'Vatan sağ olsun' demeyen kadınların sayısı artıyor'

09:08

Sibel Yükler/JINHA

ANKARA - Vicdani retçi 21 kadının anlatıldığı "Kişer Pari Mama-Kadınlar Savaşı Reddediyor" kitabını yazan ve ardından vicdani reddini açıklayan gazeteci Atlas Arslan, savaşı kutsayan devlete ve siteme karşı, ölüm yerine yaşamı konuşmak, savaş yerine barışı var etmek için vicdani reddin çok önemli bir eylem olduğunu söyledi. Atlas'a göre; 'vatan sağ olsun' demediği için lanetlenen kadınların sayısı her geçen gün artıyor.

Vicdani retçi 21 kadının anlatıldığı "Kişer Pari Mama-Kadınlar Savaşı Reddediyor" kitabını yazan ve ardından vicdani reddini açıklayan gazeteci Atlas Arslan da savaşı kutsayan askeri yapıya, kendi varlığını ölüm emriyle sürdüren militarist sisteme karşı çıkmanın sivil itaatsizlikle mümkün olduğunu söyleyerek, vicdani reddin de bu eylemlerden en önemlisi olduğunu belirtti. Atlas, militarizmin artık askeri yapının, ordunun ve bütün silahlı güçlerin bir arada olduğu bir düzen olmakla kalmadığını gündelik yaşamımıza kadar sindiğini belirterek, başta aile yapısında tanınan hiyerarşiye, okulda devam eden 'eğitim disiplinine' ve iş yerlerine kadar toplumun militarist bir yapıyla yetiştiğini ve beslendiğini söyledi. Atlas, bunun dile kadar yerleştiğini ifade ederek, "Anlamlı bir mücadeleye göğüs gere gere 'savaş veriyoruz' deriz. Öfkelendiğimizde ağızlardan çıkan küfürlerde bir er, erkeklik vurgusunun kaynağı da militarist bir dildir. Cinsiyetçiliği üreten de bu militarizmdir" dedi.

'Ret çağrısını savaşın kıyısında olan bizler yapmalı'

Kendisinin de savaş karşıtlığı üzerinden anti-militarist bir perspektifle reddini açıkladığını söyleyen Atlas, reddini barış gazeteciliği ile Hrant Dink'e ithaf etti. Askerin, gerillanın, hayvanın, doğanın katledilmesini istemediğini belirten Atlas, "Sıcak savaşın içerisinde olan, alnına namlu dayanmış bir insandan vicdani reddini açıklaması ya da orada barışı çağırması beklenemez elbette. Bu çağrıyı yapacak, bu eylemi örgütleyecek ve yapacak, biz savaşın kıyısında kalan insanlarız" diye ret çağrısında bulundu.

'Vicdani ret bir suç değil'

Atlas bir vicdani retçi olarak ret açıklamanın, savaşa karşı bir duruş eylemi olduğunu vurguladı. Türkiye'nin henüz vicdani reddi tanımadığının ve sanılanın aksine, bir suçu da olmadığının altını çizen Atlas, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kurucu üyeleri arasında vicdani reddi tanımayan tek ülkenin Türkiye olduğunu belirtti. Bu nedenle TCK'de vicdani redde dair bir kanun maddesi olmadığını açıklayan Atlas şöyle konuştu: "Vicdani reddini açıkladığında 318'den yargılanmıyorsun tabii, kadınlar askere çağrılmadığı için zaten yargılanmıyor. Erkekler askere çağrılma yaşı geldiğinde eğer gitmezse, 'asker kaçaklığı ya da halkı askerlikten soğutma' sebebiyle 318'den yargılanıyor. AİHM Türkiye'yi vicdani reddi tanıması için sorumlu tutuyor. AİHM'in kurucu üyesi olarak Türkiye de diğer ülkeler gibi, AİHM'in 90. maddesini tanımakla yükümlü. 90.maddeye göre kurucu üyelerin hepsi, yerelde çözümlenmemiş ve uluslararasına taşmış davalarda AİHM'i tanımak zorunda. Türkiye bu 90.maddeyi defalarca ihlâl eden ülkelerden biri."

