'Öz yönetim parçalayıcı değil, birleştirici bir model'
09:08
Zeynep Akın/JINHA
ÊLIH - Kürt halkı tarafından alınan 'Öz Yönetim' kararının ardından artan saldırılara dikkat çeken HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, "Öz yönetim parçalayıcı değil, birleştirici bir modeldir. Halkın bu kararına saygı duymayanlar, halka zulüm yaşatanlar tarihin kara sayfalarında yer aldılar. Halkın iradesine saygı duymayan Erdoğan da gidecek, ama bizim mücadelemiz devam edecek" dedi.
Geçici AKP hükümeti ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından devreye konulan savaş politikasının ardından Kürt halkı katliamlara karşı 'Öz Yönetim' kararı aldı. İlan ettikleri öz yönetimle, devletin hiçbir kurumunu tanımadıklarını duyuran halk, demokratik ve meşru yöntemlerle kendilerinin seçtiği yönetimler tarafından yönetilme yönündeki isteklerini ortaya koydu. Öz yönetim kararıyla birlikte halka yönelik 90'lı yılları aşan anti demokratik uygulamalarla yaşanan saldırıları değerlendiren HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, saldırıların 7 Haziran seçim sonuçlarını hazmedemeyen AKP tarafından başlatıldığını söyledi.
'Öz yönetim halkın kararlara ortak olmasıdır'
Öz yönetimin medyada lanse edildiği gibi parçalanma, bölünme ve silahlanma olmadığını dile getiren Ayşe, "Öz yönetim DBP'nin tüzüğünde de var. Öz yönetim halkın kararlara ortak olmasıdır. Bizim zaten mahallelerde meclislerimiz var. Her mahallenin, her köyün, her ilin, her bölgenin kendine has özellikleri, sorunları ve problemleri var. Ve bunların çözümü için de mahalle meclisleri oluşturuldu. Geçici AKP hükümeti tarafından uygulanan savaş konseptine karşı halk artık bu uygulamaları kabul etmeğini beyan ederek öz yönetimlerini ilan etti. Bu karar devletin halkı kabul etmemesinin bir sonucu olarak ortaya çıktı. Çünkü halk 'Biz devleti sadece bize işkence yaparken, bizi öldürürken, açlıkla bizi terbiye ederken, dilimizi ve kültürümüzü yasaklarken gördük' diyor. İlkesi gereğince tüm vatandaşlara eşit davranması gereken devlet, böyle bir pratik içerisine girmedi" dedi.
'Silvan'da tekbir sesleriyle evler tarandı'
Seçimlerden sonra Kürt halkına karşı başlatılan savaş konseptine karşı halkın bir duruş sergilemesinin gayet doğal olduğunu söyleyen Ayşe, devletin özyönetimlerden sonra saldırılarını arttırdığını belirterek, "En yakıcısını Silvan'da gördüm. Silvan Kobanê'ye dönmüştü. Tam bir IŞİD barbarlığı şeklinde evler talan edildi, insanların evleri tarandı, bombalandı, insanlar infaz edildi. Sosyal medyada gördük tekbir sesleri ile insanların evlerine girip taramışlar, insanlar göçe zorlandı. 90'lı yıllara dönüş hatta daha yakıcı bir politika yürütülmeye çalışılıyor. Halk gördüğü zulüm karşısında yine zulüm gördü, katledildi ve yine sürgün oldu. Biz daha 90'ların yaralarını saramazken tekrar aynı şeyleri yaşatmak çok tehlikeli" diye belirtti.
'İnfaza, işkenceye ve tecavüze izin vermeyeceğiz'
Türkiye'de kadına yönelik taciz, tecavüz ve katliamlara da dikkat çeken Ayşe, devletin kadını korumadığını ifade etti. Ayşe, "Bir kadın olarak düşünürseniz devletin sizi korumadığını net görüyorsunuz. Yada Batman özelinde düşünürsek şuanda uyuşturucu, fuhuş hat safhada. Devlet bununla mücadele etmesi gerekirken şuanda fuhuş yapanları destekleyen, esrar satıcıları destekleyen bir pozisyonda. Halkın bunun için öz savunmasını, örgütlemesini yaratması gerekiyor. Öz savunma kararı 'silahla çıkalım öldürelim' diye algılanıyor. Devlet 'savunma' denince silahlanma üzerine düşünüyor ama bu süreçte birilerinin gelip sokak ortasında bizi infaz etmesine izin vermeyeceğiz, tecavüz ve işkenceye izin vermemiz imkansız" şeklinde konuştu.
