Devletin ağır silahlarla saldırdığı Yüksekova'da sivilleri kurtarırken can verdi

10:34

Asya Tekin - Medya Cebe/ JINHA

COLEMERG - Hakkâri'nin Yüksekova ilçesinde 26 Ağustos gecesi özel harekat timleri tarafından halka yönelik gerçekleştirilen saldırıda havan topuyla katledilen Fettah Er'in ailesi anlattı: "Saldırıların başlamasıyla bizi bodrum katına koydu ve yemek getirdi. Dışarıdan kadın ve çocukların feryadı dinmiyordu, tam bir savaş alanıydı. Babam çığlıklara dayanamadığı için, halka zarar gelmesin diye bir sivil olarak ailelerle beraber kendini canlı kalkan yaptı. Fakat onu da katlettiler."

Hakkâri'nin Yüksekova ilçesinde 26 Ağustos gecesi çıkan çatışmalarda yaşamını yitiren Fettah Er, saldırıların başlamasıyla birlikte çocuklarına bir zarar gelmesin diye çocuklarını evinin bodrum katına götürdükten sonra halkın yardım çağrılarına karşı evinden çıkarak canlı kalkan oldu. Ailelerle birlikte canlı kalkan olarak bedenini siper ettiği sırada asker tarafından atılan havan topuyla yaşamını yitiren Fettah Er'i ailesi anlattı. Fettah Er'in eşi Leyla Er,"Eşim kadınların ve çocukların yardım çığlıklarına dayanamadığı için evden çıktı kendini halka siper ederek şehit oldu" dedi.

'Eşim çocukların çığlıklarına dayanamadı'

"Özel harekat timleri ve askerlerin attığı havan topları ve silah seslerinden kaynaklı eşimle beraber çocuklarımıza bir şey olmasın diye onları evin bodrumuna indirip sakladık diyen" Leyla, 26 Ağustos gecesi Yüksekova'da adeta yoğun bir savaş sahnesinin yaşandığını kaydetti. Gece boyu çocukların ağlama seslerinin dinmediğini söyleyen Leyla, "Silah sesleri ve havan topları üzerimize yağmur gibi yağıyordu. Kadınların ve çocukların korkudan bağrışmaları ve çığlık sesleri geliyordu. Eşimle beraber çocukları bodruma indirdik. Daha sonra eşim 'kaç gün burada kalırız bilemem gidip çocuklar için yemek getireceğim' dedi. Bende, 'gitme evimiz taranıyor şehit düşeceksin' dedim. Eşim 'hayır çocuklar aç kalmasın gideceğim' dedi. Gidip çocuklar için abisinin evinden yemek getirdi. Sonra dışarıda çatışmalarda kalan gençlerin ölmesini izleyemeyeceğini onların yanına gideceğini söyleyerek çıktı. O seslere dayanamadığı için kendini dışarı attı halka siper etti" dedi.


'Sanki DAİŞ kentte girmiş, halkı kesiyor doğruyordu'

Leyla, "Halk ve evler rastgele taranınca eşim canlı kalkan olarak halka siper olmaya gitti, havan toplarının hedefi oldu. Polisin attığı havan topuyla eşim iki bacağından yaralandı ve yaralı olarak polisin eline geçti. Polis yaralıyken onu katletti. Eşim insanların yardım çığlıklarına koştu yaşamını yitirdi, ben eşimin vurulduğunu duyunca kendimi dışarıya attım olay yerine gitmeye çalışırken polis beni taradı çocuklarımın yanına geri döndüm. Herkese bağırdım 'kalkın düşman burayı talan etmiş' dedim. O gece kadın çocuk çığlıkları birbirine karışmıştı, ben çığlık atınca kimsede yardıma gelemedi çünkü gelenler taranıyordu gelemezdiler. Sanki DAİŞ kentte girmiş, halkı kesiyor doğruyordu. Erdoğan bunca insanın kanını döktü ama kana doymadı. Bütün bu insanları bir koltuk için öldürdü. Ama bu yaptıkları yanına kalmayacak, ben eşimin kanını yerde bırakmayacağım. Biz bu mücadeleyi bırakmayacağız ve hep başımız dik kalacak. Eşim özgürlük şehidi Kürt halkı ve önderliği için şehit düştü hayatım boyunca onunla guru duyacağım" şeklinde belirtti.

'Babam bu halk için kendini feda etti'

Fettah Er'in kızı Dilara Er ise babasını gözyaşları dökerek anlatıyor. "Ne diyeceğimi bilmiyorum, babamı çok seviyorum babam bizi çok severdi. Düşman babamı öldürdü, babam gerilla ve halk için kendini feda etti, bizi bıraktı halkın yardımına gitti" diyen Dilara, babasını katledenlere beddua ederek, "Allah Erdoğan'ın oğlunu öldürsün, evini yaksın, babamı öldürenlere lanet olsun, inşallah onlarda ölür" diyerek "Bana silah verin babamı öldürenleri ben öldüreceğim" şeklinde acısını dile getirdi.

'O gece tam bir kıyametti'

Çatışmaların yaşandığı geceyi anlatan Fettah Er'in oğlu Barış, "Savaştı, kıyametti, babam bize yemek getirdi. İnsanların yardım çığlıklarına koştu gitti ve bir daha gelmedi. Erdoğan evimizi yaktı, savaş başlattı, bu savaşı nasıl durdurayım demedi. Gece gündüz demeden evlerimizi, insanları taradılar, evimizi yaktılar. Erdoğan bize hiçbir şey bırakmadı. Babam evden çıktığında şehit düşersen kanını yerde bırakmayacağım demiştim" diye belirtti.

'Bize söz vermişti ölmeyecekti'

Küçük kızı Hilara yaşadıklarını şöyle dile getirdi: "Babam bize söz vermişti, biz üniversiteye gidene kadar ölmeyecekti, tüm isteklerimizi yerine getirecekti, babam 'ben sizi hiçbir zaman üzmeyeceğim siz okul okuyacaksınız meslek sahibi olacaksınız' diyordu. Şimdi tüm hayallerimiz yok oldu, düşman babamı katletti, bunu asla unutmayacağım. Bende hevaller'in yanına gideceğim silah isteyeceğim düşmanı öldürmek için."

(zd/fk)