'Bize dayatılan sistemden korkmamalı, mücadele etmeli'

Askerlik için soruşturma kağıdı geldiğinde ve asker kaçağı olarak tutanak tutup imzalatmak için dayattıklarında, kişinin imzalamama hakkı olduğunu vurgulayan Atlas, bu vicdani tutumun sonuna kadar arkasında durulması gerektiğini söyleyerek şöyle devam etti: "Çünkü öyle bir suç, böyle bir yaptırım olmadığı için, sen kendi haklarını bilir ve savunursan ve geri çekilmeyip bu mücadelenin üzerine gidersen aslında karşındaki devlet organlarının bilinçsiz olduğunu göreceksin. Bu ülkede bilinen bir şey değil. Burada önemli olan vicdani ret açıklamasından korkmamak. Bize dayatılan sistemden korkmamak gerekiyor çünkü onlar da ne yaptığını bilmiyor. Hatta vicdani retçilerden öğreniyorlar."

'Vicdani ret sesleri çoğalmalı'

Vicdani reddini açıklamak isteyen kişilerin Vicdani Ret Derneği'ne başvurabileceğini söyleyen Atlas, derneğin hem vicdani retçiler hem de askerlik sırasında orduda sorun yaşayan, kaçan, şiddet gören askerler ve aileleri için önemli çalışmalar yaptığını belirtti. Atlas, ölümü kutsayan sisteme ve savaş isteyenlere karşı vicdani ret seslerinin çoğalmasını istedi.

'Bu sistemde kadınlar asker doğurmakla yükümlü'

Kadınların vicdani reddini açıklamasını ise savaşı reddetmek olarak açıklayan Atlas, askere çağrılmadıkları için sorumlu tutulmadıklarına dair gelen soruları ise şöyle yanıtladı: "Savaşa, ölümlere karşı çıkmak için askere çağrılmak, bir şeylerden sorumlu tutulmak gerekmiyor. Evet biz şu an Kobanê'de değiliz, ama savaşı konuşuyoruz. Bu ordu, bu sistem, bu zorunlu askerlik dolaysız olarak en çok kadınları ilgilendiriyor. Çünkü bu sistemde kadınlar asker doğurmakla yükümlü, kadın orduya asker üreten bir kuluçka bu sistemde."

'Vatan sağolsun' demiyorsan vatan seni lanetliyor'

Savaşın yıkıcılığının faturasının yine kadınlara ve çocuklara kesildiğini belirten Atlas, "Çünkü sen böyle ataerkil bir toplumda dul kalıyorsun. Sen askere oğlunu gönderiyorsun. Ani Balıkçı örneğinde olduğu gibi 'Vatan sağ olsun' demiyorsan vatan seni lanetliyor. Kadınlar askere çağrılmıyorsa bu kadınların kutsal görüldüğünden değil. Onlar sağlıklı ve kenarda kalmalılar ki o kuluçka sistemi devam etsin. 'Bir oğlumu gönderdim bir tane daha var, o da feda olsun' diyen bir anneye bunu söyleten sistem nasıl bir alt yapıya sahiptir ki bunu dedirtiyor" diye konuştu.

Kadınlar savaşı reddediyor

Ancak "vatan sağ olsun" diyen kadınların artık çok azaldığını vurgulayan Atlas, bunun gerek vicdani retlerin artması, gerek Gezi, gerek de HDP süreci ile birlikte insanların birbirini anlaması olarak yorumlanabileceğini ifade etti. Atlas, eskiden asker ölümü haberi geldiğinde her yerin bayraklarla donatıldığını, ancak artık o bayraklar yerine, kadınlardan daha çok AKP'ye bir başkaldırı olarak "sizin oğlunuz gitsin" isyanının yükseldiğini söyledi.

(gc/fk)