Arzu Çerkezoğlu: Atılan her bomba ekmeğimizden bir parça götürüyor

09:05

Öykü Dilara Keskin/ JINHA

İSTANBUL - AKP'nin emekçiye değil savaşa bütçe ayırmasına tepki gösteren DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, "Biz biliyoruz ki atılan her bomba, atılan her kurşun işçilerin. emekçilerin ekmeğinden bir parça daha götürüyor. O nedenle işçiler bu savaşta barıştan, demokrasiden, eşitlikten ve adaletten yanadır" diyerek savaşa karşı barış sesini emekçilerin yükselteceğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve kurmayları tarafından Kürt halkına karşı başlatılan savaş konseptine tepkiler artıyor. Başta Kürt halkı olmak üzere toplumun birçok kesiminden savaşa karşı barış sesi yükselirken, AKP ne emekçiye, ne eğitime, ne de halka bir bütçe ayırmayarak tüm yatırımını savaşa yapıyor. 2015 yılının bütçe yasa tasarısı muhalif kesim tarafından emek karşıtı ve sermaye yanlısı olarak yorumlanmıştı. Bütçe yasa tasarısı görüşmelerinde emekçiye kısıtlı bütçe ayrılırken, savunma ve güvenlik için ise 52 milyar TL'yi bulan bir bütçe ayrıldı. Bütçenin yanı sıra AKP'nin sergilediği pratiklerle AKP'nin emekçinin yanında değil, savaşın yanında olduğunu gözler önüne seriyor. DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu konuyla ilgili değerlendirmelerini ajansımıza yaptı.

'Hazırlanan savaş bütçesi AKP'nin siyasi tercihidir'

Hazırlanan bütçelerin ülkeyi yönetenlerin siyasi tercihlerini gösterdiğini söyleyen Arzu, "Bizim ülkemizde de her yılsonunda yapılan bütçe görüşmelerinde, bütçenin bu ülkenin gerçek sahiplerine değil, o ülkenin yönetenlerin tercihlerine göre hazırlandığını görürüz. Bütçede savaşa yatırım yapıldığını görürüz" diye kaydetti. Bu yıl hazırlanan bütçenin savaşa ayrılmış bir bütçe olduğuna işaret eden Arzu, emekçilere, gençlere, kadınlara halkın ihtiyaçlarına yönelik ise bir bütçenin ayrılmadığını vurguladı. "Asgari ücret açlık sınırın altında, güvencesiz çalışma ortamı var. Sermaye sahipleri de yönetenler de kendi çıkarları doğrultusunda bütçe ayırıyorlar" diye konuşan Arzu, yapılan savaş bütçesinin baskıyla iktidarda olmaya çalışan AKP'nin siyasi tercihi olduğunu kaydetti.

'İşçiler bu savaşta barıştan yana taraftır'

"AKP iktidarı kendi diktatörlüğünü hayata geçirmek için seçimleri yok saydı. Ülkeyi bir savaşa sürükledi. Bu dönemde barışa olan ihtiyaç her dönemden daha da fazla artıyor" diye konuşan Arzu, savaşın iki tarafı olduğunu belirterek, "Savaşın bir tarafından savaş çığırtkanlığını, DAİŞ ve tüm cihatçı çetelerinin destekçisi, diktatör heveslisi Tayyip Erdoğan ve AKP iktidarı var, diğer cephesinde ise haklar için mücadele eden bir taraf var. Biz biliyoruz ki atılan her bomba, atılan her kurşun işçilerin, emekçilerin ekmeğinden bir parça daha götürüyor. O nedenle işçiler bu savaşta barıştan, demokrasiden, eşitlikten ve adaletten yanadır" ifadelerinde bulundu.

'Barışın sesini yükseltmek tarihsel sorumluluğumuz'

DİSK olarak ilk günden itibaren Kürt sorununun demokratik çözümünden yana olduklarını söyleyen Arzu, "Barış sesimizi Türkiye'nin her yerinden yükselteceğiz. İş yerlerinde fabrikalar barışın sesinin yükseltmenin tarihsel bir sorumluluğumuz olduğunu bilmekteyiz. O yüzden 1 Eylül Dünya Barışı günü için çıkardığımız afiş ve bildiriler de AKP'nin bu savaş politikalarına karşı 'Barış emekle gelecek' diyoruz" diye konuştu. İşçi ve emekçilerin bu savaşın tarafı olduğu için barışın da sahibi olduklarını dile getiren Arzu, "Barışla birlikte demokrasinin, eşitliğin ve özgürlüğün bu ülkede yerleşmesi için mücadele edeceğiz. Başta iş yerlerimiz olmak üzere örgütlü, örgütsüz işçilere barışın tarafı olmaya çağrı yapacağız" sözlerini ifade etti.

Arzu son olarak, "Bugün Türkiye'de barış ve demokrasi, yaşam için mücadele etmek bu ülkenin geleceği için mücadele etmek demektir. Bu mücadele bizim açımızdan bu ülkenin geleceğini kurma mücadelesidir. Bu bilinçle hareket etmeliyiz" diye belirtti.

(dc/mg)