Yüksekovalı kadınlar: Burada açık bir katliam yapılıyor
17:18
JINHA
COLEMERG - Yüksekova'ya yönelik asker ve polislerin sivil halka saldırısını, yaşattığı dehşeti anlatan kadınlar, kanlı battaniyelerle gençlerin cenazesini taşıdıklarını, açık bir katliam gerçekleştirildiğini belirterek, Türkiye halklarının ve dünyanın yaşananları görmesi çağrısı yaptı.
Hakkâri'nin Yüksekova ilçesinde dün gece polisin Mezarlık, Orman, Kışla, Dize, Yeşildere ve Cumhuriyet mahallelerine yönelik saldırısı sonucu biri kadın olmak üzere 4 sivil yaşamını yitirdi, 20'den fazla kişi yaralandı, iki evin çatısına isabet eden havan topları sonucu evinde uyurken yaralanan Orman Mahallesi imamı İbrahim Akdoğan yaralandı. Polis yaralıların hastanelere ulaştırılmasına izin vermedi. Mahallelerde toplanan halk saldırıları geri püskürtmek için gece boyunca canlı kalkan eylemi yaptı. Polisin saldırılarına tepki gösteren kadınlar devletin Yüksekova'da Kürtlere karşı düşmanlık yaparak katliam gerçekleştirmek istediğini ve Türkiye'nin Yüksekova'yı kaybettiğini söyledi.
'Erdoğan'ı tanımıyoruz'
Yüksekova'da dün gece başlatılan savaşa tepki gösteren İnci Karay, seçimlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kaybettiğini ve başkanlık sistemini tanımayan Kürt halkına yönelik düşmanca saldırıya geçtiğini ifade etti. İnci "Biz Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı tanımıyoruz. Bizim başkanımız Önder Apo'dur. Kürt halkına saldıracaklarına bize saldıran çeteler derhal yakalanıp, tutuklanmalı" dedi.
'Bütün dünya haklı mücadelemize destek vermeli'
Kürt halkının defalarca barış çağrısında bulunduğunu ifade eden İnci, "Bize saldırarak yıldıracaklarını zannediyorlar, ancak biz direniş geleneğinden gelenleriz. Buradan bütün dünya kamuoyuna sesleniyorum Türk devletinin üzerimizde oynadığı oyunlar ve katliamlara dur deme vakti geldi ve bizler halk olarak direneceğiz. Bizleri öldürmelerine, çocuklarımızı katletmelerine izin vermeyeceğiz. Biz kadınlar olarak bu sokaklardan ve alanlardan ayrılmayacağız ve öz savunmamızı yapacağız bütün dünyada bu haklı mücadelemize destek verip Erdoğan'a karşı tepki göstermeliler" dedi.
'Kanlı battaniyelerde cenaze taşıyoruz'
Polisin mahallelere girerek halkı taradığını ve katlettiğini söyleyen Hatice Koca da yaşananları şöyle anlattı: "Dün geceden bu yana burada kıyamet kopuyor. Kanlı battaniyeler içerisinde gençlerin cenazelerini taşıyoruz ve devlet bunu Kürt olduğumuz için yapıyor. Artık evlerimizde dahi rahat oturamıyoruz. Polis bizleri evlerimizde katlediyor. Bizler artık bu yaşanan katliamların durmasını ve devletin işlediği bu suçların hesabını vermesini istiyoruz."
'Türk halkı bu katliamı nasıl kabullenebiliyor'
"Kadınlarımız, çocuklarımız, eşlerimiz polisin saldırısında yaşamını yitirdi" diyen Nazdar Çelik ise silahsız sivil bir halka saldırıların hiçbir ahlaka sığmadığını vurguladı. "Hangi kitapta savunmasız bir halka saldırılacağı yazılıyor" diye isyan eden Nazda, "Bizlerin silahı, bombası, tankı, tüfeği yok. Erdoğan'ın yapmaya çalıştığı açık bir katliamdır. Türk halkı bunu nasıl kabul edebiliyor? Erdoğan kendi çocuklarını her şeyden uzakta sarayda yaşatırken bizim çocuklarımızı kendi evlerinde infaz ediyor işkenceler yapıyor. Allah ona da evlat acısı yaşatsın ve bize çektirdiklerinin bin katını Erdoğan'ın ailesi yaşasın" dedi.
'Gerekirse çocuklarımı savaşa getireceğim'
Devlet zulmünü yeni tanımadıklarını, özgürlük için sonuna kadar direneceklerini söyleyen Menşure Karay da Kürt halkının özgürlüğünü sağlayana kadar direneceklerini ifade etti. Menşure, "Canımızda bir damla kan kalana kadar bize düşmanlık yapanlara karşı savaşacağız. Gerekirse çocuklarımı evden çıkartıp savaşa getireceğim" dedi.
'Herkes sopayla taşla gelsin savaşsın'
Tanklarla, bombalarla kendilerine saldırı yapıldığını halkın ise kendini taşla savunduğunu vurgulayan Menşure, "Gerilla ve asker bizim, polisler bizim değildir. Anneler gelsin kimse evinde oturmasın herkes sopayla taşla gelsin savaşsın. Biz canlı canlı cesetler gördük. Tayip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan da bu acıyı çeksin uyuyamasınlar" şeklinde kaydetti.
'Askerler sivil halkı vuruyordu'
Vazife Geçirgen de, "Orman Mahallesi'nde yaşıyoruz. Dün gece saat 23.00 sıralarında bir zulüm başladı toplarla tanklarla bir savaş başlattılar. Askerler resmen sivil halkı vuruyordu. Elimizden gelen her şeyi yaptık biz sivil halkız elimizde silahımız yok. Benim tek umudum bu seçim dönemidir. Umarım barış olur Erdoğan'ı da cehenneme göndeririz. Biz anneler olarak bu savaştan kaynaklı inanılmaz bir acı çekiyoruz" dedi.
'AKP'nin kolluk güçleri evlerimize havan topları atıyor'
Tayife Gemicioğlu da şöyle anlattı yaşananları: "Kürt özgürlük mücadelesi barış ve özgürlük temelinde başlatıldı. Bizler bu mücadele başladığından beri hatta başlamadan önce de her zaman barış istedik ve barışı sağlamaya çalıştık. Biz barış dedikçe birileri bizlere savaşı dayattı. Savaş yapmamak için yaptığımız her girişim karşı tarafın silah çekmesi ile sonuçlandı. Dün geceden beridir AKP'nin kolluk güçleri evlerimize havan topları atıyor, halkı gerçek mermiler ile tarıyor ve evlerimize girerek infazlar gerçekleştirmeye çalışıyor. Savaş gelebileceği en çirkin boyuta ulaştı. Bu savaşa dur deme vakti geldi. Bu savaşın bitmesi ve daha fazla gencin katledilmemesi için elimizden geleni yapacağız. Biz kadınlar olarak gençlerin ve barışın mimarları olan Kürt savaşçılarının yanında saf tutacağız" dedi.
(at-mc/gc)

