Dr. Türkcan Baykal: Savaşlar ardışık travmalardır
17:25
JINHA
İZMİR- Savaş ve silahlı çatışmaların sosyal kültürel ve politik ortamda geniş kitlelere nüfuz eden durumlar olduğunu söyleyen Psikolog Dr. Türkcan Baykal, sağlığın yalnızca biyolojik bir kavram olmadığına değinerek savaşların bitişinden yıllar geçse dahi sağlık sorunlarının devam edebileceğini söyledi.
İzmir'de düzenlenen "Akademi barış istiyor" çalıştayı sunumlarla devam etti. Savaşın birey ve toplum üzerindeki sağlığına etkisini değerlendiren Psikolog Dr. Türkcan "Sağlık dediğimiz şey politik, ekonomik, kültürel, sosyal etkilere bağlıdır. Bu nedenle savaş ve silahlı çatışma dediğimizde topyekûn sağlık kavramının yok olduğu bir durumla karşı karşıya kalabiliyoruz ve bu çok fazla insanı etkiliyor" dedi.
'Sağlık tehdidi devam etti, ediyor'
Savaşın etkilerinden bahsederken genellikle ölüm oranlarının verildiğini belirten Türkcan "Savaş demek zorunlu göç, şiddet, tecavüz, kötü beslenme, toplumun dağılması demek ve soykırım benzeri uygulamalar, insan hakları ihlalleri demek. Göçler kocaman bir alanı kapsıyor. 2014 yılında sadece Suriye'de on iki milyonun yarısında fazlası insani yardıma muhtaç kaldı. Türkiye'de çatışma döneminde neler olmuştu? 36 bin insan öldü, 3 milyon insan göç ettirildi, 3 binin üzerinde insan toplu mezarlara gömüldü ve savaş bittikten sonra ki süreçte sağlık tehdidi devam etti, ediyor" diye konuştu.
'Travmaların süresi 50 yılı bulabiliyor'
Savaş ve silahlı çatışmaların sosyal kültürel ve politik ortamda geniş kitlelere nüfuz eden durumlar olduğunu söyleyen Türkcan "Tüm bir ülke etkileniyor. Savaşlar izolatekil travmalar değildir. Ardaşık travmalar biçiminde yaşanıyor ve etkilenmeler derin olabiliyor. Kişi sadece bacağını kaybetmiyor, annesinin ilaç bulamadığı içim ölümüne tanık olmak zorunda kalıyor. Biz batı da yaşayanlar da belli ölçülerde tanıklıklarımızdan dolayı travma yaşıyoruz. Savaş kişide bir sürü şeyi değiştiriyor. Kendine, insanlara, yaşama ilişkin tüm anlamlandırması değişebiliyor, güven ve güvenlik algısı değişiyor, öfke, duygu kontrolleri, yemesi, içmesi, kalp atış hızı, soluk alma hızı, travma anılarının tekrarlanması, unutma-hatırlama arasında gidip gelmeler, değersizlik, utanç duyguları vb. Bu travmaların süresi ise bazı insanlarda 50 yılı bile bulabiliyor" diye belirtti.
'İslam giderek militarize oldu'
"Savaşın eşiğinde Türkiye ve Ortadoğu bataklığı yerel, bölgesel ve global dinamikler" başlığı altında sunum yapan İzmir Ekonomi Üniversitesi Öğretim Üyesi Yard. Doç.Dr Zafer Yörük, siyasal İslam'ın giderek militarize olmasının global dinamiklerin en önemlilerinden olduğunu kaydetti. İkinci büyük global dinamiğin ise Rusya ve Amerika olduğunu söyleyen Zafer, İŞİD faktörünün ortaya çıkmasının ardından Rusya ve Amerika arasında ki karşıtlığın ise değiştiğini, Suriye'de ki iç savaşın bu iki ülke arasında ki vekalet mücadelesinden çıkıp boyut değiştirdiğini dile getirdi.
"Siyasal islam'ın yükselişini değil mezhep savaşlarını görüyoruz" diyen Zafer bunun en büyük failinin İŞİD ve El Nusra olduğunu ifade ederek "Mezhep savaşı olarak görünen şey Sunni hatta Selafi bakışıyla Şiilik ve Aleviliği'in yok edilmeye çalışılmasıdır. Diğer dinamik Kürt Arap etnik çatışmasıdır. Bu durumda Kürt siyasal hareketin Suriye'de kazandığı öneme bakılması gerekiyor" dedi.
Çalıştay Yard. Doç Dr, Fırat Gündem ve Prof Dr. Melek Göregenli'nin sunumlarıyla son buldu. Çalıştayın sonuç bildirgesi ise Fuar Açık Hava Tiyatrosu'nda düzenlenecek olan Suruç Katliamı anmasında okunacak.
(ck/fk)
