Nazan Üstündağ: Müzakerede kadın olmazsa çatışma olur
19:04
JINHA
İSTANBUL - Barış panelinde konuşan Barış İçin Kadın Girişimi'nden Akademisyen Nazan Üstündağ, müzakerelerde kadınların olmamasının çatışmaları tetikleyen unsurlardan biri olduğunu belirterek, "Kadınlar, çünkü egemenlikten çok toplumun çıkarlarını gözetirler" dedi.
İçinde yüzlerce yöre derneğinin olduğu Doğu ve Güneydoğu Dernekleri Platformu (DGD) üyeleri, Şişli Kent Kültür Merkezi'nde "barış ve çözüme çağrı" başlığıyla panel düzenledi. Fehim Işık'ın moderatörlüğünü yaptığı panele Barış İçin Kadın Girişi'nden Nazan Üstündağ, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Urfa Milletvekili Osman Baydemir, Barış Bloku Sözcüsü Gencay Gürsoy, Marmara Göç İzleme Platformu üyesi Hasan Şen, DGD Başkanı Abdulhakim Daş, ve Diyarbakır Barosu Başkanı Avukat Tahir Elçi konuşmacı olarak katıldı. Panelde açılış konuşmasını Doğu ve Güneydoğu Anadolu Dernekleri Federasyonu Başkanı Abdulhakim Daş gerçekleştirdi. Osmanlı'dan süregelen tekçi anlayışın katliamlar yaşattığını belirten AbdulhakimDaş, Dersim, Maraş, Roboskî ve Suruç katliamlarını hatırlattı. Abdulhakim, devlet terörüne karşı en etkili çözümün sivil itaatsizlik olduğunu öne sürdü.
Barış İçin Kadın Girişimi Prof. Dr. Nazan Üstündağ, akademisyenler olarak dünya çapında yürütülen müzakere süreçlerine dair yaptıkları araştırmaları aktardı. Müzakere süreçlerinin bozulmasında sonra iç savaş tehlikesinin yaşandığını kaydeden Nazan, buna karşı "üçüncü göz olarak" gözlem heyetleri oluşturulması gerektiğine dikkat çekti. Nazan, daha önce PKK Lideri Abdullah Öcalan, siyasi partiler ve HDP'nin bu çağrıyı defalarca yinelediğini vurguladı. Nazan, savaşın başlama nedeninin gözlem heyeti olmamasından kaynaklandığı söyledi. Nazan Üstündağ, kadınların sürece dahil edilmesinin önemine işaret etti, "Kadınlar, çünkü egemenlikten çok toplumun çıkarlarını gözetirler" dedi. Nazan, talep olmasına rağmen bunun devlet tarafından yasallaşmadığını, mutabakatların Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından tanınmadığını kaydetti.
"Biz kadınları ilgilendiren daha önemli bir sorun var" diye konuşan Nazan Üstündağ, "Bu savaş neyin üzerinden yürüyor? Niye 90'lara kirli savaş diyoruz? Niye bu kadar tepkiliyiz" diye sordu. Nazan şöyle devam etti: "Bu savaş kirli, çünkü kadın bedeni, gençlik ve doğa üzerinden yürüyor. Daha ilk günden beri, Sakine Cansız'ların katledilmesiyle AKP kadınlar üzerinden savaş başlattı. Gültan Kışanak hedef gösterildi. Gülsüm Elvan meydanlarda yuhalatıldı. 'Susun siz yoksunuz' denildi. Ve son olarak bu kirli savaş Ekin Wan üzerinden teşhir olundu. Ölüler üzerinden yürütülüyor bu savaş. Gençler öldürülüyor. Cemevlerinden cenaze çıkartılmıyor, sınırda cenazeler bekletiliyor. Doğa katlediliyor. İnsanların aile ilişkileri, doğayla ilişkileri, maneviyatları üzerinden savaş yürütülüyor. Bu yüzden tepkiliyiz. Bu süreç elbette kesilecekti. İngiltere'de de gördük, Guatemala'da da gördük.
Ama bizim kazandığımız bir şey de var. Türkiye halkları çok iyi bir imtihan veriyor. Çok iyi ilişkiler geliştirmişiz. Kadınlar olarak kurduğumuz bağları mobilize edebiliyoruz. Bunları Barış Bloku'nun kuruluşunda da gördük. Kürt halkı artık insan hakları ihlallerini belgelemek konusunda deneyim sahibi. Türk kesiminden tepkiler geliyor. Cenazelerdeki tepkiler, her ne kadar 'özerklik' fikrine denk değilse de en azından asgari talepte, barış üzerinde ortak noktalarımız var. Son olarak asker ailesi yarbayın tepkilerini hepimiz gördük. Bu kirli savaşa hep beraber, kadınlar, gençler, doğanın güvenliğini koruyarak karşı koyacağız."
Panel konuşmalarla devam etti ve katılımcıların sorularıyla son buldu.
(ekip/fk)
