Evliliğe teşvikte ısrarın trajikomik halleri

08:35

 


Sarya Gözüoğlu - Tekoşin Tekin /JINHA


AMED – Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “Üniversite öğrencisi genç kız, erkek öğrenci ile aynı evde kalıyor. Bunun denetimi yok. Muhafazakar demokrat yapımıza bu ters. Vali Bey’e bunun talimatını verdik. Bunun bir şekilde denetimi yapılacak” değerlendirmesine tepki gösteren Dicle Üniversitesi öğrencileri, “AKP hükümetinin bu yaklaşımı tamamen otoriterdir. Özel yaşam hakkının ihlalidir. Tamamen anti demokratik bir uygulamadır. Bu durum tamamen yapılanmakta olan cemaat sistemi ve Fethullah Gülen cemaatinin talimatları doğrultusunda olan bir durumdur” dedi.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Kızılcahamam Kampı’nın son gününde partililerle yaptığı konuşmada yurt sorunlarına değinirken ilginç bir denetim hazırlığından söz ederek, “Üniversite öğrencisi genç kız, erkek öğrenci ile aynı evde kalıyor. Bunun denetimi yok. Muhafazakar demokrat yapımıza bu ters. Vali Bey’e bunun talimatını verdik. Bunun bir şekilde denetimi yapılacak” şeklindeki değerlendirmesi birçok çevre tarafından tepkiyle karşılandı. Dicle Üniversitesi (D.Ü.) kadın ve erkek öğrenciler, gerek üniversitelerde ki polisin baskısı, gerek örgenci yurtlarındaki kadın erkek ayrımı ya da cemaatin şimdide ortaya attığı “kadın erkek aynı evde kalamaz” anlayışının toplumu ayrıştıran bir yaklaşım olduğunu belirtti.


‘Özel yaşam hakkının ihlalidir’


AKP hükümetinin bu yaklaşımının cinsiyetçi olduğunu ve sahip oldukları zihniyetin bir göstergesi olduğuna işaret eden Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Mahir Okay, “Üniversite yurtlarındaki kadın ve erkeklerin ayrı ayrı olması haremlik selamlık anlayışından geliyor. Bu da gerçek anlamda iktidarın topluma karşı cinsiyetçi yaklaşımını gösteriyor” şeklinde konuştu. Toplumu birleştiren toplumsallığı değil de kadın erkek eşitliğini ortadan kaldıran ve kadını köleleştiren bir zihniyetin ürünü olduğuna dikkat çeken Mahir, “AKP hükümetinin bu yaklaşımı tamamen otoriterdir. Özel yaşam hakkının ihlalidir. Tamamen anti demokratik bir uygulamadır” ifadelerinde bulundu.


‘Toplumu ayrıştıran cinsiyetçiliğin bir ürünüdür’


Mahir, AKP hükümetinin son günlerde topluma toplumu oluşturan farklı kesimlere karşı faşizan bir yaklaşımı söz konusu olduğuna vurgu yaparak, ”Bu özellikle barış sürecinde de kendini daha belirgin hale getirmiştir. Gerek üniversitelerde ki polisin baskısı, gerek örgenci yurtlarındaki kadın erkek ayrımı ya da cemaatin şimdide ortaya attığı ‘kadın erkek aynı evde kalamaz’ anlayışı tamamen toplumu ayrıştıran cinsiyetçi yaklaşmanın ürünüdür” dedi. Dicle Üniversitesi yurtsever demokrat sosyalist örgenciler olarak yapılan bu uygulamayı kınadıklarını dile getiren Mahir, “Bu yaklaşımı kesinlikle desteklemiyoruz. Bu son derece otoriter yaklaşımdır” diye konuştu. Hükümetin tüm yaklaşımlarının cemaatçi zihniyet çerçevesinde olduğuna işaret eden Mahir, “Kadınların hamileyken dışarıda gezmesi estetik değildir diyen bir zihniyetin hükümet nezlinde bir nevi toplanmasıdır. Bizse bu durumu kesinlikle kabul etmiyoruz” diye konuştu.


