldı. Kitle adına yapılan açıklamada konuşan DBP İlçe Eşbaşkanı Zeynep Topcu, "Bizleri temsil etmeyen bu rejim ve tüm kurumları meşru görmediğimizi açıkça beyan ediyoruz. Bulanık'ta seçilmiş Demokratik Kent Meclisi olarak faşizan ve meşru olmayan rejime karşı toplumun öz yönetimi olarak kendimizi beyan ediyoruz. Kent Meclisi olarak halkımıza yönelik geliştirilen topyekûn imha rejimine karşı tutum olarak bu günden itibaren kendimizi öz yönetim ve iradeyle yöneteceğimizi ilan ediyoruz" dedi.

Silvan'da kadınlar öz savunmada

Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde de öz yönetim kararı PKK'nin Eruh'ta ilk kurşunu sıktığı tarih olan 15 Ağustos'ta alındı. Günlerce devam eden direniş, iki gün önce Farqîn Halk Meclisi tarafından ilan edilen öz yönetimin ardından daha da büyüdü. Kadınlı-erkekli direnişçilerin savunduğu mahallelerde hayat normale dönerken mahallelerin bütün sokak ve caddeleri direnişçiler tarafından korunmaya devam ediyor. Günlerdir süren eylemlerde son 2 gün polisler geri çekilirken yurttaşlar yaşamlarına döndü. Gençler mahalle aralarında hendek kazma, barikatlarını güçlendirme çalışmaları ve mahalle koruma görevlerini sürdürürken yurttaşlar yaptıkları yemeklerle eylemcilere destek olmaya devam ediyor.
Kadın eylemciler cami hoparlöründen ve ellerine aldıkları megafon yardımıyla kontrollerinde tuttukları mahallelerde "Değerli halkımız evlerinizi terk etmeyin. Günlük yaşamlarınıza devam edin. Kimse evlerini boşaltmasın. Bu sistemin bir oyundur. Herkesi mahallelerden çıkarıp katliam yapma peşindeler" şeklinde anons yaptı.

Sur'da seçilmişler provokasyonlara karşı oturma eylemi yaptı

AKP'nin savaş konseptine karşı Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 14 Ağustos tarihinde Diyarbakır Sur Halk Meclisi tarafından basın açıklaması yapılarak öz yönetim kararı alındı. Sur Halk Meclisi adına açıklama yapan Güneş Sönmez, topluma yönelik geliştirilen devlet baskılarına karşı halkların ve toplumun tüm faklı kesimleri olarak varlıklarını koruma ve özgürlüklerini sağlama temelinde baskılara karşı irade koyacaklarını dile getirerek, "Seçilmiş kent meclisi olarak halkımıza yönelik geliştirilen topyekun imha rejimine karşı tutum alarak bu günden itibaren kentimizi öz irade ile ve özyönetim ile yöneteceğimizi ilan ediyoruz. Bütün kamuoyunu bu haklı ve meşru irade beyanımızı tanımaya ve sahiplenmeye çağırıyoruz" dedi. Öz yönetimini ilan eden Sur ilçesinde yaşayan halka karşı da günler öncesinden başlayan saldırılar artırıldı. Sur ilçesine bağlı Lalebey Mahallesi'nde sokağa çıkan gençler, polis saldırısına maruz kaldı. Saldırı üzerine polisler ile gençler arasında yoğun çatışmanın çıktığı mahallelin kimi sokaklarına polislerin girmelerinin önüne geçmek için hendekler kazıldı. HDP ve DBP'li seçilmişler, polislerin ablukaya aldığı Sur ilçesine bağlı Lalebey Mahallesi'nde olası bir polis provokasyonunun önüne geçmek için gece boyunca nöbet tuttu.

