Bagok'tan kadınlara çağrı: Hepimiz savaşın önüne geçmeliyiz

10:51

JINHA

MÊRDÎN - Bagok dağında canlı kalkan eylemi yapan halkın nöbeti devam ediyor. "Asker de gerilla da bizim çocuklarımız" diyen kadınlar savaşa karşı Türk, Kürt, Arap bütün kadınlara seslenerek, "Bu savaşın önünü geçilmeli" çağrısı yaptı.

Mardin'in Nusaybin ilçesinde bulunan Bagok dağında "Şehit Eğit Surut ve Ayten Tekin" mezarlığında 16 Ağustosta başlayan canlı kalkan eylemi devam ediyor. Canlı kalkanlar, isimsiz mezarların yanında karanlığı aydınlatan milyonlarca yıldızın altında operasyonlara karşı nöbetlerine devam ediyor. Gece karanlığında kimi etrafındakilerle Kürdistan'daki son gelişmeleri tartışırken, gençler de yamaçlarda türkü söylüyor, kadınlar ise geleceğe dönük hayaller kuruyor.

'Asker gerilla bizim çocuklarımız'

Dönüşümlü nöbet tutan Mardin halkı asker ve gerilla arasındaki olası çatışmalara karşı, gençler ölmesin diye kendini siper ediyor. Nöbet tutan halk, gün boyunca ortak bir yaşam sürüyor. Kadınlar, "Asker, gerilla bizim çocuklarımız" diyor ve bir an önce akan kanın durmasını istiyor. 4 gündür operasyonlara karşı nöbet tutan Artuklu Belediye Meclis üyesi Adulê Aksoy "Bütün Kürdistan yasaklı bölge ilan edildi. Biz de kimse ölmesin diye Bagok dağına geldik. Savaşlarda en büyük zorlukları kadınlar yaşıyor. Biz de bunun önüne geçmek için geldik. 30 yıldır savaş devam ediyor. Artık yeter diyoruz" dedi.

'Savaş kararını biz anneler vermedik'
Bütün kadınların savaşın önüne geçmesi gerektiğini vurgulayan Adulê, "Bizim gençlerimizin nesi eksik. Kürt gençlerin hakları yok mu, rahat özgür bir ortamda yaşamaları için. Bütün kadınlar, anneler, Kürt, Türk, Arap anneler bu savaşın önüne geçmeli. Çocuklarımız ölsün diye biz çocuklarımızı büyütmedik. Kim çocuklarımızın ölmesi için bu devlete bu sisteme hak verdi. Savaş kararını biz anneler, kadınlar da vermedik. Dört kişi bir araya geliyor savaş kararı veriyor. Biz anneler bunun önünde duracağız" şeklinde konuştu.

'Ne kadar çok operasyon o kadar çok oy diyorlar'

Mardin Artuklu ilçesi DBP ilçe yönetiminden Xezal Yüksel de ne asker ne de gerillanın ölmesini istemediklerini belirterek, "Devlet zaten kan içiyor. Kendi saltanatlarının sürmesi için operasyonlar yapıyor. 'Ne kadar çok operasyon olursa o kadar çok oy gelir' diyorlar" şeklinde ifade etti. Çok büyük acılar yaşadıklarını vurgulayan Xezal, "Bu şehitlik içerisinde insan düşündüklerini aktaramıyor. Askerler de bizim çocuklarımız, fakir insanların çocukları. Erdoğan'ın çocukları askerlik yapmamış bile benim oğlum Sivas'ta askerlik yaptı. AKP, CHP ve MHP milletvekillerinin hangisinin çocukları askerde" diye sordu.

'Yıllardır dağlarımızı yakıyorlar'

Yerlerinin, doğalarının, evlerinin talan edildiğini belirten Xezal, "Marmaris'te, Kuşadası'nda ormanları büyütüyorlar ama bizim dağlarımızı yakıyorlar. Dağlarımızı yıllardır yakıyorlar ama kökleri kendisini tekrar yeşertiyor. Askerler gelip bizim topraklarımızı yakıyorlar. Ne istiyorlar bizden. Bıraksalar insanlarımız şehirlerden kendi topraklarına dönecek. Şehirdeki yaşam bizim için iyi değil. Yüzlerce gencimiz bu topraklarda, bazılarının mezar yerlerini bile bilmiyoruz. Artık bu kanın dökülmesini istemiyoruz" dedi.

'Artık bu savaşın durmasını istiyoruz'

Gençler için bedenini siper edenlerden Piroz Yavuz ise "Biz iki gündür Bagok dağına geldik. Mardin merkezden geldik. Çocuklarımızın ölmesini istemiyoruz. Artık bu savaşın durmasını istiyoruz. Asker, gerilla artık ölmesini istemiyoruz" dedi.
Zeliha Günay ise "Ben gerilla annesiyim. Şehitlerimizin mezarlıkları yıkılmasın diye geldik. Mezarlıklara atılacak bomba bana gelsin. Biz barış diyoruz onlar savaş. Bu güne kadar biz Kürtler onların zulmü artında yaşadık. Devlet güneşimizi karartıyor. Güneşimizin her zaman karartılmasını istiyor" vurgusu yaptı.
Mardin'den gelen Beyruze Ozgün de "Barış için geldik, artık kan dökülmesini istemiyoruz. Biz barış içinde eşit bir ortamda yaşamak istiyoruz. Artık gençlerin ölmesini istemiyoruz. Kadınlar için artık barış istiyoruz. Erdoğan bu sesi duymalı. Annelerin ciğerleri yanıyor. Yeter artık" dedi.

(pk-rk/gc)