Barış Anneleri 1 Eylül'de Meclis'in önünde oturmaya çağırıyor

09:06

Beritan Canözer - Nurcan Yalçın/JINHA

AMED - Kürt halkına yönelik başlatılan savaş konseptine karşı öfkelerini dile getiren Diyarbakırlı anneler, tüm kadınları Ankara'ya çağırarak, "Gelin 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde evlatlarımızın ölmemesi için Meclis'in önünde oturalım ve barış gelene kadar da kalkmayalım" dedi.

Kürt halkına yönelik başlatılan savaş kararı ardından artan saldırılara ve siyasi soykırım operasyonlarına tepkiler çığ gibi büyürken, savaşlarda en çok acıyı çeken anneler de savaş kararına öfkeli. Diyarbakırlı annelerden Mevlüde Gündüz, geçici AKP hükümetinin kendi çıkarı için sivil halkı katlettiğini belirterek, "Kadınları, çocukları, gençleri gözlerini kırpmadan katlediyorlar, herkesi tutukluyorlar. Kendisini ülkenin padişahı ilan eden Erdoğan, onu kabul etmeyenlerin kellesini uçuruyor" dedi. Söz konusu Kürtler olunca tüm dünyanın sessiz kaldığına dikkat çeken Mevlüde, "Ancak şunu iyi bilsinler ki bu kez sadece Kürtler değil tüm ülke tehdit altında. Bugün ayağa kalkma günüdür, yatağına yatıp uyuma günü değil. Birilerinin iktidarı için yoksul ailelerin çocukları savaşa gönderiliyor. Benim çocuğumun öldüğü bir vatanı ben ne yapayım. Çocuğumun uğruna öldüğü vatan olmaz olsun. Bu topraklar kimseye mal, mülk olmayacak. Sevinmesinler boşuna, biz bu toprakları onlara bırakmayacağız. Çocuğumun arkasından 'vatan sağ olsun' dedirtmeyeceğim" diyerek tepkisini dile getirdi.

Tüm annelere Meclis'in önünde oturma çağrısı

Yıllardır barış isteyen Kürt halkının her seferinde bilinçli olarak savaş ortamına sürüklendirildiğini ifade eden kadınlardan Rafiye Işık, "Ben bir oğlumu kaybettim, o acının ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. Çocuğumun katilleri hala sokakta elini kolunu sallayarak dolaşıyor. Devlet bugüne kadar Kürt halkının kanını emdi ve hala emmek istiyor. Biz Kürt halkı olarak savaşa, gözyaşına, kana, hasrete, acıya doyduk. Biz artık evlat acısı, özlemi çekmek istemiyoruz. Devlet ellerini evlatlarımızın üzerinden çeksin. Buradan tüm annelere sesleniyorum; 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde gelin Ankara'ya gidelim ve evlatlarımızın ölmemesi için oturalım. Barış gelene kadar da Meclis'in kapısından kalkmayalım" çağrısında bulundu.

'Kürtler Erdoğan'ın zulmüne boyun eğmeyecek'

Tek bir Kürt kalana kadar mücadele etmekten vazgeçmeyeceklerini ifade eden Hanım Atlu ise, AKP'nin savaş kararına tepki gösterdi. "Çocuklarımızın katillerini aramızda görmek istemiyoruz" diyen Hanım sözlerine şöyle devam etti: "Bizim kavgamız ne asker, ne de polisledir. Bizim kavgamız onları üzerimize salan Erdoğan'ladır. Çeksin o pis ellerini evlatlarımızın üzerinden. Kürtleri öldürüyor ve öldürdüğü Kürtlerin kanı üzerinden siyaset yapıyor. Kimse artık onun yalanlarına kanmıyor. Herkesin gözü, kulağı açılmış. Erdoğan şunu çok iyi bilmeli ki Kürtler onun zulmüne boyun eğmeyecek."

'Sana savaş yaptırmayacağız'

Kürt halkına karşı savaş başlatan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a seslenen Hanife Akpolat, "Sen Kürt gençlerinden, kadınlarından, analarından, kundaktaki bebeklerinden bile korkuyorsun. Kürdün ismini bile duyunca korkudan titriyorsun. Katlettiğin kadın gerillanın bedeninden bile korkuyorsun. Öldürdüğün yetmiyor bir de işkence ediyorsun. Sen insan değilsin, senin vicdanın da merhametin de yok. Bugün bize yaptıklarının yarın bir gün senin de başına gelmeyeceğine emin misin? Biz bu ülkede aklını yitirmiş bir cumhurbaşkanı istemiyoruz, onun bizi yönetmesini istemiyoruz. Biz halkız, biz kendi kendimizi yönetmek istiyoruz. Tüm bu olaylardan sonra bile biz hala barış diyoruz. Demeye de devam edeceğiz. Biz analar olarak gerillanın da, askerin de önünde kalkan olacağız. Sana savaş yaptırmayacağız bu da sana dert olsun" ifadesinde bulundu.

(mg)