Eşbaşkanlara çıplak arama, tehdit ve işkence

16:02

Duygu Erol/JINHA

ANKARA - Ankara Sincan Cezaevi'ne sürgün edilen eşbaşkanlar ve birlikte tutuklanan kadınlar, 2 gün boyunca plakasız araçlarla yolculuk yaptı. Özel harekat polislerinin elleri tetikte "Öz savunmanızı yapabiliyorsanız yapın" tehditleri altında yolculuk yapan eşbaşkanlar cezaevinde de çıplak aramaya maruz kaldı.

"Devletin birliğini bozmak, devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmak" iddiasıyla tutuklanan ve apar topar Sincan Cezaevi'ne sürgün edilen Diyarbakır Sur Belediyesi Eşbaşkanı Fatma Şık Barut, Silvan Belediyesi Eşbaşkanı Yüksel Bodakçı ve Kadın Akademisi çalışanı Güneş Ölmez'e çıplak akama işkencesi yapıldı. Yeğeninin görüşüne giden Fatma Şık Barut'un halası Seyran Şık Karabulut'un verdiği bilgilere göre, eşbaşkanlar özel harekat polisleri eşliğinde 2 gün yolculuk yaptı. Polisler elleri tetikte eşbaşkanlara, "Öz savunmanızı yapabiliyorsanız, yapın. Göreyim sizi" tehditlerinde bulundu. Seyran yeğeni Fatma'nın kendisine, "Eğer cevap verseydik infaz edilebilirdik" dediğini aktardı.

'Plakasız araçlarla çıkarılıyorlar'

Kadınların mahkemede ifadeleri alınmadan ve konuşmalarına izin verilmeden tutuklandıklarının vurgusunu yapan Seyran "Savcılık hemen mahkemeye sevk ettikten sonra mahkemede hiçbir şekilde ifadeleri alınmadan, konuşmalarına müsaade edilmeden, 'kısa kesin, fazla uzatmayın, geç oldu' diyerek onları tutuklama kararı çıkartıyor. Tutuklama kararından sonra apar topar mahkeme salonundan çıkartıyorlar özel harekatlar aracılığıyla. Elleri tetikte, plakasız arabalara bindirilip direkt Diyarbakır'ın dışına çıkartıyorlar" ifadelerinde bulundu.

'Öz savunmanızı yapabiliyorsanız yapın'

Yolda özel harekat polislerin tehditvari yaklaşımlarına maruz kaldıklarına işaret eden Seyran "Bizi nereye götürüyorsunuz' sorusu üzerine 'sizi Kırıkkale Cezaevine götürüyoruz' demişler. Kırıkkale Cezaevi'nde kadın cezaevi olmamamsına rağmen 'sizi Kırıkkale'ye götürüyoruz' bilgisini veriyorlar. Elleri tetikte olan özel harekatçılar ' Öz savunmanızı yapabiliyorsanız, yapın. Göreyim sizi' üzerinden sözler söylüyorlar" diye belirtti.

'Çıplak aramaya ve tacize maruz kaldılar'

2 gün süren yolculuktan sonra Sincan Cezaevi'ne getirildiklerini öğrenen kadınların çıplak aramaya maruz kaldığını aktaran Seyran "2 gece yolda tutuyorlar. Kırıkkale'ye götürüyorlar. Kırıkkale'de erkek arkadaşları bırakıyorlar. Kadın arkadaşları orada kadın cezaevi olmadığı için direkt Ankara Sincan Cezaevi'ne getiriyorlar. Ve getirdikten sonra bu bilgiyi veriyorlar. 'Biz sizi Sincan Cezaevi'ne getirdik' diyorlar. Sonradan da aile Diyarbakır'da cezaevine gidiyor. Cezaevi müdürü hiçbir şekilde bilgi vermiyor. ' Bilgimiz yok, buraya getirilmedi' diyor. Avukatlara da aynı şekilde bilgi verilmiyor. Ailelerin ısrarları üzerine 2 gün sonra Vali Sincan Kapalı Cezaevi'ne götürüldüklerine dair bilgi veriyor. Ve Sincan Kapalı Cezaevi'nde girişte 'ince arama' dedikleri çıplak aramaya, tacize maruz kalıyorlar. Bu açıdan da bu hem ahlaki değil hem hukukta da hiçbir yeri olmayan insan vücudunu bir şekilde taciz ve teşhir eden yaklaşım olduğunu belirtmek istiyorum" dedi.

'90'ları aşan uygulamalarla karşı karşıyayız'

Diyarbakır Cezaevi'nde boş yer olmasına rağmen Ankara'ya gönderilmelerine tepki gösteren Seyran "Orada yer olmasına rağmen, oradan çıkartmaları ne anlama geliyor? Hem aileye hem de onlara işkence ettirmek, eziyet çektirmek. Çünkü bütün eşbaşkanlarımızın çocukları var. Benim yeğenimin de 6 yaşında bir kız çocuğu var. Ona da, çocuklara da işkence söz konusu. Hem aileye hem çocuklara işkence söz konusu" ifadelerinde bulundu. Seyran, 90'lı yılları aşan bu uygulamaları kabul etmeyeceklerini ve avukatlar aracılığı ile itirazda bulunacaklarını belirtti.
Seyran, tutuklamanın hukuki olmadığına ve siyasi bir yargılama ve siyasi bir talimatla yapılmış bir yargılama süreci yaşandığını belirtti.

(gc)