Hediye Yusuf: Projemiz halklara onurlu bir yaşam seçeneği sunuyor

09:24

JINHA

HABER MERKEZİ - Demokratik Suriye Çözüm Projesini değerlendiren Cizîrê Kantonu Eşbaşkanı Hediye Yusuf, "Projemiz toplumlara devletten, iktidardan uzak onurlu bir yaşam seçeneği sunuyor. Devletçi-iktidarcı zihniyeti reddederek toplumun iradesini esas alıyor" dedi.

Cizîrê Kantonu Eşbaşkanı Hediye Yusuf, Demokratik Suriye Çözüm Projesini, dayandığı temel prensipleri ile demokratik özerklik yönetiminden elde ettikleri tecrübelere ilişkin ANHA'ya konuştu. Proje geliştirip sunmak isteyenlerin öncelikle kendi halklarından ve somut koşullarından başlaması gerektiğini belirten Hediye, "Biz de bu gerçeklik temelinde demokratik toplum projemize önce Kürt halkı ve toplumundan başladık. Bu proje tüm Kürt halkı ve Rojava'da birlikte yaşadığı diğer halklarda büyük yankı buldu. Proje pratikleşmeye başlayınca da büyük sonuçlar doğurdu" diye belirtti.

'Projemiz tüm halkları koruyor'

Demokratik Toplum Projesi'nin tüm halkları, kültürleri ve inançları koruduğunu kaydeden Hediye, "Toplumlara devletten, iktidardan uzak onurlu bir yaşam seçeneği sunuyor. Devletçi-iktidarcı zihniyeti reddederek toplumun iradesini esas alıyor. Çünkü günümüzde bölge halklarının ve hatta tüm dünya halklarının demokratik bir sisteme ihtiyacı var. Bu projenin ilk elden sonuçları Rojava'da demokratikleşme ve üç kantonda demokratik özerk yönetimlerin inşası oldu. Bölgede yaşayan tüm halklar ve kültürler bu özerk yapı içinde yer aldı. Karar organları ve yönetiminde ortaklaşarak toplumsal ve kültürel haklar her yönüyle korunup savunuldu. Bunun ispatı da bugün tüm oluşumların bu sisteme sahip çıkıp tehlike ve saldırılara karşı savunuyor olmasıdır" dedi.

'Suriye'de yaşayan tüm oluşumlar çözümde yer almalı'

Demokratik Özerklik Deneyimi'nin Rojava'da sonuç verdiğini kaydeden Hediye sözlerine şöyle devam etti: "Tüm Rojava halklarının her türlü temel yaşamsal ihtiyaçları, halkın güvenliği ve huzuru sağlanabildi. Rojava'da gelişen bu deneyimle özgüven kazanan Rojava halkının birlik ve dayanışması, yaşamın her alanında Rojava toplumunun giderek daha büyük rol sahibi olması sonucunda dünyayı tehdit eden terör yenilgiye uğratıldı. DAİŞ çeteleri, dışarıdan bir yardım alınmadan bölge halklarının özgücüyle hezimete uğratıldı. Rojava deneyimi tüm bölge halkları ve Suriye geneli için demokratik bir zemin oluşturdu, herkes halkın kendi kendini yönetebileceğini, dışarıya, dış güçlere muhtaç olmadığını görmeye başladı. Cizîrê, Efrîn ve Kobanê kantonlarında ilan edilen ve başarılı olan Rojava demokratik özerk yönetimlerine dayanarak demokratik toplum projemizi Suriye'de yaşana krize çözüm olacağına inanarak önerdik. Projeye göre de Suriye'de yaşayan tüm oluşumların çözümde yer alması gerektiğini söylüyoruz. Zaten Suriye'nin tarihsel toplumsal dokusu da bir halklar, inançlar ve kültürler mozaiği olarak birarada yaşamaktadır."

'Avrupa ve dünya güçleri projemizi tartışıyor'

Uluslararası toplumdan, bazı dış güçlerden Rojava'da geliştirilen demokratik özerk yönetim deneyimine dönük olumlu tepkiler aldıklarını dile getiren Hediye, "Bu deneyimden ortaya çıkarılıp sunulan Demokratik Suriye Çözüm Projesini de olumlu değerlendiriyorlar. Tüm bunlar tabii ki Rojava halkının Şengal'deki ve elbette Kobanê'deki tarihi direnişin ardından gelişti. Rojava demokratik özerklik yönetimi deneyiminin başarısı sonucunda daha önce Kürtlerin varlığını ve hiçbir projesini kabul etmeyen uluslararası güçler, Avrupa ve dünya güçleri şimdi bizimle işbirliği geliştirip projelerimizi tartışmaktadılar. Birçok kesimle, farklı birçok güçle görüşmelerimiz oldu. Onlar da Kürt halkının doğru bir projeye ve başarısı ortaya çıkmış bir tecrübeye sahip olduklarını gördüler. Onlar da bunun Suriye krizinin çözümünde en doğru proje olduğunu kabul ediyor.

'İçişlerimize müdahale edilirse savunmaya geçeriz'

Türk devletinin, Kobanê ve Cizîrê kantonlarının birleşmesinin yanı sıra DAİŞ'e karşı uluslararası koalisyon güçlerinin desteğiyle birlikte saldırılarını yoğunlaştırdığını kaydeden Hediye, Türkiye'nin Rojava devrimini karama adına farklı politikalar geliştirmeye başladığını sözlerine ekledi. Demokratik özerklik yönetimi olarak Rojava sınırında bir tampon bölge yapılmasına karşı olduklarını ifade eden Hediye, "Yürüttüğümüz politika ortadadır; halkın kendi öz savunma güçlerini oluşturarak bölgelerini savunmasını esas alıyoruz. Dışarıdan hiçbir gücün bölgeye girmesini doğru bulmuyor ve kabul etmiyoruz. Bu nedenle Türk devletinin direk saldırıya geçmesi durumunda savunma güçlerimizle halkımızı ve bölgeyi koruyacak durumdayız. Şu husus iyi bilinmelidir ki, Rojava sadece DAIŞ çetelerine karşı savaşa hazır değildir, bizim iç işlerimize müdahale edecek tüm güçlere karşı meşru savunma temelinde savaşabilecek bir durumdayız" diye konuştu.

'Türk devleti Kürtlerin öncülüğünden korkuyor'

Hediye son olarak şunları belirtti: "Türk devleti sadece Kürt halkının varlığından korkmuyor, Kürt halkının düşüncelerinden de korkuyor. Ortadoğu'nun demokratikleştirilme projesinde Kürtlerin öncülüğünden korkuyor. Kürtlerin demokratikleştirme projesinin Ortadoğu'da ki tüm sorunlara cevap olacağının farkındalar, bu nedenle Kürtlerden de sistemlerinden korkuyorlar. Tüm Rojava halklarına çağrım, Demokratik Özerklik Yönetimi etrafında daha sıkı kenetlensinler. Rojava'yı terk edip göç etmesinler. Yurtlarını terk edip el kapılarında göçmen duruma düşmek yerine kendi topraklarında yaşamlarını örgütlesinler. Demokratik zihniyetin tüm Rojava halkları arasında daha gür filizlenip yaygınlaştırılması için çalışsınlar. Suriye halklarına da Suriye'nin yaşadığı derin krizden tek çıkış yolu, yegane çözüm yolu tüm toplumsal kesimler arasındaki birlik ve dayanışmadır diyorum, kendilerini daha güçlü birlik ve dayanışmaya davet ediyorum. Tüm taraflar dar şovenist ulusalcı görüş ve yaklaşımlarını artık terk etmelidir."

(mg)