‘Kadın cinayetlerini durduracağız’

08:23

 


JINHA


İSTANBUL - Kadın cinayetleri izleme platformunun İstanbul Galatasaray Lisesi önünde yaptığı oturma eylemi sonrasında İlknur delice tarafından yapılan basın açıklamasında “Kadın cinayetleri davalarında iyi hal ve haksız tahrik indirimi kadın katillerine daha rahat hareket etme imkânı sağlarken cezaların yetersiz oluşu kadın cinayetlerinin artmasına sebep olmaktadır” denildi


Kadın cinayetleri izleme platformu Galatasaray Lisesi önünde bir saatlik oturma eylemi düzenledi. Emekçi hareket partili kadınların örgütlemesi ile DİSK kadın komisyonu ve Cumhuriyet Halk Partili (CHP) İstanbul milletvekili Melda Onur ve kadın üyeleride destek verdi. “Kadın cinayetlerini durduracağız, AKP kadının üzerinden elini çek kadınlar yalnız değildir” gibi sık sık sloganların atıldığı eyleme çevreden de çok sayıda kadın ve erkekler de destek verdi.Oturma eyleminde ilk konuşan öldürülen Muhterem Göçmen’in ablası Çiğdem Evcil  “Kız kardeşim 28 Haziranda öldürüldü ve ben kız kardeşimin cenazesini aldık. Benim kardeşim yaşamak için bütün yasal haklarını kullandı. Yıllarca şiddet gördü. Şiddetin durmasını istedi, yaşamak istedi” diye konuştu.


Siirt’te uçurumdan düşüp ölen Esin Güneş’in davasının intihar olayı olarak görüldüğünün belirtildiği eylemde bunun bir cinayet olduğunun sonradan anlaşıldığını söyleyerek, şüpheli olarak yaşamını yitirmiş kadınların var olduğunun belirtildiği açıklamada şüpheli olarak ölen Nagül Yılmaz’ın babası İrfan Tuzcuoğlu “Kızımı hastaneye gönderiyor. Hastaneden otopsi raporu isteniyor. Otopsi raporunda temiz çıkıyor. Buna nasıl iş bende anlamadım. Eşi tarafından mı? , kardeşi tarafından mı? , amcası tarafından mı öldürüldü? “diye sorular yöneltti.


‘Bu memleketin erkekleri çok mu düzgün?’


Kadın cinayetlerini durduracağız platformu genel temsilcisi Gülsüm Kav“Bütün bakanlar sıraya girmiş, gezi direnişinden itibaren özellikle öğrencilerin, ikincisi ise kadınların hayatıyla uğraşıyorlar. En başta Başbakanla başlayan bir zincirleme olarak devletin kanalı ve yansız olması gereken TRT’den bakanlarına kadar ben sormak istiyorum. Bizim bu memlekette düzeltilmesi gereken kişiler gençler ve kadınlar mıdır? ,bu memleketin erkekleri çok mu düzgündür?


 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’in alt yapı girişimleri sözüne dikkat çeken Gülsüm “Bu alt yapı girişimleri nelerdir biliyor musunuz? diye sordu. Gülsüm “Evlilik teşviki için 18 yaşında evlenmeye karar verebileceklerini düşündüklerini, ama nasıl yaşayacaklarına karar veremeyeceklerini düşündükleri için evlilik paketi hazırladılar. Evlilik için alt yapı var, boşanmak için alt yapı var, bugün diyor ki Fatma şahin ’Kadınları korumanın sonu yok’ diye sanki gerçekten korunuyormuş gibi ‘bunun yerine erkekleri rehabilite edelim’diyor. “ diye konuştu.


“kadın cinayetleri izleme platformu verilerine göre ocak ve ekim ayı arasında 189 kadın hayatını kaybetmiş” diyen Gülsüm “ Bu kadınların hepsi kurtarılabilirdi. Bu ölen kadınların yarısı devlete başvurmuş kadınlardır” dedi.


 


‘Kadın bedeni üzerinden siyaset yapılıyor’


CHP İstanbul milletvekili Melda Onur bu dönemin en çok kadın bedeni üzerinden siyaset yapıldığı bir dönem olduğunu vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti:


“Kürtajı tartıştık, sezeryanı tartıştık, üç çocuk doğurmayı tartıştık, üçte yetmez dört dediler, dörtte yetmez beş dediler, kadınların boşanmaması lazım dediler. Kızların biran önce evlenmesi lazım dediler. Son gelinen noktada da kızlı erkekli evlere taktılar kafayı. Şimdiye kadar öldürülen, dayak yiyen ve şiddet gören kadınlarla ilgili konuşmayan konuştuğunda da yarım ağızla konuşan başbakan ve bakanları böyle bir konu olduğunda hepsi ayrı telden konuşuyorlar.”


‘Türkiye’de her gün 5 kadın öldürülüyor’


Oturma eyleminin sonunda Kadın Cinayetleri İzleme Platformu adına İlknur Delice basın açıklaması yaptı. Açıklamada Türkiye’de her gün 5 kadının kendi hayatına dair karar vermek istediğin için, şiddete boyun eğmediği için ve boşanmak istediği için öldürüldüğüne dikkat çekildi.


. Yapılan açıklamada son dönemlerde öğrenci evlerine ilişkin “ ‘hükümet yetkilileri öğrenci evleri fuhuş yuvasıdır’ diyerek namus bahanesi adı altında birçok kadın öğrencinin öldürülmesine zemin hazırlar açıklamalar yapmaktadır. Kaldı ki insanların özel yaşam alanlarına müdahale etmek anayasal bir suçtur” diye belirtildi.


Açıklamanın sonunda “Kadın cinayetlerinin azmettiricisi hükümet ve politikacılarından tek tek hesap soracağız” denildi.


Ed/dc)