Ayla Akat: Kadını savaşa malzeme yapan iradeyi kabul etmiyoruz

09:06

JINHA

AMED - KJA Dernek Başkanı Ayla Akat Ata, Ağrı Valisi Musa Işın'ın 40 kadının PKK tarafından kaçırıldığı iddialarının erkeklerin savaşını kadınlar üzerinden yürütme zihniyetinden başka bir şey olmadığına dikkat çekerek,"Kadınları kullanarak saldırmalarına yeni tanıklık etmiyoruz. Kadını, kadın bedenini, kadının gerçeğini savaşa malzeme eden iradeyi biz kabul etmiyoruz" diye konuştu

Ağrı Valisi Musa Işın'ın 22 Ağustos tarihinde "Bir ilimizde 40'a yakın genç kız dağa kaçırılarak iğfal ediliyor ve siz bu halde ailelerinize dönemezsiniz diyerek orada zorla tutuluyorlar. İnsanlarımız namuslarıyla tehdit ediliyor" iddialarına tepkiler büyürken, Kongreya Jinên Azad (KJA) Dernek Başkanı Ayla Akat Ata da Vali hakkında gereken işlemleri başlatacaklarını söyledi. Ayla, her savaşta kadın bedeninin toplum üzerinden kullanıldığını belirterek, AKP'nin ve ajanslarının kadınları kullanmalarını kabul etmeyeceklerini ifade etti.

'Savaş her türlü hukuksuzluğun hukuki sayıldığı bir süreci ifade ediyor'

Ayla, devletin yetkililerinin ve bürokratlarının yapmış olduğu açıklamalara hayretle tanıklık ettiklerini belirterek, "Bu açıklamalar gerçekten biri diğerini aşan, toplumu, kadınları özellikle şaşırtan nitelikte. Biliyoruz ki savaş her zaman olduğu gibi kirli, biliyoruz ki savaş her türlü hukuksuzluğun hukuki sayıldığı bir süreci ifade ediyor. En çok da devletin bürokratları bu konuda kendilerini cezasızlık kalkanı arkasında hissediyorlar. Yaşanan süreç içerisinde yine kadınları vuran ve kadınları savaş içerisinde bir araç olarak gören ve onun üzerinden toplumun bütün manevi duygularını harekete geçiren davranışlar sergileniyor. Özellikle tırnak içerisinde söylüyorum 'namus', 'şeref' üzerinden bir tartışma yürüterek bu maneviyatı bir araç haline getirerek, toplumun bir şekilde tepkisini ortaya koyarak bir araç haline getirmeye çalışıyorlar" dedi.

'Ağrı Valisidir ama Ağrı halkını temsil etmemektedir'

Ayla, "Özellikle alışık olduğumuz 90'lı yıllarda kadınlar üzerinden yürütülen politikaların hangi sonuçlar doğurduğunu, devletin defalarca açılan davalar sonucunda devlet ilgililerinin devlet yargısı tarafından korunduğunu ancak AİHM'den bu yönlü kararlar çıktığını biliyoruz. Şimdi geldik gördük ki önce devletin resmi haber ajansı ardından devletin valisi bu sürece dair olmaması gereken, söylenmemesi gereken konuşmalar yapıyor. Bu konuşmalar da tabi ki Valinin konuşması olarak tarihe geçecektir. Kendisi Ağrı Valisi olabilir ama Ağrı halkını temsil etmemektedir. Böyle bir durum söz konusu değildir. Ne yazık ki bir kez daha gördük ki nasıl bir gaflet ve büyük bir fütursuzluk içerisindedirler" ifadelerine yer verdi.

'Kadını savaşa malzeme eden iradeyi reddediyoruz'

Kadın Özgürlük Meclisi'nin (KÖM) bu konuda kamuoyuna bir bilgilendirme yaptığını, devlet yetkililerine bir çağrıda bulunulduğunu belirten Ayla, "Valinin biran önce istifa etmesi ve etmemesi halinde görevden alınması yönünde çağrı yapıldı. Biliyoruz ki çağrılarımız dün olduğu gibi bu günde olacak ve devam edecektir. Karşımızdaki irade tek vücut hareket ediyor. Haber ajansı geçen açıklama yaptı. Bugün valisi, yarın da başbakanı ve cumhurbaşkanı benzer bir açıklama yapabilir. Bu iradeyi biz reddediyoruz. Kadını, kadın bedenini, kadının gerçeğini savaşa malzeme eden iradeyi biz kabul etmiyoruz" diye konuştu.

'Kadınları direnen bir güç olarak kabul etmeleri gerekir'

Ayla, geçmişte yaşananlardan bir sonuç çıkartarak, bugün karşılarında olan örgütlü kadından, özgür kadından ve kadının iradesinden sebeplenmeleri gerektiğini ifade ederek, "Adım atacaklarsa buna göre, söz söyleyeceklerse buna göre söz söylemeleri gerektiği uyarısında bulunuyoruz. Ne Ağrı Valisi söyledi diye ne Anadolu Ajansı söyledi diye yazılıp çizilenlere, söylenenlere gerçek olup olmadığına inanacak bir toplum yoktur. Aksine artık Anadolu Ajansı haber yaptığında 'acaba bu gün planları ne' diye düşünüp, Ağrı Valisi konuştuğunda 'acaba bu gün devletin hangi ayıbını, hangi vahşetini, hangi katliamını gizleyecek' diye düşünen bir Kürdistan halkı, bir Türkiye toplumu gerçeği vardır. Bu politikalarından vazgeçmeleri ve kadınları özgürlükten yana eşit bir yaşamdan yana ama bu gerçekleşmediğinde de direnen bir güç olarak kabul etmeleri gerekir" dedi.
Anadolu Ajansının ve Vali'nin bir amaç için böyle bir şey yaptıklarını belirten Ayla, "Bize düşen de o amaç karşısında örgütlülüğümüzü güçlendirerek, barışı örgütleyerek, direnerek karşı durabilmektir ve barış bloğunu örgütleyebilmektir" diye vurguladı.

(bc-ny/gc)