‘Korkarım ki artık sınıflarımızda ayrılacak’


Dicle Üniversitesi Adalet Bölümü öğrencisi Rewşen Baltık, hükümetin cemaatçi yaklaşımını bütün öğrencilere ve bütün topluma lanse etmeye çalıştığına dikkat çekerek, “Tecavüzcülere müsaade ediliyor, tecavüzcüler serbest bırakılıyor buna karşı kadın ve erkeğin yan yana gezmesi gibi durumlar nedense yasaklanıyor. Artık bu konuda bir dur denmesi ve insanların oturup düşünmesi gerekiyor” söylemlerinde bulundu. Yurtlarda kadın ve erkek bloklarının ayrılmasından sonra kesinlikle karşı çıkılması gereken bir durum olduğunu belirten Rewşen, “Evlere baskın yapılması gerçekten çirkin bir yaklaşımdır. Artık özel hayata insana saygı kalmadığını gösterir” şeklinde ifadelerde bulundu. Özellikle öğrencilerin üzerindeki baskılarının çokluğuna işaret eden Rewşen, “Korkarım ki artık sınıflarımızda ayrılacak bu durum ne kadar doğrudur. Özellikle 21. yüzyılda ne kadar etiktir bilemiyoruz” şeklinde konuştu.


‘Kadın erkek eşitliğinden bahseden sistemin ikiyüzlülüğü’


Dicle Üniversitesi Fizik Öğretmenliği öğrencisi Emre Donuker, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kadın ve erkeklerin birlikte kaldığı evlere dair istihbarı bilgiler geldiğini ve valiliklerin müdahale ettiğini dile getirmesinin kadın erkek eşitliğinden bahseden sistemin ikiyüzlülüğünü gösterdiğini ifade ederek, “Recep Tayyip Erdoğan faşist bir tavırla bunu dile getiriyor. Bu durum tamamen yapılanmakta olan cemaat sistemi ve Fethullah Gülen cemaatinin talimatları doğrultusunda olan bir durumdur” dedi. Tüm öğrencileri cemaat yapısına yönlendirmek, köreltmek ve düşüncelerini dile getirmelerini engellemek ve tek tipleştirmek istendiğine dikkat çeken Emre, ”Biz yurtsever öğrenciler olarak bu tavrı net bir şekilde reddediyoruz. Buna karşı direnişlerimizde devam edecek. Bu baskılar devam ederse tepkimizi net bir şekilde dile getireceğiz” sözlerini ifade etti.


‘Amaç kadını köleleştirmektir’


Böyle bir durumun yaşanmasının insanlık açısından kabul edilemez olduğuna işaret eden Emre, “Demokrasiden bahseden bir başbakanın bunu dile getirmesi utanç vericidir” ifadelerinde bulundu. Böyle bir oluşumda hükümetin bu yaklaşımını garip karşılamadıklarını dile getiren Emre, “Bu tür durumları sözde olmasa da pratikleriyle karşılaştık. Kadın ve erkeğin yan yana gelmesini kabul etmeyen cemaatin oluşturduğu bir sistemdir” şeklinde konuştu.  Bu durumun kadına yönelik bir saldırı olduğuna dikkat çeken Emre, “Kadın özgürlüğüne saldırıdır, kadını tamamen köleleştirmek amacıyla oluşturulan bir durumdur” dedi. Kadın özgürlüğünü ve kadın erkek eşitliğini dile getirilmesine rağmen tersi uygulamalarda bulunulduğuna işaret eden Emre, “Kadını köleleştiren bu zihniyeti yıkmak gerekiyor. Bu yaklaşıma duyarlı herkesin ve her kesimin tepki göstermesi lazım” ifadelerinde bulundu.


(tt-sg/mg)