Erciş'te çevre ve şehircilik planlamasında kadının rengi

09:04

Vildan Atmaca /JINHA

WAN- Erciş Belediyesi Çevre ve Şehircilik planlamasında kadın rengini yansıtıp ekolojik bir ilçe oluşturmayı hedefliyor. Mimar Gizem Gül, "Kadınların evlerinden rahatça çıkıp işlerini yapabilecekleri ortamlar hazırlamaya çalışıyoruz. Kentteki karar alma mekanizmalarında bizim de rengimizin olması gerektiğini savunuyoruz" dedi.

Erciş Belediyesi kadın bakış açısını her alana yansıtmaya devam ediyor. Kadınca yönetimi esas alan belediye, betonlaşan bir kent kurmak yerine kadının ekolojik yönünü yansıtacak yeni bir Erciş yaratmak için çalışmalara koyuldu. Mimar Gizem Gül, kadın renginin yansıyacağı Çevre ve Şehircilik planlamasına ilişkin çalışmaları anlattı.

'Kadın ve engelli dostu Erciş oluşturacağız'

Kadın sorununun bütün dünya sorunu olduğuna, sadece annelik ve "hanımlık" rollerinin biçildiğine dikkat çeken Gizem, "Kadın ve engelli dostu Erciş oluşturmayı düşünüyoruz. Kadın dostu Erciş derken bu sadece kadınların topuklu ayakkabıları ve bebek arabaları ile rahatça kaldırımlarda yürüyebileceği bir Erciş değil. Kadın aynı zamanda bütün karar mekanizmalarında olacak ki oradaki dönüşümün gerçekleşmesi de daha temelli olsun" dedi.

'Kadını cinsiyetçi rollerden çıkartıyoruz'

"Kadının annelik rolünü pekiştiren toplumsal cinsiyet rolünden çıkartıp onların da evlerinden rahatça çıkıp işlerini yapabilecekleri ortamlar hazırlamaya çalışıyoruz" diyen Gizem, "Erciş'te yaşlı bakım ve çocuk kreşleri açıp, çamaşırhaneler gibi birimleri mahalle bazlı kentlerimizde planlama anlamında yerleştirebilirsek, kadının da evdeki yükünü azaltıp dışarıya çıkarabiliriz" dedi. Kadının istihdamın içinde yer almasına da ön ayak olduklarını dile getiren Gizem, amaçlarının sadece kadını dışarı çıkarmak değil dışarı çıktıktan sonrasını da düşündüklerini belirterek, "Kent ekonomisine kadını katmamız lazım. Bütün toplumu ilgilendiren kararlarda cinsiyetçi faktör diyorsak kadın planlamalarını esas almamız gerekiyor" dedi.

'Kadın daha doğal olanı sever'

Kadının toprakla ile bir bütün olduğunu, üretken olduğunu vurgulayan Gizem, "Toprak nasıl ki üretimin sembolü ise kadında bir üretim sembolüdür. Üretim derken çocuk yapak anlamında söylemiyorum. Kadın zekâsı, duygusu, mantığı ile üretkendir. Kadın hiçbir zaman bir erkek gibi koltuk sandalye, yüksek binalar, markalı elbiselerin peşinden koşmaz. Kadın daha doğalı sever. Çünkü kadının yaradılışında doğallık vardır" dedi.
Kapitalist sistemin insanları yüksek binalı alışveriş merkezlerine mahkûm ettiğini söyleyen Gizem, "Biz kadınlar bu kentlerin oluşumunda var olduğumuz sürece açık alanlarımızdan, ekolojik parklarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Bizim temel duruşumuzu, doğamızı yansıtan şeylerden asla vazgeçmeyeceğiz. Sadece fiziksel mekânı değiştirmek kadını özgürleştirmek demek değildir. Aslında zihniyeti ile beraber fiziksel mekânı değiştirmek bu durumu kalıcı kılacaktır" ifadelerinde bulundu.

'İmar planlama sosyolojik bir olgudur'

Gizem, imarın kent planlamasından ayrı düşünülemeyeceğini, belirten Gizem, "Kent planında sadece fiziki planlama yani yol genişliği ve katları temel alan bir şeydir. İmar planlama sosyolojik bir olgudur. Fiziki olmasının dışında sosyolojik dokunuşlardır. Biz kadınlar AVM'leri değil sokak gezmeyi yere dokunabildiğimiz, kendi boy hizamızdaki yere ulaşmayı istiyoruz. Biz kadınlar herhangi bir mekâna kapatılmak istemiyoruz. İmarda açık yeşil alanları arttırabiliriz. Ekolojik koridorlar oluştururuz. Bunlar hepsi bir kadın bakış açısıdır" diye belirtti. Erkeklerin yüksek yapıları doğası gereği sevdiğini dile getiren Gizem, doğa olarak erkek yüksek yapıyı iktidarı ve gücü sever. Kadın bunların tam dışındadır" belirtti.
İmarda yaya yolları ile bisiklet yollarının yapımının kadın bakış açısının imara yansıması olduğunu belirten Gizem, engellilere yönelik kent içindeki düzenlemelerin hepsi imarda bütünleşik kararlar olduğunu söyledi.

'Fiziksel mekânı değiştirmek kadını özgürleştirmez'

Kadınların boy hizasında bahçeli yapıları sevdiği, bitişik nizam denilen kadını kısıtlayan yapıları sevmediğini belirten Gizem, "Aylık nizam dediğimiz bahçeli bir yapıdır. Kadının eşiyle, çocuğuyla, arkadaşıyla sosyalleşebildiği bir mekândır. Bizim bunları imar planında artırmamız demek kadının bakış açısının o plana sindiğinin ve o plan üstünde etkili olduğunun göstergesidir" dedi.
İmarda kadınların duruşunu yansıtacaklarını diyen Gizem, "Biz kadınların temel duruşunu yansıtacağız. Sadece fiziksel mekânı değiştirmek kadını özgürleştirmez. Asıl olan zihniyet ile fiziksel mekânı da değiştirmektir. Erkekler istedikleri kadar bizleri kendi yönetim alanlarından çalışsalar bile bizler doğalımızı her alana yansıtacağız" şeklinde konuştu.

(ht/gc)