Kadın tutsaklar 3 günlük açlık grevi başlatıyor
17:41
JINHA
HABER MERKEZİ – Türkiye ve bölgede bulunan cezaevlerindeki PAJK kadın tutsaklar, İran rejiminin Kürt siyasi tutsakları idam etmesi ve AKP’nin PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın başlattığı demokratik çözüm sürecine yaklaşımını protesto etmek için 8 Kasım’dan itibaren 3 günlük açlık grevi başlatacaklarını duyurdu.
Cezaevlerindeki kadın tutsaklar, İran rejiminin Kürt siyasi tutsakları idam etmesi ve AKP’nin çözüm sürecine yaklaşımını protesto etmek amacıyla 8 Kasım’dan itibaren 3 günlük açlık grevi başlatıyor. Konuya ilişkin açıklama yapan kadın tutsaklar, "Önderliğimizin 21 Mart Newroz'unda yaptığı tarihsel açıklama ve çağrıyla halkımız için doğan umut ışığı, AKP'nin basiretsiz, pragmatist, riyakar duruşu, bölge ve dünya gericiliği ile işbirliği temelinde geliştirmeye çalıştığı komplocu tasfiyeci politikalar nedeniyle hayal kırıklığına dönüşmeyle yüz yüze kalmış bulunmaktadır" denildi. Kapitalist dünya egemenleri ile paralel "derin devlet" güçlerinin, Kürt sorununun demokratik çözümü ile Türkiye halklarının barışı tesis etmesini istemedikleri kaydedilen açıklamada, "Gerek bölge üzerindeki emelleri gerekse de Kürt özgürlük hareketinin geliştirdiği halkların demokratik özgür birliği çizgisine karşı duydukları kaygı, mutlaka halkları çatıştırarak hakim olmayı hedeflemelerine yol açmaktadır. AKP iktidarı bunun farkında olmasına rağmen kapitalist-tüccar-anti toplumcu, faşizan zihniyeti nedeniyle diyalog sürecinin somut anlamda hiçbir gereğini yerine getirmeyerek, tersi uygulamalarda ısrar ederek, sürecin müzakereye dönüşmesini engellemiş, tıkanma noktasına getirmiştir” sözleri ifade edildi.
‘Cezaevlerinde baskı ve tacizler patlama düzeyine gelmiştir’
AKP’nin Suriye’deki çetelere destek verdiği belirtilen açıklamada, “Ateşkes süreci gelişip, gerilla grupları geri çekilmeyi sürdürürken, Türkiye halkları kan dökülmemesinin sevincini yaşarken, AKP iktidarı Suriye'deki çetelere verdiği her türlü destekle, her gün Kürt gençlerinin hayatını kaybetmesine omuz vermiştir. AKP hükümeti gerillanın boşalttığı coğrafyaya karakol ve kalekollar yapmış, Kürdistan coğrafyasını tahrip eden barajları yapmayı hızlandırarak sürdürmüştür. Yine koruculuk sistemini lağvetmediği gibi yeni korucu kadrosunu açmış, cezaevlerinde kalmalarının tek nedeni demokratik siyaset olan 'KCK' tutuklularını ve özelikle ölüm sınırında olan hasta tutsakları açıkça, bakanına açıklama yaptırarak elinde tutmuştur. AKP hükümeti bunlarla da kalmayarak, 90 yıldır Kürt halkının arasına sınır diye çekilen dikenli tellerin yanına bir de 'utanç duvarı'nı örmeye başlamıştır. Son dönemde hız kazanan ve bölgede sürdürülen gözaltı operasyonları ile AKP iktidarının bir seçim ve savaş hazırlığı içinde olduğu açıktır. Zindanlara özelde de kadın tutsaklara dönük baskı, hak gaspı ve tacizler patlama düzeyine gelmiştir" denildi.
‘Politikalarda ısrar edilirse tavrımız daha sert olacak’
İran’daki idamlara dikkat çeken kadın tutsaklar açıklamanın devamında şunlara yer verdi:
"2011 yılı Eylül ayından bu yana PJAK'la ateşkes durumunda olan İran Devleti statükocu konumunu korumak, yaşatmak amacıyla Türkiye devletiyle bir kez daha Kürt karşıtı, inkarcı, imhacı politikalarda buluşma sisteminin mesajı olarak, işkence hanelerinde tuttuğu Kürt siyasetçisi Habibullah Hulperipur, Kürt yurtseveri Rıza İsmaili Mamedi ve farklı suçlardan yargıladığı onlarca Kürdü idam etmiştir. Şimdi ise İran zindanlarındaki tüm Kürt tutsaklar idamla yüz yüzedir. İran Devleti'nin idamcı zihniyeti, AKP'nin inkarcı ve çözümsüzlük politikasını kınıyoruz. Türkiye ve Kürdistan'da ki PAJK'lı tutsaklar olarak 8-10 Kasım tarihleri arasında gerçekleştireceğimiz 3 günlük açlık grevi eylemiyle İran devletini ve AKP iktidarını protesto ediyor, uyarıyoruz. Bu politikalarda ısrar edilmesi durumunda tavrımızın daha sert olacağını, direnişimizi yükselteceğimizi belirtiyoruz. Türkiye'de yaşanan tüm halkları, ezilenleri, gençleri özelde kadınları, artık cenaze ve gözyaşı görmek istemeyen herkesi barışı ve çözümü sahiplenmek için tutum almaya, elini taşın altına koymaya çağırıyoruz. Kürt halkını önderliğini, 30 yıldır bedeller ile yarattığı değerlerini, çocuklarını, kendini sınırda açlığa yatırmış, iradelerinin temsili olan belediye başkanlarını sahiplenmeye çağırıyoruz."
(mg)

