'Kadınlar özsavunma ekseninde mücadeleyi yükseltmeli'

09:08

Şilan Özhan/JINHA

SÊRT - Kadına yönelik katliam, taciz, tecavüz ve şiddete karşı Berfin Kadın Danışma Merkezi'nde çalışma yürüten Celile Ası Güneş, kadınların her türlü şiddete karşı ses çıkarması gerektiğini belirterek, "Kadınlar özsavunma ekseninde mücadeleyi yükseltmeli" dedi.

Türkiye'de artarak devam eden kadına yönelik katliam, şiddet, taciz ve tecavüzlerin sıkça yaşandığı kentlerden biri de Siirt. Her gün farklı biçimlerde ortaya çıkan kadına yönelik şiddet çeşitliliklerinin yanı sıra, henüz ortaya çıkmamış, korku ve toplum baskısı nedeniyle gün yüzüne çıkamamış hikâyelerle dolu. Konuyla yakından ilgilenen Siirt Belediyesi'ne bağlı Berfin Kadın Danışma Merkezi çalışanlarından sosyolog Celile Ası Güneş, Siirt'in kimlik, kültür ve dinler açısından çeşitliliğe sahip olduğunu, ancak her kadının aidiyetine göre yaşadığı sorunlardan önce sınırlandırmaların kadınlar için farklı boyutlarda olduğunu söyledi. Kalıp yargılar ve eril zihniyetin kadını dışlaması durumunun Siirt'te çok yoğun hakim olduğunu belirten Celile, "Böyle bir yerde sosyolog olmak, daha da ötesi kadın sosyolog olmak beraberinde tehlikeleri de getiriyor" diye belirtti.

'Kadınların can güvenliği yok'

Kadın özgürlük mücadelesinin siyasal sisteme muhalif olarak görüldüğünü kaydeden Celile, "Siyasal sistem mücadelemizi kendisine tehlike olarak algılıyor ve bu mücadeleye karşı dayattığı pratikler var. Yasaları kadın aleyhine çevirme, gözaltı, tutuklama ve kendi ideolojisini erkek egemen sistem ile kadın üzerinden ilerletmek bunlardan bazıları. Toplum bilincine sahip olmak toplumda yol göstericiliği ve mevcut sorunları tespit edip çözüm üretmeyi gerektirir. Bende bu alanda elimden geldiği kadarıyla merkezimize gelen kadınlara güç katmaya çalışıyorum. Tehdit unsuruna gelinirse bu kaçınılmazdır. Birçok defa hakaret, tehdit mesaj ve aramaları, çalışmalarımın illegalize edilerek gizli tanık ifadeleriyle açılan davalar erkeklerle karşı karşıya kalıp üzerime yürünüldüğü de olmuştur. Güvenliğe gelinirse kadınlar için kasaphaneye dönen bu ülkede benimde diğer kadınlar gibi güvenliğim yok" şeklinde konuştu.

'Siirt'te yaşanan en büyük sorun imam nikahı'

Siirt'te kadınlar açısından yaşanan en büyük sorunların imam nikahı ve ekonomik yetersizlikler olduğunu kaydeden Celile, ilk çalışmaya başladığı günden bu yana güzel dönüşümlerin yaşandığını söyledi. Kadınlarda önceden öğrenilmiş çaresizlik durumunun hakim olduğunu kaydeden Celile, bunun artık yavaş yavaş kırıldığını ifade etti. Özellikle Kürt kadınları üzerinde egemen baskıcı bir zihniyetin olduğunun altını çizen Celile, "Fakat daha çok örgütlülük ve özgüce ihtiyacımız var. Boşandıktan sonra geleceğini görememe, aile desteğini alamama, toplumsal dışlama, suçluluk psikolojisine itilme ve gerek hukuki hak taleplerinde gerekse toplumsallık düzeyinde imam nikahı sorunu her zaman önümüze çıkıyor" diye konuştu.

