Vanlı kadınlar: Erkekler tacizleriyle gizli bir savaş açmış durumda

09:01

Medya Cebe/JINHA

WAN - Van'da özellikle deprem döneminden sonra sözlü ve fiziki taciz saldırılarının arttığına dikkat çeken kadınlar, "Kentte kadın rengine tahammül edemeyen bir zihniyet var ve âdete kadınlara karşı açılmış gizli bir savaştayız. Ama tacizcilere sesleniyoruz. Böyle devam ederseniz biz de önlem alacağız" diyor.

Van'da işlek caddeler ya da tenha sokaklar kentin her yanına sinen eril zihniyet kadınları görünmez kılıyor. İnatla direnen ve sokağa çıkmaya devam eden kadınlar ise sözlü ve fiziki taciz saldırılarına maruz kalıyor. Kentte var olan erkek egemen görünümü yıkmak için mücadele ettiklerini belirten Vanlı kadınlar, taciz saldırılarının özellikle 2011 yılında depremden sonra sosyolojik bir vaka olarak arttığına dikkat çekiyor.

'Örtülü yada açık fark etmiyor'

Sözlü tacize sürekli maruz kaldıklarını anlatan Dicle Bozkurt, "Bütün kadınlara yönelik tacizler yaşanıyor. Kadınların örtülü veya açık olması önemli değil herkesi taciz ediyorlar. Bizim için rutin bir olay haline geldi. Ama sokakta yürürken çok tedirgin oluyoruz. Her gün haberlerde tecavüze uğrayarak öldürülen kadınların haberini alıyoruz. Bu yüzden kendimizi güvende hissedemiyoruz. Laf atan erkeklerin kız kardeşleri veya kadın akrabaları yok mu? Dışarıdaki kadınlara laf atarken hiç utanmıyorlar. Neden bunu yaptıklarını anlayamıyorum" diye belirtti.

'Alanlarımızı işgal ediyorlar'

Neredeyse her sokağa çıktığında sözlü tacize maruz kaldığını belirten Sevcan Tosun ise, "Laf atma olayı burada çok yaygın. Laf atan erkeklerin yaş ortalamaları bizleri çok şaşırtıyor. Çünkü laf atan ve gözleri ile taciz eden erkeklerin yaş ortalaması çok değişken. 11-12 yaşında laf atan gençlerden tutun, 40-50 yaşındaki amca bile laf atabiliyor. Bizler artık sokaklarda daha rahat yürümek istiyoruz. Erkeklerin alanlarımızı işgal etmesinden bıktık" şeklinde konuştu.

'Kadınlara açılış bir savaş'

Kafe işletmecisi olan Behiye Şaybak Peker'de erkeklerin laf atma ve taciz sorunlarının geçmişte de var olduğunu ancak depremden sonra ilginç derecede bir artışın yaşandığını söyledi. Behiye, "Bizi cinnet durumuna getiren bir durum. İstediğimiz gibi giyinip gezemiyoruz, elbette bu yalnızca giyinmekle alakalı bir durum değil. Ben pencereden bakarken birçok çarşaflı kadının da tacize uğradığını görüyorum. Durum artık açık kapalı kadın mantığını aşmış durumda mesele kadın olmamız. Ben bunu kadınlara karşı açılmış bir savaş olarak görüyorum" dedi. Kadınları geri adım attırmak için yapılan bu saldırılara karşı sokakta olmaya devam edeceklerini kaydeden Behiye, "Kendi ailesindeki kadınları içeriye kapatarak dışarıya çıkan erkekler, dışarıda kadın göründe kendilerinde laf atma hakkı görebiliyor. 'O da dışarı çıkmasaydı, eğer dışarıdaysa benim ona laf atmam gayet doğal' mantığı ile yaklaşılıyor. Ailelerindeki kadınları hapsederek başka kadınları rahatsız etmek onlara normal geliyor" diye konuştu.

'Tacizi bırakın'

Sözlü tacize uğradığını ve bunun için savcılığa başvuru yaparak şikayetçi olduğunu anlatan Nazlı Fırat ise yaşadıklarını şöyle anlattı: "Van sokaklarında güzel veya çirkin, kapalı yada açık olman önemli değil. Kadınsan taciz sana bir kader gibi dayatılıyor. Üç gün önce iş yerimden akşam saatlerinde çıktığımda genç ama benden küçük bir çocuk bana doğru koşarak beni elleriyle taciz etti. Çocuk benden yaşça küçüktü, belki ona bir tokat atıp kurtulabilirdim. Âmâ ya daha büyük bir erkek bunu yaparsa ve ben çığlık atmama rağmen kimse imdadıma yetişmezse ne yaparım diye düşünmüyor değilim. Burada genel olarak her erkek laf atıyor bu yüzden birbirlerini kadınlara laf atmamak konusunda uyarmıyorlar. Bu durum bizi daha çok tedirgin ediyor. Van'da rahat gezmek ve erkeklerden korkmamak istiyoruz. Bu saldırılarda bulunanlara çağrımdır, böyle yapmaya devam ederseniz bizde kendi önlemlerimizi almak zorunda kalacağız."

(ht/fk)