HDP Silvan ve Lice olaylarını Meclis'e sordu

18:29

JINHA

ANKARA - HDP Diyarbakır Milletvekili Feleknas Uca, Diyarbakır'ın Silvan ve Lice ilçesinde yaşanan olayları İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk'e sordu.

HDP Diyarbakır Milletvekili Feleknas Uca, 18 Ağustos'ta Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde bir kişinin yaşamını yitirdiği, onlarcasının yaralandığı olaylarla ilgili Meclise soru önergesi sundu. İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk'ün yanıtlaması talebiyle verilen önergede, "18 Ağustos Salı günü Silvan'da yaşanan şiddetli çatışmalarda özel harekât timlerinin açtığı ateş sonucu 1 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştır. Aynı gün polis ve askerler tarafından evler ve araçlar taranmış, çok sayıda ev ateşe verilmiştir. İlçede yaşananları gözlemlemek amacıyla benimde içerisinde yer aldığım HDP'li milletvekilleri ve belediye eşbaşkanlarından oluşturduğumuz bir heyet ile Silvan'a geçtik. Bu heyetin çatışmaların yoğun olarak yaşandığı Konak, Tekel ve Mescit mahallelerine girişi kolluk güçlerince engellenmiştir. Aynı gün Silvan'da elektrik ve suyun kesilmiş, ilçe genelinde ise bütün GSM operatörleri ve internet erişimini engellenmiştir. Ayrıca iki gün boyunca çatışmaların sürdüğü ilçeye STK temsilcileri ve gazetecilerin girişine izin verilmemiştir" ifadelerine yer verildi.

'Gazeteciler tehdit edildi'

24 Ağustos'ta ise Silvan'ın yine kolluk kuvvetleri tarafından abluka altına alındığı ve sokağa çıkma yasağı ilan edildiği belirtilen önergede, "Heyet olarak tekrar Silvan'a gittiğimizde Konak, Mescit, Tekel ve Selahattin mahallelerinde şiddetli çatışmalar yaşanmaktaydı. Aynı gün Özgür Gazeteciler Cemiyeti'nin çağrısıyla ilçeye gelen Türkiyeli gazeteciler mahallelere girmek istemiş ancak gazetecilerin önü TOMA ve akrep gibi araçlarla kesilmiş, kendilerine 'müdahale' edileceği anons edilmiş, mahallelere girişleri engellenmiştir. Ayrıca, ilçede haber takibi yapan DİHA ve JINHA muhabirleri, kolluk kuvvetlerinin üzerlerine zırhlı araç sürdüğünü, 'Sizlerle sonra görüşürüz' şeklinde tehdit edildiklerini belirtmişlerdir. Böylelikle Anayasa'nın 'Herkes haberleşme hürriyetine sahiptir' şeklindeki 22. maddesi ihlâl edilmiştir" denildi.

'İlçelerden düzenli bir haber alınamıyor'

Benzer şekilde 24 Ağustos günü Diyarbakır'ın Lice ilçesinde de sabah saatlerinden itibaren şebeke sorunlarının başladığı ve bütün GSM operatörleri ve internet erişimlerinin sınırlandırıldığı kaydedilen önergede, "Bu ilçelerde sürekli yaşanan elektrik ve su kesintileri, internet ve telefon erişiminin engellenmesi ilçelerde günlük hayatı da felç etmektedir. Ayrıca gazetecilerin belirtilen ilçelere girmelerine izin verilmemesi, yaşanan hakikatlerin kamuoyuyla paylaşılmasına engel olmaktadır. Böylelikle Anayasa'nın 22. maddesi olan '…verilmiş hâkim kararı olmadıkça; …. kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça, haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz' açık bir şekilde ihlâl edilmiştir. Sürekli yaşanan su ve elektrik kesintileriyle yurttaşların temel hakkı olan hizmet alım hakkı da gasp edilmiştir. Kolluk güçleri basın ve ifade özgürlüğünü engellenmiş, ilçede yaşanan hakikatin kamuoyuyla paylaşılmasının önüne geçilmiştir. Hâlâ abluka altına alınan söz konusu ilçelerden düzenli haber alamayan kamuoyu ciddi bir şekilde endişe ve korku duymaktadır" diye belirtildi.

Önergede şu sorular soruldu:

"-18 Ağustos Salı günü Diyarbakır'ın Silvan ilçesindeki elektrik kesintilerinin sebebi nedir?

-Bu kesintilerin olması yönünde verilmiş bir mahkeme kararı mevcut mudur? Bu yönlü alınmış bir karar mevcut ise hangi mahkemece, ne gerekçe ile verilmiştir? Bu karar hangi yerler ve zaman dilimleri için alınmıştır?

-Bu yönlü bir karar varsa, söz konusu kararın alınmasında enerji bakanı Sayın Taner Yıldız'ın 'üç gün elektriksiz kalsınlar HDP'ye verilen emanet oylar ortadan kalkar' şeklindeki ifadesi etkili olmuş mudur?

-18 Ağustos Salı günü çatışmaların yoğun olarak yaşandığı Silvan ilçesinde elektrik, su, internet ve GSM operatörlerinin aynı anda kesilip yurttaşların bu hizmetlerden mahrum bırakılması psikolojik savaş konseptinin bir parçası mıdır?

-Yine Hani, Hazro, Kocaköy, Kulp ve Lice'de yaşanan internet ve bütün GSM operatörlerinin kesilmesi yönünde verilmiş bir mahkeme kararı var mıdır? Böyle bir karar mevcut ise bunun gerekçesi nedir? Bu yönlü alınmış bir karar varsa bu engellemelerin ne zaman kalkacağına dair tarih belirtilmiş midir?

-Bu yönlü alınmış bir karar varsa GSM operatörlerine (Turkcell, Vodafone, Avea) bildirilmiş midir?

-Haberleşmenin engellenmesine ilişkin alınmış bir karar varsa, gazetecilerin söz konusu bölgelere girmesinin engellenmesi bu karardan mı kaynaklanmaktadır?"

(mg)