Evindar Ararat: Halk saldırılara karşı öz yönetimi öne çıkarttı

12:03

JINHA

HABER MERKEZİ – Kürdistan’daki savaş politikaları kapsamında halka yönelik saldırıları , öz savunma ve öz yönetimi değerlendiren KCK Yürütme Konseyi Üyesi Evindar Ararat, inkar, imha, işkence ve saldırılara maruz kalan Kürt halkının artık merkezden yönetilmek istemediğini belirterek, saldırılara karşı öz yönetim talebini öne çıkarttığını söyledi.


KCK Yürütme Konseyi Üyesi Evindar Ararat, Fırat Haber Ajansı’na verdiği röportajda Türkiye’de hükümetin Kürt halkına yönelik saldırılarını ve AKP’nin topyekun imha ve savaş konseptini değerlendirdi. Evindar bölgede devam eden baskılar karşısında Kürt halkının devlet kurumlarına güveninin kalmadığını ve kendi kurumlarını oluşturduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlık seçimini kaybettikten sonra Kürdistan’da savaş uyguladığını ve buna karşılık halkın Kürdistan’ın birçok yerinde öz yeterlilik ilkesiyle öz yönetim ve öz savunma ilanına gittiğini ve kendi iradesini beyan ettiğini söyledi.

‘Halk işkence, inkara karşı öz yönetim istiyor’

Merkezi bir hükümetle Türkiye’deki bölgeleri yönetmenin yanlış ve işlemeyen bir sistem olduğunu ifade eden Evindar, Kürt halkının sürekli baskı ve işkenceye maruz kalması nedeniyle öz yönetim mekanizmasına en çok ihtiyaç duyan ve uygulayan pozisyonda olduğunu vurguladı. Öz yönetim biçiminin halkın ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamış ve yönetim pozisyonda olduğu bir yönetim biçimi olduğunu belirten Evindar, bunun karşısında devletin sürekli halkı inkar ettiğini, reddettiğini söyledi.
‘Halk kendi iradesiyle yönetme talebini öne çıkarttı’

AKP’nin diktatoryal politikalarına Kürt halkının isyan ettiğini, “merkezi hükümetle yönetilmek istemiyorum” dediğini vurgulayan Evindar, “Ankara’nın atadığı işkenceci polis ve halkın can ve malına zarar vali ve kaymakamları istemediğini ortaya koydu koyuyor. Halk kendi iradesiyle kendini yönetme talebini öne çıkarttı. Halk, kendi kendini ifade eden bir sistemi filen ortaya koymuş bulunuyor. Bunun karşısında devletin geliştirdiği politikalar var: Erdoğan sürekli halkın kendi iradesinden bahsediyor cumhurun iradesine saygı duyduğunu ifade ediyor, ama halk başkanlık istemini ret etmesine rağmen, başkanlık sistemini uygulamaya çalışıyor. Halk diyor; madem sen anayasayı yerle bir ediyorsun, cumhuru hiçe sayıyorsun o zaman ben de kendi irademi ortaya koyacağım buna karışma! AKP hükümeti ve Erdoğan’ın politikaları ile bağlantılı oldukça otoriteleşen ve giderek diktatörleşen bir hükümet söz konusu. Bunun acısını Kürt halkı devletin valisi, kaymakamı, emniyet müdürü, jandarma komutanı ve memuru ile yaşıyor. Kürdistan halkı 7 Haziran seçimleri ile birlikte iradesini ortaya koydum diyerek kendi kendini yönetmek istediğini belirtmiştir” dedi.

