‘Düşlerimiz Ekin olup bu topraklarda yeşerecek’
15:43
JINHA
İSTANBUL - KJA İstanbul Koordinasyonu, YJA Star gerillası Ekin Wan’ın cenazesine yapılan işkenceyi lanetleyerek, “Sana söz veriyoruz Kevser senin ve bizim düşlerimizden korkanlara karşı dün direndik, bu gün direniyoruz yarın da direneceğiz… Ve düşlerimiz ekin olup bu topraklarda yeşerecek” dedi.
KJA İstanbul Koordinasyonu, katliam girişimleri ve saldırılar ile Varto’da (Gimgim) yaşamını yitiren YJA Star gerillası Kevser Eltürk'ün (Ekin Wan) cenazesine yapılan işkenceyi protesto etmek için Galatasaray Lisesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya polis ‘sivillerin güvenliği’ gerekçesiyle izin vermedi ve açıklamanın HDP İl binası önünde yapılmasını istedi. Kadınların polislerin talebini kabul etmemesi üzerine çevik kuvvet polisleri kalkanlarıyla kadınları ittirerek HDP İstanbul İl binasına kadar sürükledi. Kadınlar il binası önünde toplanarak burada oturma eylemi gerçekleştirdi. “Ekin Wan özgür kadının direnişidir çıplak onurumuzdur” pankartının ve “Daişleşirseniz Kobanêleşiriz”, “Ekinler inadına yeşerecek ve inadına jin jîyan olacak”, “Sessizliğiniz insanlığı katlediyor” dövizleri taşıyan kadınlar sık sık, “Ekin Wan onurumuzdur”, “Jin jîyan azadî”, “Baskılar bizi yıldıramaz” ve “Ekin yoldaş ölümsüzdür” sloganlarını attı.
‘Cenazeye ahlak dışı muamele hiçbir değer yargısıyla açıklanamaz’
Oturma eyleminin ardından KJA İstanbul Koordinasyonu adına Yeşim Keleş açıklama yaparak, “Hafızalarımız bu savaş politikalarının insanlık dışı uygulamalarıyla doluyken Varto’da kadın gerillanın cenazesine dönük saldırı kadın bedeni üzerinden yürütülen bu savaşın en vicdansız halinin göstergesidir” dedi. Ekin Wan’a yönelik gerçekleşen ahlak dışı yaklaşımın özelde Kürt kadınına, genelde ise tüm kadınlara yönelik gerçekleşmiş insanlık dışı bir durum olduğunu vurgulayan Yeşim, “Katledildikten sonra cenazeye yapılan ahlak dışı bu muamele hiçbir değer yargısıyla açıklanamaz. Sadece devletin Kürt kadınına duyduğu kin, nefret ve korku ile açıklanabilir” diye konuştu.
‘Düşlerimiz Ekin olup bu topraklarda yeşerecek’
Yaşanan savaş ve çatışmalarda kadın bedeninin bir savaş alanı olarak görüldüğünü belirten Yeşim, “ Kadın bedenine dönük saldırı ve tahribatların kadınların özgürlük mücadelesini kırmaya dönük mesajlar içerdiği aşikârdır. Kadın kimliğinden dolayı özellikle Kürt, sol sosyalist devrimci ve muhalif kadınlara sık sık uygulanan bu işkencelerin, Kevser Eltürk (Ekin Wan) şahsında, bu süreçte tekrar uygulamaya konulmuştur” dedi. Bu zihniyete karşı yüzlerini Şengal ve Kobanê’de direnen YPJ’li kadınlara döndüklerini ifade eden Yeşim, “ Dün nasıl kadın düşmanı bu zihniyetten korkmadıysak, bugün de korkmuyoruz. Ve biliyoruz biz kazanacağız. Korku yenilecek, karanlık yenilecek, kadınlar kazanacak, aydınlık kazanacak. Sana söz veriyoruz Kevser; senin ve bizim düşlerimizden korkanlara karşı dün direndik, bugün direniyoruz yarın da direneceğiz… Ve düşlerimiz ekin olup bu topraklarda yeşerecek” şeklinde konuştu.
‘Selam olsun direnen kadınlara’
HDK Eş Sözcüsü Sebahat Tuncel ise kadınların yapacağı açıklamaya müdahale edilmesine tepki göstererek, “Demokrasi, barış, halk kardeşliği ve çözüm için ses çıkaranlar bu meydanda ses çıkaramıyor. Bizim için meydanın neresi olduğu önemli değil, önemli olan savaşa hayır diyebilmektir” dedi. Sebahat, devlet yetkililerinin katıldığı her cenazede ailelerin tepki gösterdiğini dile getirerek, “Cenazelerde aileler artık bu sorunu çözün diyor. Kadınların sesini kısamayacaksınız, savaş korkunçtur. Biz kadınlar hep ifade ettik, etmeye de devam edeceğiz. Savaş gerçeğine karşı direnen kadınları Rojava’da gördük. Arîn Mîrxan’da gördük. Selam olsun direnen kadınlara” diye belirtti.
‘Ekin Wan’ın cenazesine sahip çıkıyoruz ‘
Ekin Wan şahsında kadınlara mesaj verildiğini belirten Sebahat, “ Bu onursuz hareketi yapanlar kadınlara mesaj vermek istediler. Kadınlar bu mesajı aldı ve cevabını veriyorlar; Size savaş yaptırmayacağız diyorlar. Direneceğiz ve kazanacağız. Bedeni teşhir edilen Ekin Wan’ın cenazesine sahip çıkıyoruz. Çıplaklık utanılacak bir şey değil, kadın direnişinin onurlu halidir” dedi. Savaşın ne olduğunu en iyi kadınların bildiğini belirten Sebahat, “İnsanların yaşamını yitirdiği yerde biz en çok yaşamı konuşmalıyız. Biz yaşamı savunuyoruz. Ölümden yana değil yaşamdan yanayız. Savaştan yana değil barıştan yanayız. Savaşın da bir hukuku vardır. Bedenlerin çırılçıplak soyulup yerlerde sürüklenmesi insan haklarına aykırıdır” diye kaydetti.
(sö-en/dk/gc)

