Devletin her kademesi Silvan saldırısının hesabını vermek zorunda
09:05
Bêrîtan Elyakut/ JINHA
AMED - Silvan'da inceleme yapan Barış Bloku heyetinde yer alan EHP Genel Başkanı Sibel Uzun, Silvan'da yaşananların bedelini ve hesabını devlet ve devletin her kademesinin vermek zorunda olduğunu belirtirken, ESP Genel Başkan Yardımcısı Fethiye Ok da Türk ve Kürt halklarının birlikte mücadelesine vurgu yaparak "Biz bu kavgayı büyüteceğiz ve AKP'ye gereken yanıtı vereceğiz" dedi.
Barış Bloku, geçici AKP hükümetinin devreye soktuğu topyekûn savaş konsepti ile birlikte Silvan'da katliam girişimini 21 Ağustos günü yerinde inceledikten sonra, edindiği izlenimleri aktardı. Barış Bloku'nda yer alan EHP Genel Başkanı Sibel Uzun, Silvan halkının yaşadığı vahşeti "Bir nevi Kobanê'yi yaşadık" şeklinde ifade ederek "Kobanê IŞİD gibi bir vahşetin büyük saldırıları ile karşılaşmış ama büyük bir direniş ve mücadele ile birlikte ayakta durmuş bir yer. Çok sembolik ve önemli bir yer o açıdan Silvan halkı da buna benzer bir direniş yaşamış ve ayakta durmuş. Yine can kaybımız var. Ama büyük can kayıpları halkın tutumu sayesinde engellenmiş. Bu Kürt halkının tarihten bu yana mücadelesi, örgütlü tutumu, politik bakış açısı ve Türkiye'ye seslenme gücü ve seçim başarısı ile de ilgilidir" dedi.
'Örgütlü halkı bundan sonra yaşanacak katliamları önleyecek'
Asker ailelerinin AKP'ye tepkilerine dikkat çeken Sibel, halklar arasına konulmak isteyen ayrımın da boşa çıkarıldığını ifade etti. Batıya, bölgede yaşayan halkın bakış açısının ve tutumunun bir araya getirilebileceğini barış dilinin toplumsal olarak kurulabileceğini anlattıklarını ve halkın bu durumdan umut ışığı aldığını sözlerine ekleyen Sibel, "Bu tür bakış açısını sunmaya ihtiyaç vardı. 90'lar gibi vahşet uygulanmak isteniyor ama bu halk 90'lardaki gibi değil. Halk 90'lar gibi bir tablonun yaşanmasına izin vermemiş. Bununla guru duymak gerekir. Diyarbakır mitinginde olduğu gibi burada da katliam yapılmaya çalışıldı. Halk örgütlü bir halk olduğu için katliamın önüne geçti. O açıdan örgütlü halkı bundan sonra yaşanacak katliamları önleyecek bir dirençle batı ile bir araya gelecek" ifadelerinde bulundu.
'IŞİD gibi bir saldırganlık var'
Silvan'da yaşayan saldırılarda polislerin tekbir getirerek saldırmasını tamamen sisteme bağlı olduğunu dile getiren Sibel, "Tayyip Erdoğan'a bağlı olduğunu düşünüyorum. Devlet eliyle güç alınmıştı. Burada seçilmiş vekillerimiz ve parti başkanlarımız var onlar ellerinden gelen her türlü demokratik olabilecek girişmelerde bulundular. Devlet cevap vermiyor buraya yığınak yapıyor. Bunun ötesinde özel harekâtçılar panzerle ve zırhlı araçlar önüne geleni taramak üzere harekete geçiyor. Büyük bir hırsla taranmış, tanklarını buraya dizmişler ve taramışlar IŞİD gibi bir saldırganlık var. Ve bu alçak saldırıda savaş hukuku da hiçe sayılmış" vurgusunu yaptı.
'Bu ziyaret daha başlangıç'
Sağlık ocağına saldırıldığını ve yaralıların tedavi edilmesine izin verilmediğini vurgulayan Sibel, "Sağlık ocağına yapılan saldırıyı meşrulaştırmak amacıyla eylemcilerin buraya saldırdığı söylenmeye çalışıldı ancak burada evler var, halk var, iş yeri kameraları var. Kimse bu yalanlara gözü kapalı inanmaz" dedi. Sibel Silvan halkının ilçeyi yeniden kurmak için kolları sıvadığını belirterek, "Elbette bu zararın maddi manevi siyasi hukuksal hepsinin peşinde olacağız. Barış Bloku olarak zarar neyse bunun bedelini ve hesabını devlet ve devletin her kademesi vermek zorundadır. Bizim de önümüzde duran bütün siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin bunun peşinde olası gerekir. Bu ziyaret daha başlangıç" dedi.
'Bu bir Saray savaşı'
ESP Genel Başkan Yardımcısı Fethiye Ok "Bu bir Saray savaşı ve Erdoğan'ın başlattığı bir savaş. 7 Haziran yenilgisi ardından bölge halkımıza Kürt halkımıza 'sizi pişman edeceğiz' demişti. Şimdi '90'ları mumla ararsınız' mesajı veriliyor. Yoksa burada özel harekâtçıların tekbir getirerek ateş açması insanların üzerine bomba yağdırmasını başka şekilde açıklayamayız" dedi.
'AKP'ye daha fazla yenilgi yaşatmak bizim boynumuzun borcu'
AKP'nin kendi kontra gücünü örgütlediğini ve kirli savaş uzmanlarını iş başına getirdiğini dile getiren Fethiye, "Halk yıllardır istediği onurlu barış talebini yineliyor. Silvan'ın sokakları bombalanırken de halkımız sokaklara çıktı. Savaş değil barış istiyoruz talebini haykırdı. Türk işçi ve emekçilerine Türkiye cephesindeki kadınlarımıza analarımıza bütün ezilen kesimlere seslenmek istiyorum. Bu savaş sarayın savaşıdır. Sarayın savaşına karşı kardeşleşerek bunu boşa çıkaracağız. 1 Kasım'daki seçimle beraber AKP'ye daha fazla yenilgi yaşatmak bizim boynumuzun borcu olsun. Halkımızın birleşik mücadeleyi büyüteceğine inanıyorum" dedi.
'Halkın tepkisi seçimde daha büyük darbeye dönüşecek'
AKP'nin batıya giden cenazelerle halkları düşmanlaştırmak istediğini belirten Fethiye, "Halk kendi çıkarları uğruna bu savaşı çıkaranların çocuklarının nerede ve nasıl yaşadıklarını biliyor" dedi. Asker cenazelerinde de bu tepkinin ortaya konulduğunu ifade eden Fethiye, "Bu tepki seçimlerde de daha büyük bir iradeye dönüşecektir. Bizim yapmamız gereken buradaki zulmü karşı direnişi büyütmek. Bombaların altında halkın alanları terk etmemesi burada barışta ısrar etmesi önemlidir. Türkiyeli halkların da bu eli tutması gerekiyor. Bu savaşı Erdoğan kendi iktidarı uğruna çıkardı. Bunu bilmeyen yok. Önemli olan bunun öfkesinin doğru kanalize edilmesi ve halkların yakaladığı kardeşleşmeyi büyütmek temek görevimizdir. Ne Türkler ne de Kürtler eskisi gibi değil her iki halkta da örgüt bilinci var. Biz bu kavgayı büyüteceğiz ve AKP'ye gereken yanıtı vereceğiz" dedi.
(kt/gc/fk)

