Cemaat evlerinde kalmak istemeyen öğrenciler isyanda!
08:28
Şehriban ASLAN / JINHA
MUŞ – Türkiye’nin ve bölgenin çeşitli kentlerinden Muş Alparslan Üniversitesi’ne okumak için gelen erkek ve kadın öğrenciler, birçok sorunla karşı karşıya. En büyük sorunlarının barınma sorunu olduğuna dikkat çeken öğrenciler, “Kredi Yurtlar Kurumu sınırlı sayıda öğrenci alıyor geriye bir tek seçenek kalıyor oda cemaat evleri ve cemaat yurtları. Bizim gibi cemaatte kalmak istemeyen kadın ve erkek arkadaşlara ise bir tek ev tutma zorunluluğu kalıyor. Ev sahipleri bize ev vermiyor verdikleri zaman iki kat kira belirliyorlar. Tuttuğumuz da ise sürekli onların gözetiminde yaşamak zorunda kalıyoruz. Artık bu duruma isyan etmek istiyoruz” dedi.
Türkiye’nin ve bölgenin farklı illerinden kazandıkları Muş Alparslan Üniversitesi’ne gelen erkek ve kadın öğrenciler, birçok sorunla karşı karşıya. Yaşadıkları sorunlardan dolayı memleketlerine dönme eşiğine gelen özellikle kadın öğrenciler, kadın öğrencilerin Muş’taki yurttaşlar tarafından kabul görülmemesi ise dikkat çeken bir nokta. Farklı illerden okumak için Muş’a gelenlerin en büyük sorunu olan barınma sorunu nedeniyle zor günler yaşayan öğrenciler, ev sahiplerinden şikâyetçi. Sosyal Bilgiler Öğretmenliği’nin okuyan üniversite öğrencilerinden Zülfiye Polat, ev sahiplerinin öğrencilere ev vermediğini belirterek, “Muş ilinde açılan üniversiteden dolayı buradaki halk zaten rahatsız. Burada üniversite açılmasını istemiyorlarmış. Biz bunun sıkıntılarını çok yaşıyoruz. Kışın yaklaşmasıyla birlikte daha da zorlanacağız. 4 yıldır Muş’ta okuyorum. Burada yaşadığım zorluğu hiçbir yerde yaşamadım” şeklinde konuştu.
‘Öncelikli sorumunuz barınma’
Şehrin yapısının üniversiteye ve sosyal yapıya hazır olmadığını belirten Zülfiye, “2007'den beri yapılan bir üniversite var, fakat çok eksikleri var. Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) sınırlı sayıda öğrenci alıyor geriye bir tek seçenek kalıyor oda cemaat evleri ve cemaat yurtları. Bizim gibi cemaatte kalmak istemeyen kadın ve erkek arkadaşlara ise bir tek ev tutma zorunluluğu kalıyor. Bir ay boyunca ev aradık. Ev sahipleriyle telefonda konuştuğumuzda 'tamam' diyorlar. Kabul ediyorlar. Ancak görüşmeye gittiğimizde ise dedikleri ilk şey, 'siz öğrencisiniz, size ev vermiyoruz' bu nedenle çok ciddi sıkıntılar yaşıyoruz” diye konuştu.
‘Ev sahiplerinin gözetiminde yaşıyoruz’
Hem kadın hem öğrenci olduklarından dolayı sürekli ev sahiplerinin gözetimi altında olduklarını kaydeden Zülfiye, “Ev verdikleri zamanda sürekli bir gözetim sorunu yaşanıyor. Farklı illerden gelen öğrencilere yönelik bir önyargı durumu var. Evi tutup yerleştiğin de ev sahiplerinin canı istediği zaman sözleşmeyi fesh edip seni kapı dışarı edebiliyorlar. Ev kiraları çok pahalı, öğrenci olduğun için kirayı kat kat artırdıkları oluyor. Kiralar 500-600 arası değişiyor. Yakıt parası da 2 bin TL’yi buluyor. Ev sahipleri giriş çıkışlarımıza kadar karışıyor. Ev sahiplerinin bize yaptığı ilk uyarı, erkek arkadaşlarınız eve gelemez, apartmanın yanından dahi geçemez deniliyor” şeklinde konuştu.
'Kirayı ödemezsen kimliğini vermem'
Başlarından geçen ilginç olayı anlatan Zülfiye, "Kadın arkadaşımla ev arıyorduk. Evi bulduk. Daha sonra ev sahibine bir arkadaşımız daha gelecek dedik. Ev sahibi kabul etmedi. 'Ya kirayı artırırsınız, ya da alamazsınız üçüncüyü kişiyi' bizde kabul etmedik başka bir ev bulup taşındık. Bunu duyan ev sahibi bir gece yarısı evimize gelip kimliğime el koydu. Bana şart koştu. 'Bir hafta içinde bir yıllık yakıt paramı ödeyeceksin. Kirayı ödemezsen kimliğini vermem' dedi. Bizde bir hafta içinde parayı bulup, denkleştirip kadına verdik. Öylece kurtulduk ev sahibinden. Bunun yanı sıra esnaflardan doğru da sorun yaşıyoruz. Esnaflar dışarıdan gelen öğrenciyi kabullenemiyor. Öğrenciyiz dediğimiz zaman, var olan fiyatın iki katını istiyorlar bizden. Esnaflarda ev sahipleri gibi acımasız. Bu duruma resmen isyan ediyoruz” dedi. Servis sıkıntısı da yaşadıklarını kaydeden Zülfiye, yetkilerin servis sorununu da çözmediğini sözlerine ekledi.
'İki arkadaşımla dışarıda yattık'
Kadın öğrencilerin gördüğü zorlukların aynısını gören erkek öğrencilerden Gökhan Çeçen ise, "Ev sahipleri öğrencilere para gözüyle bakıyor. Sanki öğrenciler evi yıkıp dökecekler. Biz Muş'a ilk geldiğimizde Ağrı'dan gelen diğer iki arkadaşımla dışarıda yattık. Zamanımızın çoğu ev aramakla geçiyordu. Ben ve diğer iki Ağrılı arkadaşım okulu dondurup memleketimize dönmeyi bile düşündük. Yurtlara gittiğimiz de ise ‘Burası otel mi, babanızın yeri mi’ diyerek, bizi yurda almıyorlar. Daha sonra bulduğumuz ev sobalıydı. Hepimiz o evde hastalanıp doktora gittik, ciğerlerimizin soğuktan dolayı çok zarar gördüğünü söylediler. Bizde ev sahibine 20 gün öncesinde haber verdik evi boşaltacağımızı belirttik ve evden çıktık. Adam bunu duyunca 'dört aylık kira paramı vereceksiniz, evim boş kalıyor sizin yüzünüzden' dedi. Buda sınav zamanlarıma denk geldi. Ev sahibi günün her saati arayıp, para isteyip küfür ediyordu. Sürekli bir tartışma içindeydik. Sırf bu tartışmalar yüzünden dönem uzattım. Bizde inat edip parayı vermedik böylece adam peşimizi bırakmak zorunda kaldı” diye konuştu.
(şa/mg)

