Silvan Raporu: Silvan'da sivil halk hedef alındı

13:42

JINHA

AMED - Diyarbakır'daki STK'ların İHD öncülüğünde hazırladığı Silvan saldırılarına ilişkin raporu açıklandı. 3 yurttaşın yaşamını yitirdiği ve 3 yurttaşın ise ağır yaralandığı saldırılara ilişkin hazırlanan raporda, özel harekat timlerinin "Ölürüm Türkiye'm" ve "Allahu ekber" sloganlarıyla sivil halka saldırı gerçekleştirdiğine dikkat çekilerek, "Silvan'da Anayasanın35'inci maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 1 No'lu protokolünün 1'inci maddesinde korunan hakları ihlal edilmiştir" denildi.

Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde 18 Ağustos gecesi güvenlik güçleri tarafından gerçekleştirilen ve 3 kişinin yaşamını yitirmesine neden olan operasyonun ardından 20 Ağustos tarihinde İHD, Tabipler Odası, MHD, Diyarbakır Barosu, İnsan Hakları Vakfı Silvan'a giderek incelemelerde bulunmuştu. İHD öncülüğünde raporlaştırılan inceleme sonuçları dernek binasında yapılan basın toplantısı ile kamuoyu ile paylaşıldı. Açıklamada raporu okuyan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, olayların gerçekleştiği sırada STK üyelerinin Diyarbakır Valiliği tarafından ilçeye alınmadığın altını çizerek yaşamını yitirtenlerin sivil olduğu ve saldırılarda elektriklerin kesik, telefon şebekelerinin de çekmediğini söyledi. Raci ayıca olay günü hastanelerin çalışmadığına dikkat çekti.

Heyetin oluşturduğu rapor şu şekilde:

"*Diyarbakır ili Silvan ilçesinde Diyarbakır Valiliği tarafından 18 Ağustos 2015 tarihinde Saat 01.00'den itibaren süresiz olarak sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş ve kapsamlı bir operasyon hazırlığı yapılmıştır. Gece saatlerinden itibaren ilçeye zırhlı araçlar ve Özel Harekat Timlerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda güvenlik görevlisi personeli sevkiyatı yapılmıştır

*Sokağa çıkma yasağını ilanından önce başlamak üzere ilçe merkezi ve ilçeye bağlı tüm köylerde elektrik, su, internet ve mobil şebeke ağlarına erişim engellenmiştir. Erişim engeli, sokağa çıkma yasağının sona erdiği 19 Ağustos günü Saat 07.00'ye kadar sürmüştür.

*Planlanan operasyonun uygulama şeklinin, görgü tanıklarının anlatımı ve inceleme çalışmaları sonucunda, sivil yurttaşların can ve mal güvenliğini tehdit edecek nitelik taşıdığı ve sivil yurttaşların gerçek silahlar kullanmak suretiyle hedef alındığı tespit edilmiştir.

*Operasyon sırasında sivil yurttaşlara ait ev, işyerleri ve özel araçların, güvenlik görevlilerinin rastgele açtığı ateş sonucu kurşunlandığı ve yakılmasına sebebiyet verildiği tespit edilmiştir.

*Operasyon sırasında, mahalle aralarında güvenlik güçlerinin rastgele açtığı ateş sonucu, pek çok ev, iş yeri ve özel araç kullanılamaz hale getirilerek tahrip edilmiştir. Bu sırada güvenlik güçlerinin mahalle sakinlerinin duyabileceği bir şekilde ve bağırarak 'Ölürüm Türkiye'm' isimli türküyü söylediği ve 'Allah-u Ekber' şeklinde tekbir getirdiği, yine mahallede yaşayan yurttaşların duyabileceği bir şekilde ölüm tehditlerinde bulundukları görgü tanıklarının beyanlarıyla tespit edilmiştir.

*Ateş altında kalan ve can güvenliği tehdit edilen yurttaşların 'ateş etmeyin burada siviller var' şeklinde güvenlik güçlerine uyarılarda bulunmalarına rağmen, güvenlik güçlerinin uyarılara aldırış etmeden rastgele ateş etmeyi sürdürdükleri tespit edilmiştir.

* Gece saatlerinden itibaren ilçeye yapılan askeri ve polisiye sevkiyatın yarattığı tedirginlik, ilçede yaşayan yurttaşların ilçeyi terk etmelerine neden olduğu tespit edilmiştir.

*Sokağa çıkma yasağını ilanından önce başlamak üzere ilçe merkezi ve ilçeye bağlı tüm köylerde elektrik, su, internet ve mobil şebeke ağlarına erişim engellenmiştir. Erişim engeli, sokağa çıkma yasağının sona erdiği 19 Ağustos günü Saat 07.00'ye kadar sürmüştür.

* Planlanan operasyonun uygulama şeklinin, görgü tanıklarının anlatımı ve inceleme çalışmaları sonucunda, sivil yurttaşların can ve mal güvenliğini tehdit edecek nitelik taşıdığı ve sivil yurttaşların gerçek silahlar kullanmak suretiyle hedef alındığı tespit edilmiştir.

*Operasyon sırasında sivil yurttaşlara ait ev, işyerleri ve özel araçların, güvenlik görevlilerinin rastgele açtığı ateş sonucu kurşunlandığı ve yakılmasına sebebiyet verildiği tespit edilmiştir.
* Heyetimizce yapılan gözlemlerde birçok evin kapısının kırılarak içeri girildiği ve konutlarda arama yapıldığı tespit edilmiştir. Anayasanın 21. Maddesi uyarınca kimsenin konutuna dokunulamaz, herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın yapılan bu aramalar nedeniyle kişilerin konut dokunulmazlığı hakkı ihlal edilmiştir. Ayrıca yapılan aramaların tüm evi dağıtarak ve ev eşyalarına zarar verilerek yapıldığı tespit edilmiştir.

