Ayla Akat Ata’dan 3 soru önergesi
13:23
JINHA
ANKARA - BDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, Sincan F Tipi Cezaevi’ndeki kamera uygulamalarını ve bunun sonucunda direnen tutsaklara yönelik yapılan işkenceyi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kız-erkek öğrenci evleriyle ilgili açıklamalarını ve son olarak, HES ve taş ocağı yapımlarıyla zarar gören dünya mirası Sedir ağaçlarıyla ilgili TBMM’ne soru ve araştırma önergesi sundu.
BDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, hasta tutsak Erol Zavar’ın da içinde olduğu Sincan F Tipi Cezaevi’ndeki kamera uygulamalarını ve bunun sonucunda direnen tutsaklara yönelik yapılan işkenceyi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kız-erkek öğrenci evleriyle ilgili açıklamalara dair hukuki temeli, öğrencilerin gerçek sorunlarıyla ilgili ne yapılmasının planlandığını ve yetişkin bireylerin yaşam tarzlarına devletin ne şekilde müdahale edilmesinin planlandığını son olarak, HES ve taş ocağı yapımlarıyla zarar gören dünya mirası Sedir ağaçlarıyla ilgili TBMM’ne soru önergesi sundu.
‘Tutsaklar kameralarla 24 saat gözleniyor’
Hasta tutsak Erol Zavar’ın da içinde olduğu Sincan F Tipi Cezaevi’ndeki kamera uygulamalarını ve bunun sonucunda direnen tutsaklara yönelik yapılan işkenceyi cevaplaması için Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e soru önergesi sunan Ayla Akat Ata, “Cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri ve tutsaklara yapılan fiziksel ve psikolojik işkence Türkiye'nin insan hakları karnesinde bir utanç kaynağı olarak yer almaktadır. Sincan F tipi Cezaevi'nde tutsaklara yönelik baskı ve taciz uygulamaları insan hakları örgütleri tarafından sıkça gündeme getirilmektedir. Kanser hastası tutsak Erol Zavar'ın şahsıma yolladığı mektupta verdiği bilgiler tutsakların maruz kaldığı insanlık dışı uygulamaları çarpıcı şekilde göz önüne sermektedir. Cezaevi havalandırmasına takılan kameralarla hücrelerin yatakhane olarak kullanıldığı bölümü dahi izlenmekte ve tutsaklar 24 saat boyunca yaşadıkları her anın gözler önünde olması durumunda bırakılmaktadır” dedi.
Cezaevlerinde yaşanan insanlık dışı uygulamalara dikkat çeken Ayla, soru önergesinde şu soruları sordu:
“Türkiye cezaevlerinde bulunan kanser hastası tutsakların sayısı kaçtır? Sağlığı gittikçe kötüleşen bu hastaların halen cezaevinde tutuluyor olmasının iç hukuk ve uluslararası hukukta bir dayanağı var mıdır?, kamera uygulamasıyla mahpusların 24 saat gözetlenerek kişisel mahremiyet alanlarının ihlal edilidiği cezaevleri hangileridir?, halihazırda tecrit altında tutularak temel haklarının çoğundan mahrum bırakılan ve hareket alanları oldukça kısıtlı olan tutsakların kamerayla izlenmesi hangi sebeple gerekli görülmüştür?, Cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleriyle ilgili Bakanlığınıza 2002 yılından beri ulaşan şikayet sayısı kaçtır? Bu şikayetlerin içeriği ve cezaevlerine göre dağılımı nasıldır?, cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri ile ilgili cezaevlerinde çalışan personele açılan kaç soruşturma vardır?, bu soruşturmalar hangi aşamadadır?, bu soruşturmaların açılma sebepleri ve personelin görev yaptığı cezaevi dağılımı nasıldır?, bakanlığınıza ulaşan cezaevlerindeki hak ihlalleriyle ilgili şikayet ve başvuruların ilgili olduğu cezaevlerinde bulunan mahpusların yargılandığı veya ceza aldığı suçların dağılımı nedir?, Sincan 1 nolu F Tipi Cezaevi'nde kamera uygulamasını protesto eden 60 tutsağa iki gündür yiyecek, giyecek ve ilaç verilmemesinin sebebi nedir? İçlerinde kanser hastası ve başka sağlık sorunları olan tutsakların bulunduğu bir gruba ilaç verilmesini önleyerek tutsakların yaşamlarını tehlikeye atmaktan sorumlu olan yetkililer kimlerdir? Tutsaklara yapılan işkencelerde cezaevi yetkilileri bu kararları kendi başlarına mı almaktadır? Tutsaklara saldırarak darp etme, yiyecek ve ilaçtan yoksun bırakma gibi durumlar şahsınızın bilgisi dahilinde mi gerçekleşmektedir?”
