78'lilerden 23 kurum ve kuruluşa barış mektubu
15:26
JINHA
HABER MERKEZİ - Savaş konseptiyle birlikte giderek kaosa sürüklenen Türkiye'de yetkililere barış çağrısında bulunmak için 78'liler Girişimi ve 78'liler Dernekleri Federasyonu Diyarbakır, Ankara ve İstanbul'unda aralarında bulunduğu birçok kentte eş zamanlı basın açıklamaları yaptı ve hazırladıkları 'barış mektubu'nu 23 kuruma gönderdi.
DİYARBAKIR
Diyarbakır 78'liler Derneği, Merkez Postanesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. "Ya kardeşlerin kanlı savaşı ya barış" sloganıyla bir araya gelen 78'liler "Ya kardeşlerin kanlı savaşı ve darbe ya barış ve demokrasi" yazılı pankart açtı. Açıklamaya Barış Anneleri Meclisi ve HDP Milletvekili İmam Taşçıer'de katıldı. 78'liler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Andiç, Türkiye'nin 30 yıldır savaş ve çatışma halinde olduğuna dikkat çekerek, insani, siyasi, ekonomik ve ahlaki boyutlarda büyük bedeller ödendiğini belirtti. "Siyaset gerçek ilişkilerden koptu" diyen Ahmet, algı yönetiminin toplum dışı zihniyetlere teslim olduğunu vurguladı. 2013 yılında başlayan çatışmasızlık ve çözüm sürecinin büyük umutları barındırdığı ve desteklerin arttığının altını çizen Ahmet, TSK'nın silahlarını susturmasının ve PKK'nin geri çekilmesinin herkes için önemli olduğunu kaydetti. Ahmet, "2014 Sonbahar'ında itibaren 6-8 Ekim olayları, iç güvenlik yasası, sert kararlar alınan Kasım MGK toplantısı kırımlara ve güvensizliklere yol açtı. Sürece dahil olan yeni dinamikler, yeni olaylar çözüm atmosferini kararttı. Bugün gelinen süreçte hayati bir kopuş yaşanıyor" dedi.
Açıklamanın ardından 78'ler Derneği ve Barış Anneleri Meclisi; Amerika Birleşik Devletleri Büyük Elçiliği, İngiltere (Birleşik Krallık) Elçiliği, Fransa Cumhuriyeti Büyük Elçiliği, Almanya Federal Cumhuriyeti Büyük Elçiliği, Belçika Büyük Elçiliği, Rusya Federasyonu Büyük Elçiliği, İran-İslam Cumhuriyeti Büyük Elçiliği, İtalya Cumhuriyeti Büyük Elçiliği, Birleşmiş Milletler, AGİT heyeti, Avrupa Konseyi, Uluslara Af örgütü, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı, Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanlığı ve partilerin grup başkanvekilliklerine barış mektubu gönderdi.
ANKARA
Ankara'da "Ya kardeşlerin kanlı savaşı ve darbe ya barış ve demokrasi" başlıklı mektup Ankara PTT Kızılay Şubesi'nden ilgili büyükelçiliklere gönderildi. Ardından yapılan basın açıklamasında konuşan Huriye Kat, Türkiye'nin 30 yıllık çatışmalı sürecinde insani, siyasal, ekonomik ve ahlaki boyutlarında ödenen bedellerini hatırlatarak, silahların susması ve çatışmasızlık haline dönülmesi çağrısı yaptı. Mektupta, Varto, Şemdinli, Silvan, Lice ve Silopi'de asker ve polis kuşatmasının kaldırılması ve Suruç katliamının soruşturulması ve aydınlatılması istendi. Demokratik ve siyasi alanı daraltacak önerilerden ve görüşlerden uzak durulması gerektiğinin altı çizilen mektupta, kopan çözüm çabalarına geri dönmek için diyalog ortamının oluşturulması ve tarafların diyalog kuruması çağrısı yapıldı.