*Yurttaşlardan alınan bilgilere göre; olay günü sağlık hizmetlerinin durma noktasına geldiği hiçbir sağlık merkezi ve özel tıp merkezinin hizmet vermediği ve kapalı olduğu, olayda ölen yurttaşın ve diğer yaralıların çatışmalar altında yurttaşlar tarafından özel araçlarla Silvan Devlet Hastanesine götürüldüğü, Acil serviste yapılan müdahaleden sonra yaralıların Diyarbakır'daki hastanelere sevk edildiği anlaşılmıştır. Kolluk kuvvetlerince Ambulansların güvenlik gerekçesiyle olay yerine gitmeleri engellenmiştir. Olay günü çatışmanın yaşandığı mahalledeki sağlık merkezine yapılan ziyarette kapıların ve camların kırık olduğu, binanın bahçesinde tamamen yanmış araçların olduğu, binanın arka tarafındaki üst kat duvarında kurşun izlerinin olduğu, binanın içerisindeki tüm odalardaki eşyaların dağıtılmış olduğu tespit edilmiştir. Sağlık Merkezi personellerinin merkezde olmadığı ve halen sağlık hizmeti sunulmadığı gözlenmiştir."


Heyet'in Silvan'da yaşanan saldırılar sonrası geliştirdiği öneriler ise şu şekilde:

"*Heyetimiz olayların gerçekleşme sebebi ve oluş şeklinin benzerlikleri karşısında 12.08.2015 tarihli Şırnak Silopi olayları raporumuzda da belirttiğimiz ve önerdiğimiz üzere, sivilleri hedef alan ve yaşam hakkı ihlali başta olmak üzere ağır insan hakları ihlaline neden olan saldırıları kınamaktadır. Olayların bütün boyutları ile açığa çıkartılması amacıyla etkin bir soruşturma başlatılmasını talep etmektedir.

*Heyetimize ifade edilen operasyon sırasında ve sonrasında kolluk kuvvetlerinin sivil halka yönelik, tehdit, hakaret, saldırılar ve özellikle sağlık ocağı alanında kamuoyuna yansıyan 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik eden' davranış ve sloganlara ilişkin adli ve idari soruşturmaların derhal başlatılması ve bu soruşturmalar süresince ilgili personel ve amirlerinin açığa alınması gerekmektedir.

*Yapılan operasyonlar neticesinde heyetimizce yapılan gözlem ve incelemelerde kişilerin konut ve işyerlerinde ciddi tahribatlar oluştuğu gözlemlenmiştir. Anayasanın35'inci maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AHİS) 1 No'lu protokolünün 1'inci maddesinde korunan hakları ihlal edilmiştir. Bu çerçevede kişilerin mülkiyet hakkına getirilen bu zararların derhal karşılanması gerekmektedir. Diyarbakır Valiliği tarafından bir zarar tespit komisyonu oluşturularak, olaylar sırasında yurttaşların yaşadığı maddi ve manevi mağduriyetleri karşılanmalıdır.

* Silvan da olayların ve operasyonun devamı sırasında tüm iletişim kanallarının (telefon, internet vb.) herhangi bir yargı kararı olmaksızın kesilmiş olduğu gözlemlenmiştir. Herhangi bir yargı kararı olmaksızın kişilerin anayasanın 22'inci maddesi ile korunan haberleşme hürriyeti ile 26'ıncı maddesindeki düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti keyfi olarak sınırlandırılmıştır. Bu sınırlandırma aynı zamanda Silvan dışındaki diğer yurttaşların haber veya fikir almak ile vermek haklarını da ihlal etmiştir. Bu şekilde sınırlandırmaya sebebiyet veren kişi ya da kurumlar hakkında adli ve idari soruşturmaların başlatılması gerekmektedir.

*Olası olayların önlenmesi için Yerel Mülki Birimler, ilçedeki siyasi parti, STK ve kanaat önderleri ile diyalog süreci geliştirmelidir.

*Rasyonel çözüm yollarını tüketmeden yapılan operasyonda sivillerin güvenliğine dönük bir planlama yapılmamış olduğu aşikâr olup sivil güvenliğini riske atan ölçüde ve şiddette ağır silahlar kullanılarak bir müdahale gerçekleştirilmiştir. Hal böyle iken yüzlerce özel hareket timinin kullanılması kolluğun fiillerinin denetlenemez hale gelmesine sebebiyet vermiştir. Kolluğun böylesi operasyonlarda en ciddi şekilde ve aralıksız olarak denetlenmesi gerekmektedir.

* 12 Ağustos'ta İHD ve TİHV tarafından kamuoyuna açıklanan 'Şırnak Silopi Olayları Raporu'nun sonuç ve öneriler başlığı altında yer verilen, gerçekleşmesi olası operasyonların yeni hak ihlallerine yol açacağı yönündeki endişeler ifade edilmiş olmasına rağmen, maalesef bir kez daha haklı olduğumuzu ortaya çıkarmıştır.

*Heyetimiz genel olarak çatışmalı süreç ile birlikte yaşam hakkı başta olmak üzere artan hak ihlallerine dikkat çekmektedir. Bu sebeple seçim hükümetini güvenlik politikalarından bir an önce vazgeçmeye ve yeniden çatışmazsızlığın sağlanıp, taraflara diyalog ve müzakereye dönülmesi çağrısında bulunmaktadır."

(sg-kt/zd/fk)