‘Gençler tek tipleştirilmeye çalışılıyor’
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kız-erkek öğrenci evleriyle ilgili açıklamalara dair hukuki temeli, öğrencilerin gerçek sorunlarıyla ilgili ne yapılmasının planlandığını ve yetişkin bireylerin yaşam tarzlarına devletin ne şekilde müdahale edilmesinin planlandığını soran Ayla, “Bir yandan üniversite öğrencilerine ve gençlere verilen evlilik teşvikleriyle evlilik yaşının düşürülmesi amaçlanırken, Başbakan tarafından yapılan bu tür açıklamalar toplumda ortaya çıkaracağı baskı ve ayrımcılıktan ötürü de endişe yaratmaktadır. Gençleri kendi ideolojisi çerçevesinde şekillendirerek tek tipleştirmeye çalışan bu anlayış bir yandan da kredi borçları, yurt ve barınma sorunu gibi konuları malzeme ederek öğrencilere evlilik seçeneğini tek yolmuş gibi dayatmaktadır. Bireyin hak ve özgürlüklerini hiçe sayan hükümet, öğrencilerin gerçek sorunları olan barınma, beslenme, gelecek kaygısı, yurtların yetersizliği, üniversitelerin niteliksizliği gibi konuları yok saymaktadır. Yüzlerce öğrencinin cezaevinde olduğu bir ülkede "öğrenci evleri"nin ana gündem maddelerinden birini oluşturması hiçbir insani boyut taşımamaktadır” sözlerini ifade etti.
‘Tutuklu öğrencilere ilişkin bir adım atılacak mı?’
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kız-erkek öğrenci evleriyle ilgili yaptığı açıklamalara ilişkin önerge sunan Ayla, şu soruları sordu:
“-Kız ve erkek öğrencilerin birlikte kaldığı evlerin Valilere verilen talimat sonucu denetlenmesinden kast edilen nedir?
-Bu denetim hangi yollarla sağlanacak ve denetlenen ne olacaktır?, Barınma ve geçim derdi sebepleriyle öğrenimine devam edemeyen pek çok öğrenci bulunduğu göz önüne alındığında, yurt sorununu çözebilmek ve öğrencilerin insani koşullarda yaşayarak eğitimine devam etmesini sağlamak için de talimat verilmiş midir?
-Eğitim hakları gasp edilerek cezaevine konmuş olan tutuklu öğrencilerin yıllardır maruz kaldığı ihlallerin telafisi için bir adım atılacak mıdır?
-Ev içinde bireylerin kendi tercihine bağlı olarak sürdükleri yaşam biçimine devletin valilikler ya da belediyeler aracılığıyla müdahale etmesinin hukuki dayanağı nedir?
-Ev içlerine müdahale etmeyi mümkün kılacak olası bir yasal düzenlemenin "Özel hayatın gizliliği" ilkesiyle çakışmaması nasıl sağlanacaktır?
-Bir ülkenin başbakanının kamusal bir alanda “sıkıntılı, ters” gibi olumsuz ve sert ifadelerle nitelediği bir durumun geniş kesimleri etkileme potansiyeli düşünüldüğünde; bu açıklamanın toplum içinde yaygın olan kadının ötekileştirilmesi, kadına karşı ayrımcılık ve baskı gibi olguları meşrulaştırmaması ve teşvik etmemesi için hangi önlemleri almayı planlamaktasınız?
-Üniversite öğrencilerinin çoğunluğunu 18 yaşın üstündeki yetişkin bireylerin oluşturduğu düşünüldüğünde, devletin yetişkin bireylerin nasıl yaşamak istediğine müdahalesini hangi yollarla gerçekleştirmeyi planlamaktasınız?
- Hukuken reşit olmuş bireylerin nasıl bir konutta, kimlerle barınacağı konusunda devletin söz ve tasarruf sahibi olmasını meşrulaştıracak araçlar nelerdir?”
Ayla Akat Ata, HES ve taş ocağı yapımlarıyla zarar gören dünya mirası Sedir ağaçlarıyla ilgili de TBMM’ye araştırma önergesi sundu.
(mg)

