'Orhan ve Emrah bize Uğur'u hatırlattı…'

09:05

JINHA

ANKARA - Ağrı'nın Diyadin ilçesinde fırında çalışan 16 yaşındaki Orhan Aslan'ın ve 15 yaşındaki Emrah Aydemir'in özel hareket timlerince katledilmesi olayının Mardin'in Kızıltepe ilçesinde 13 kurşunla katledilen 12 yaşındaki Uğur Kaymaz'ı hatırlattığını belirten Gündem Çocuk Derneği Üyesi Emrah Kırımsoy, Türkiye'de artarak devam eden çocuk katliamlarını ve cezasızlık durumunu anlattı.

Türkiye'de çözüm sürecine rağmen çocuk katliamlarında bir azalma yaşanmazken çocuklara karşı yaşanan hak ihalelerine karşı da herhangi bir soruşturma açılmadı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gündem Çocuk Derneği Üyesi Emrah Kırımsoy, "Çocuklar etrafında olup bitenlerle doğrudan ilişkide oldukları ve yaşadıkları, yaşamlarıyla ilgili olarak da karar mekanizmalarına katılmaları gerekiyor. Çocuklar katlediliyor ve yanlarına gerilla kıyafetleri konularak 'terörist' ilan ediliyor. Fakat bu onların çocuk olduğu gerçeğini yok saymaz. Çocuklar barışı 'sabahları birbirimize günaydın' diyebilmektir diye adlandırıyor. Birbirimize 'günaydın' diyemeyen bir toplumuz. Bu demokrasi ile ilişkili bir doğum sancısı, birarada yaşamayı istiyorsak gerçekten bunun çözümünü de hep birlikte vermemiz gerekiyor" diye belirtti.

'Çocuklar olup bitenlerle doğrudan ilişkide'

Türkiye nüfusunun üçte birinin çocuk olduğuna değinen Emrah, "Sürekli yetişkinler çocuklar ile ilgili kararlar veriyor. Hâlbuki burada unutulan çocukların etrafında olup bitenlerle doğrudan ilişkide oldukları ve yaşadıkları, yaşamlarıyla ilgili olarak da karar mekanizmalarına katılmaları gerektiği. Şimdi böyle bir gerçek varken aslında çocuklarla ilgili olan bitenlere baktığımızda dönüpte kimsenin onlara süreçlerle ilişkili neler yaşadığı, neler hissettikleri, neler düşündüklerinin sorulmadığı ortaya çıkıyor. Bunun tamamen değiştirilmesi gerekiyor. Çocuklar içerisinde bulundukları tüm durumları, koşulları olduğu gibi yaşıyor, tepki veriyor. Bunu yeri gelince susarak, yeri gelince taş atarak, yeri gelince de başka şeyler yaparak dile getiriyor. Bu gerçekleri yok sayarak devam etmek çok mümkün değil. Özellikle onu da yok sayarak ta bir arada yaşamı inşa etmekte çok mümkün değil" dedi.

'Diyadin'de yaşananlar bize Uğur'u hatırlattı'

Toplumun "90'ları mı yaşıyoruz?" endişesi içinde olduğunu ifade eden Emrah, sözlerine şöyle devam etti: "Diyadin'de katliamdan sonra çocukların yaşamlarını kaybettikten sonra gerilla kıyafeti giydirilmesi, buna tanık olanlar aslında bize önceden yaşananları tekrardan hatırlatıyor. Uğur Kaymaz katledildiğinde yanına silah bırakılmıştı. Bunları yaparken de çocukları doğrudan 'terörist' ilan etmek gibi. Ancak şimdiye kadar sorumlularla ilgili herhangi bir soruşturma açılmış değil. Baktığınızda çocuklar çatışabilirler başka şeylerde yapabilirler. Fakat bu onların çocuk olduğu gerçeğini yok saymamızı engellemez. Özellikle çocuk olduklarından dolayı daha fazla düzenleme, koruma, kollama yükümlülüğünü hatırlatıyor. Bu çok önemli kritik bir nokta."

'Çocuk ihlallerine karşı ortak ses çıkarılmalı'

Gündem Çocuk Derneği olarak özellikle hak ihlallerinin görünür kılınması, hak ihlallerinin raporlanması ile ilgili duruma yoğunlaştıklarını kaydeden Emrah, çocuk haklarını korumaya dair yükümlülüklerinin yerine getirilmesi için taleplerini dillendirmeye çalıştıklarını sözlerine ekledi. Bunun toplumsal boyutta yaygınlaştırılması ve ortak sesin çıkması gerektiğini ifade eden Emrah, çocuk hak ihlalleriyle ilgili kısa bir sürede hazırlayacakları raporu kamuoyuyla paylaşacaklarını aktardı.

'Failler cezalandırılmalı'

Devletin sivil halkı hedef almaktan vazgeçmesi gerektiğini belirten Emrah son olarak şunları dile getirdi: "Gerçek anlamda samimi bir şekilde bir arada yaşamanın kurgulanması ile ilişkili görüşmelerin, müzakerelerin başlatılması gerekiyor. Ama tabi bu süreçler başlatılırken olan biten hak ihlalleri ile ilgili geriye yönelik cezasızlıkla mücadele edilmesi gerekiyor ki bundan sonra bir daha asla tekrarlanmasın. Cezasızlık yaşanan ihlallerin artmasına neden olur. Bu nedenle faillerin biran önce cezalandırılması ve çatışma ortamının son bulması gerekiyor."

(de/mg)