'İntiharların nedeni eril zihniyet'

Siirt'te intihara sürüklenme vakalarının da çok fazla yaşandığına dikkat çeken Celile, "İntiharlara yoğunlaştığımızda altında eril zihniyeti görüyoruz. İntiharın yaşandığı olay anında kurşun seslerinin duyulmaması ayrı bir sorun. Resmi nikahın sonlandırılmasına rağmen erkeklerin kadını hükmü olarak görmesi ve imam nikahını koz olarak kullanmaları boşanmayı zorlaştırmakta. Yine boşanma sonrasında kadına ait olan eşya ziynet vb. eşyaların kadına verilmemesi, birçok kadının aldatılması, madde kullanımı, güvensizlik, eşinin dayattığı cinselliğin tecavüz olduğunu bilmeme gibi birçok sorun var. Örneği en son açıklanan TÜİK verilerine göre, 2014 yılında yaşanan istismar olaylarından 68 tanesi sadece Siirt'te yaşanmış" şeklinde konuştu.

'Ses çıkarmazsanız katledilirsiniz!'

Kadın Danışma Merkezine rahat ulaşabilen kadınların yanı sıra merkezi bilmeyen ya da başvurmaktan korkan kadınların da olduğunu ifade eden Celile, "Mesela gizli gelen kadınlar var. Bunlar dışında gelemeyenlerle görüşmek için komşu, akraba evlerine gidip görüşme alıyorum. Onlara haklarını aramalarının doğru olduğunu, bu yüzden korkmamaları gerektiğini söylüyorum. Ömür boyu yaşayacağı şiddet korkusu varken, hakkını ararken yaşadığı korkunun yersiz olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Mesela kendime ait olan bir öğretim var, 5 parmak kuralı. Bunu her gelen kadına ya da eğitimlerde anlatıyorum. Eşiniz, babanız, partneriniz ya da herhangi bir erkek size hakaret ettiğinde karşı çıkmazsanız ikinci kez size ağır küfürler eder. Yine ses çıkarmazsanız tokat atar, bir dahakine daha büyük şiddet uygular, bir dahaki sefere ise katledilirsiniz. Bunların yaşanmasını istemiyorsanız ses çıkarmayı öğrenmeli, kendinizi ve bedeninizi koruma konusunda daha cesur olmalısınız diyorum" dedi.

'Kadınlara özsavunmanın önemini anlatıyoruz'

Bölgede kadınların zorla evlendirilmesi, 'namus' anlayışının kadına dayatılması, itaate alışan erkekliğin farkındalık kazanan kadını kabul etmemesi, iktidarı elinden giden erkeğin katletmesi ve ensestin kapatılmaya çalışılması gibi birçok sorunun olduğunu kaydeden Celile, "Bu sorunlardan kaynaklı hak ihlaliyle başvuran kadınlara yaptığımız danışmanlık dışında şiddete ve yaşanılan olaylara karşı kamuoyuna yaptığımız basın açıklamaları, yürüyüş, tiyatro, seminer ve mahalle çalışmaları, billboard çalışmaları var. İmza kampanyaları yapıyoruz" şeklinde konuştu. Celile, BERFİN Kadın Danışma Merkezi olarak yaptıkları eğitim çalışmalarında özsavunmaya yoğunluk verdiklerini ve kadınlara bunun önemini ve gerekli bir ihtiyaç olduğunu anlattıklarını ifade etti.

'Hükümet yetkilileri toplumsal cinsiyet eğitimi almalı'

Sorunların ortadan kaldırılmasının çok önemli olduğunun altını çizen Celile, "Bu sorunların ortadan köklü olarak kalkması için öncelikle yasa koyucuların kadın bakış açısı değişmeli, yasa koyucular ve hükümet yetkilileri toplumsal cinsiyet eğitimlerinden geçmeli ve cinsiyetçi, polis devleti haline dönmüş olan yönetim anlayışının değişmesi lazım. Yasaların da buna göre şekillenmesi ve katı, caydırıcı, hiçbir gerekçe kabul edilmeden yargılanmaların yapılması gerekir. Kadınların ve kadın örgütlerinin de öz savunmaya yoğunlaşmaları, kendi öz güçlerini ve mücadelelerini yükseltmeleri gerekir" dedi.

'Alternatif çalışmalar yürütüyoruz'

Aile ve Sosyal Hizmetlerden daha farklı çalışmalar yürüttüklerini belirten Celile, "Şu ayrımı iyi yapmak gerekir. Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü devlete bağlı resmi bir bakanlığın yerel ayağı yani bakanlığın ilke, politika ve yaklaşımlarını genel de uygulamaya koymakla görevli aile merkezli mekanizmalardır. Bizler ise alternatif, sistem gibi düşünmeyen kadın merkezli çalışma yürütmekteyiz. Bu da pratiklerimizde netlik kazanmakta" sözlerini ifade etti.

(şö/mg)