Lice direniyor: Başka Medeni ve Ceylanlar ölmesin

Devletin yıllarca baskı politikalarına maruz kalan Diyarbakır'ın Lice ilçesinde de halk öz yönetim kararı alarak mahallelerini saldırılara karşı koruyor. "Başka Medeni ve Ceylanlar ölmesin" diyerek özsavunmaya geçen gençler, mahallelerini koruyor. Sokakların boşalması ve havanın kararmasıyla ortaya çıkan özel hareket polislerine karşı başta kadınlar olmak üzere tüm Lice halkı mahallelerde nöbet tutuyor. Sokaklara çıkan polislerin etrafı rastgele taramasına, öz savunmada olan yurttaşlar da yanıt veriyor. Yaşanan çatışmalar, polislerin emniyet binasına döndüğü sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyor. Akrep ve kobra tipi zırhlı araçlardan etrafı rastgele tarayan polislere karşı gençler ise, ses bombaları ve kullandıkları silahlarla mahallelerini koruyor. Liceliler, "Tüm yaşanlara rağmen barışı haykırıyoruz ama onlar savaşta ısrar ediyor. Bu saldırganlık karşısında özyönetim, özsavunma dışında başka çare kalmıyor" dedi.

Yüksekovalılar: Bedeli ne olursa olsun sokaklardan çekilmeyeceğiz

Öz yönetim kararı alan Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde kazılan hendeklerle beraber gece boyu süren nöbet eşliğinde özsavunma adım adım tüm kente yayılıyor. İlçenin Orman, Kışla ve Dize mahallelerinin girişleri hendeklerle tamamen kapatılırken, diğer tüm mahallelerde ise yol kontrolleri ve polisin gözaltı operasyonlarına karşı gözcülük nöbetinin startı verilmiş durumda. Özsavunmanın en temel ve dinamik ayağını ise gece boyu silahlarıyla etrafı kolaçan eden Özsavunma Birimleri oluştururken,7'den 70'e yurttaşlar gece boyu halay, slogan, zılgıt, şarkı ve marşlar eşliğinde nöbet tutuyor. Nöbet tutan yurttaşlar "Buralar canımız pahasına bizim. Kendimizden ve sokaklarımızdan sorumluyuz. Artık topyekûn karşı çıkma zamanı geldi" diyerek bedeli ne olursa olsun sokaklardan çekilmeyeceklerini söylüyor. Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde de halk öz yönetim kararı aldı.

Bağlar Mahalle Meclisi: Öz yönetim acil bir gerekliliktir

AKP hükümetinin topyekun savaş konseptine karşı Batman'ın Bağlar Mahalle Meclisi de özyönetimlerini ilan etti. Öz yönetim kararına ilişkin yapılan açıklamada şunlar belirtildi: Devlet ve AKP hükümetinin topluma yönelik topyekun saldırısına karşı, özyönetimin acil bir gereklilik görüyoruz. Bu anlamda halkın tüm farklı kesimleri demokratik ulus mücadelesine aktif katılmalıdır. Ankara'dan atanan vali ve kaymakam tarafından yönetilmek istemiyoruz. Kürt halkı olarak meşru yöntemlerle kentimizin seçtiği yöneticiler tarafından yönetilmek istiyoruz.

Edremit ve İpekyolu'nda öz yönetim kararı

Van'ın merkez ilçesi Edremit'te Demokratik Halk Meclisi tarafından öz yönetim ilanında bulundu. Konuya ilişkin yapılan açıklamada demokratik çözüm sürecine rağmen AKP hükümetinin Suruç katliamı, hava bombardımanları, Zergele katliamı, Silopi, Doğubayazıt ve Diyadin başta olmak üzere birçok yerde sivilleri katlettiğine dikkat çekilerek, "Gerçekleştirilen bu katliamlar karşısında Edremit Demokratik Halk Meclisi olarak devleti ret etmeyip ancak bu şekilde devletin hiçbir atanmışı bizi yönetemeyecektir. Bundan sonra halk olarak öz yönetimimizi esas alarak demokratik temelde yaşamımızı inşa edeceğiz. Bundan sonra gelişecek tüm saldırılar karşısında demokratik öz savunmamızı gerçekleştireceğiz. Bundan sonra kentimizi bizler yöneteceğiz. Başkalarına yönettirmeyeceğiz" ifadelerinde bulunuldu. Van'ın bir diğer merkez ilçesi İpekyolu'nda da Hacıbekir (Xaçort) Mahallesi'nde Demokratik Halk Meclisi tarafından öz yönetim inşasına başlandığı gelen bilgiler arasında.

(mg/fk)