İSTANBUL
78'liler Girişimi ve 78'liler Dernekleri Federasyonu, Türkiye içinde ve dünyada bulunan 23 kuruma ve konsolosluğa "ateşkes ve diyalog" sağlanması için Galatasaray Lisesi önünde yaptığı basın açıklamasından sonra Galatasaray Postanesi'nden mektup gönderdi. "Ya kardeşlerin kanlı savaşı ve darbe! Ya barış ve demokrasi" pankartı önünde toplanan 78'liler Girişimi, "Savaşa hayır, barış hemen şimdi" sloganları attı. 78'liler adına basın metnini 78'liler Girişimi İstanbul Sözcüsü Yunus Bircan okudu. Yunus Türkiye'nin 30 yıldır savaş ve çatışma hali içinde olduğunu, insani, sosyal, siyasal, ekonomik ve ahlaki boyutlarda büyük bedeller ödendiğini belirtti. Yunus, 78'lilerin çözüm ve barışa karşı işlevini yoğunlukla yerine getirdiğini söyleyerek, yüksek bir vicdani ve demokratik sorumluluk içinde kamuoyu önünde, yetkililere ve sorumlulara şu çağrıda bulundu: "Derhal silahlar susmalı ve mutlak çatışmasızlık haline dönülmelidir. Varto, Şemdinli, Silvan, Lice, Silopi'de asker ve polis kuşatmayı kaldırmalı, ilişkiler normalleştirilmelidir. Suruç katliamı soruşturulmalı, aydınlatılmalıdır. Demokratik ve siyasi alanı daraltacak önerilerden ve görüşlerden sakınılmalıdır. Biz 78'liler bu açıdan üzerimize düşen tüm sorumluluğu üstlenmeye hazır olduğumuzu kamuoyu önünde bildirmeyi borç biliriz."
'İnsanlara katliamlar uygulanıyor'
Barış İçin Kadın Girişimi'nden Nimet Tanrıkulu bölgeye giden Kadın Özgürlük Meclisi'yle tanık olduklarını anlattı. Fotoğrafların Kobanê olmadığını ve yanı başımızdaki Kürdistan toprakları diye tanımlanan halkların yaşadığı Lice ve Silvan olduğuna dikkat çeken Nimet, "Silvan'da insanlara katliam uygulandı. Bu coğrafyanın bir parçası olan bu topraklarda insanlara zalimane uygulamalar yapıldı. Özerklik dediler, öz yönetim ilan ediyorlar dediler hendekler açıyorlar dediler ve 7 yaşındaki savaştan anlamayan çocuğu hazır ola geçirip silahlar doğrulttular üzerine. Biz bunların tanığı olduk" sözlerini kullandı.
'Sütümüzü alamadık, çocuklarımız aç ölecek yollarda'
Nimet, batıdan gelen bir memura Silvan'a neden geldiğini ve Sağlık Ocağı'nda neden çalıştığını sorup bodrum katında işkence ettiklerini anlatarak, "Allah-u Ekber sesleriyle, tekbirlerle ellerini havaya kaldırarak zulüm uyguladılar. Biz 24 Temmuz'dan bu yana bütün bölgeyi geziyoruz kadınlar olarak. Ağrı, Lice, Suruç, Silvan ve Varto olmak üzere bütün bölgeyi gezdik. Bu yerler siyah maskeli, özel kontra elemanları bizim tanık olduğumuz yüzleri maskeli kişiler tarafından zulmedilen yerler" şeklinde konuştu. İnsanların yaşam alanlarına girip, can ve mal güvenliği kalmayan insanların bölgelerden göçe zorlandığını belirten Nimet, "Bir akşam, 3-4 aylık çocuklarını ellerine almış kadınların 'sütümüzü alamadık, çocuğumuz aç ölecek yollarda' diyen kadınların tanığı olduk. Savaşlarda kadınlar ve çocuklar ağır bedeller ödüyorlar. Bütün bu savaş süreçlerinde kadınlara ağır hakaretler edip, cinsel tacizde bulunup bedel ödetiyorlar" ifadelerine yer verdi.
'Utanması gerekenler ceberrut devlettir'
Son olarak Muş Varto'da soyularak teşhir edilmeye çalışılan YJA Star'lı Ekin Wan'a yapılanın savaş hukukuna aykırı olduğunu kaydeden Nimet, "Kimliği ne olursa olsun, tercihi ne olursa olsun bir kadın bedeni çırılçıplak soyularak teşhir edilmeye çalışıldı. Bu ceberrut devletin ayıbıdır. Bu şekilde bir teşhir edilme durumundan hiçbir kadın utanmaz. Utanç duyması gereken devletin resmi mi resmi değil mi bilemiyoruz kimilerine gladyo kimilerine özel tim dedikleri kişiler ve ceberrut devlet utanmalıdır" dedi. Ardından Galatasaray Postanesi'ne giden 78'liler Girişimi üyeleri, konsolosluklara ve 23 kuruma mektup gönderdi.
(ekip/fk)