'Öz yönetim kararı devlet zihniyetinin reddidir'
Tayyip Erdoğan'ın ve AKP hükümetinin şuan akıl tutulması halinde olduğunu dile getiren Ayşe sözlerine şöyle devam etti. "Bu halk artık 90'lı yılları kabul edecek bir halk değil, bu halk o acıların bedelini fazlasıyla ödedi. Bu artık asker ve gerilla savaşı değil. Halkın ayaklanması, halkın kabullenmeyişindendir. 'Bir ateşkes sağlayalım her şey olduğu gibi kalsın' derseniz halk bunu kabul etmeyecektir. Halk yıllardır savaşın içinde ve fazlasıyla kayıplar verdi, şuan bile sivil kayıplar veriyoruz. Ölülerimiz teşhir ediliyorsa halkın bunları kabullenmesi imkansız zaten. Halkın öz yönetim kararının nedeni şu; 'Siz bizim varlığımızı kabul etmek zorundasınız. Biz imha edeceğiniz kişiler değiliz ve biz Ankara'dan gelen ve etrafında bin korumayla gelen insanların aldığı kararlara uymak zorunda değiliz ve bizi artık bu şekilde tanımanız gerekiyor.' Öz yönetim kararı devlet zihniyetinin reddidir."
'Kürt halkına zulüm yaşatanların hepsi gitti'
HDP olarak Kürt halkının her zaman yanında olacaklarını söyleyen Ayşe, siyasi soykırım operasyonlarına da işaret ederek, "Halkın seçtiği belediye başkanları gözaltına alınıyor, tutuklanıyor ve işkence ediliyor. Halkın iradesine bir saldırı var. HDP olarak meclisteyiz, her gün hakaretlere, tehditlere maruz kalıyoruz. Bu halkın iradesinin kabul edilmemesi söz konusu. Bunların neticesinde halk duruş sergilemesi normaldir. Öz yönetim parçalayıcı değil, birleştirici bir modeldir. Halkın bu kararına saygı duyulmalıdır. Halkın kararına saygı duymayanlar, halka zulüm yaşatanların hepsi gitti. Erdoğan da gidecek. Her gelen iktidar gitti ama bizim mücadelemiz devam etti, taleplerimiz değişmedi" dedi.
'Erdoğan da tarihin karanlık sayfalarına geçecek'
Tayyip Erdoğan'ın tarihi bir fırsatı kaçırdığına işaret eden Ayşe, son olarak şunları belirtti: "Erdoğan çözümleyici bir rol oynayabilirdi, tarihe geçecek bir kişilik olabilirdi ama o fırsatı kaçırdı. Türkiye'de egemen olmaya çalıştı, o da diğerleri gibi tarihin karanlık sayfalarına geçecek. Artık asker aileleri de tepkilerini çok sert bir şekilde gösteriyor. Çünkü bu savaşın ülkeyi bölmeye karşı bir savaş olmadığını, sadece bir koltuk sevdası yüzünden olduğunu Türkiye toplumu gördü. Ölen hep bu ülkenin çocuklarıydı, birileri de bu ölen insanların sırtından saraylarda yaşıyordu. İnsanlar artık çözümü dayatacak, barışı dayatacak. Bu sorun çözülecek, inancımızı ve umudumuzu kaybetmememiz gerekiyor. Halkın bunu daha çok sahiplenmesi gerekiyor. Kendi iradelerini, kendi düşüncelerini, kendi mücadelelerini sahiplenmeleri gerekiyor. Bu halka Erdoğan'ın gücü yetmeyecektir."
(mg)