‘Öz savunma saldırı ve infazlara karşı devreye giriyor’

Baskı tutuklama, işkence sokak ortasındaki infaz ve benzeri saldırılara karşı öz savunmanın devreye girdiğini belirten Evindar, “Devlet kapılarında halkımız maddi ve manevi olarak sömürülüyor, ama çözüm bulamıyor. Devletin hukuk sistemi halkı kendine muhtaç bırakan bir sistemdir. Öz yönetim komisyonları halkımızın sağlık, sosyal ve güvenlik sorunlarını anında çözebilen yeteneğe sahiptir. Kürdistan halkı artık bu düzeye ulaşmıştır. Erdoğan devletine göre, herkes Erdoğan’a biat edecek diktası hakim kılınmaya çalışılıyor. Tüm yetkiler Erdoğan şahsında somutlaşacak ve herkes de ona biat edecek, aksi takdirde ölüm, katliam ve iradeyi hiç saymak oluyor. Türkiye ve Kürdistan halkı artık bu sistemden kurtulma yollarını arıyor, çünkü tıkayan ve tıkatan bir sistem söz konusudur” diye konuştu.


‘Bu ateş tüm Türkiye’yi saracak’

Cizre ve Silopi’de gerçekleşen saldırıların 1990’lı yılları kat be kat aşan saldırılar olduğunu belirten Evindar, “Başkanlık hayallerinin önünde duran herkese meydan okuyor, silip süpüreceğim diyor. Türkiye’deki kesimlere de bu noktada çağrı yapmak istiyorum: Bu ateş tüm Türkiye’yi saracak bu noktada buna hayır diyen ve öz savunma mekanizmalarıyla yürütülmek istenen tüm kesimlerin bir örgütlülüğe giderek, öz savunma tedbirlerini alması lazım. Alevilere dönük saldırı ve tehditler bunun ilk işaretlerdir. Devletin bu saldırılarına karşı, tüm Türkiye ve Kürdistanlı halkımız kendini yoğun ve örgütlü bir mücadeleye evirmesi gerekiyor” dedi.

‘Kadınlar daha etkin olmalı’

Kadınlar saldırılara karşı daha etkin bir duruşu olması gerektiğini ifade eden Evindar, “Çünkü en fazla Türk devleti kadına saldırıyor. Kürt halkı hedeftedir, ama en çok da kadın hedeftedir. Bu açıdan Kürt kadınları sadece kadın komisyonlarında yer alayım sadece eş başkan kadın olsun iyi bir temsil oluştursun üzerinden değil, yani bütün öz yönetim mekanizmalarında kadın sadece temsil de değil, yarı yarıya yüzde eli temsil düzeyine ulaşmalı. Eş başkanlık sistemi bütün mekanizmalarda komisyonlarda, meclisin kendisinde, bileşimlerinde idari sisteminde her açıdan kadınlar eşit temsil düzeye kendisini kavuşturabilmelidir. Demokrasinin rengi Kürdistan özgürlük mücadelesinin farkını demokratik özerklik modelinde ortaya koyabilmelidir. Kendi demokratik özerk yönetimini oluşturuyor, kendi sistemini oluşturuyor ve bir çözüm alternatifi olarak ortaya koyar. Devlet Kürt sorununu çözmedi, demokratik çözümüne yanaşmadı, çözüm sürecini bitirdi. Şimdi halk kendi iradesiyle bu çözüm sürecini geliştiriyor. Doğal olarak kadınlar bu çözümde şimdiye kadar nasıl direnişte öncülük yaptıysa, demokratik sistemin örgütlenmesinde öncülük yaptıysa bu süreçte çok daha aktif rol almalı ve öncülük düzeyini başarıya kilitlenmelidir” diye konuştu.

‘Genç kadınlar her yerde olmalı’

Genç kadınlara da çağrı yapan Evindar şunları söyledi;: “Sadece öz savunmada değil meclislerin örgütlenmesinde toplumun dinamik ve öncü gücü olarak toplumun enerjisini aktifleştirerek, meclislerin örgütlenmesinde ve komisyonlarda yer almalı, halkın sorunlarıyla uğraşmalı ve öncülük yapabilmelidir. Ama en fazla da öz savunmada genç kadınlarımız öncülük yapabilmeli. 70 yaşındaki analarımız silahı aldı ve kendisini savundu. Kadın nasıl ki serhıldanlarda, cesaretlice öncülük yaptıysa, şimdi de düşman saldırıları karşısında kurduğu sistemi savunmada bu cesareti ve azmi gösterecektir.”

(gc)