Ruh Sağlığı İnisiyatifi: Savaş toplumsal yaşamı ve ruhları sakatlar
12:06
JINHA
AMED - Savaşın fiziksel olduğu kadar insanların ve toplumun ruhsal durumunda yaratacağı ağır tahribatlara dikkat çeken Ruh Sağlığı Çalışanları İnisiyatifi, üretilen nefret söylemleriyle de birlikte artık farlı grupların birbirleyle yaşamanın imkansızlaşacağına vurgu yaptı. Ruh sağılığı çalışanları bu nedenle nefret dilinin terk edilmesi ve çatışmasızlık çağırısı yaptı.
Diyarbakır Ruh Sağlığı Çalışanları İnisiyatifi, devreye konulan savaş konseptiyle birlikte başlayan çatışmaların, katliam ve ölümlerin ruhsal boyutta yarattığı tahribatlara ilişkin basın açıklaması düzenledi. Keçi Burcu'nda düzenlenen açıklamada söz alan Şiyar Güldiken, savaşın fiziksel tahribatları ve yok oluşların yanı sıra hem bireysel hem de toplumsal olarak ruhsal durumda büyük tahribatlara neden olacağına dikkat çekti.
'Ürettiğimiz nefrette boğuluruz'
Savaşın bedenleri, toplumsal yaşamı, ruhları sakatlayacağını, ilişkileri bozacağını belirten Şiyar, en önemlisi de savaşın bir nefret olduğunu vurguladı. Hiç kimsenin bu nefretten kaçamayacağını vurgulayan Şiyar, "Toplum olarak ürettiğimiz nefrette boğuluruz. İnsanlığın ürettiği, bütün insani değerlerden yavaş yavaş vazgeçer hale geliriz. Bu nedenle barış istiyoruz" dedi.
Savaşın hiçbir sorunu çözmeyeceğini tam tersine mevcut sorunu daha karmaşık hale getireceğini ifade eden Şiyar, son gelinen noktada üretilen nefret söylemlerinin ulusal ve sosyal medyada iyice tırmandırıldığını bunun da insanları cenaze yakma girişimine kadar getirebildiğini vurguladı. Bu şekilde devam etmesi halinde farklı grupların birbiriyle yaşamasının imkansızlaşacağına vurgu yapan Şiyar, şunlara dikkat çekti: "Nefret söylemi ve Gobbelsvari çirkin savaş propagandaları ülkeyi bütün tutmayı hedeflediğini iddia etse de gerçekte toplumun bir daha bir araya gelemeyecek şekilde ayrışmasına neden olmaktadır. Bunun için derhal bu nefret dilinin terk edilmesi ve çatışmasızlık durumuna dönülmesi çağrısında bulunuyoruz."
'Önce çatışmasızlık sağlanmalı'
İlk olarak çatışmasızlık halinin sağlanması gerektiğini vurgulayan Şiyar, "Yaşamını yitiren 50 binden fazla insanın geride bıraktığı çocukları, anne-babaları, eşleri, akrabalarının yanı sıra, bu savaşı ve çatışmalı ortamın gören, okuyan kısaca bütün olarak ülkemizde yaşayan herkesi bir şekilde etkilediğini ve onarılması güç ruhsal travmalara neden olduğundan hareketle, yeni ölümlerin var olan travmaları daha derinleştireceği ve yenilerine neden olacağı kaçınılmaz bir sonuç olacak ve bu konudaki bütün tespitler anlamsızlaşacaktır. Bu nedenle savaşa hayır diyoruz" dedi.
(gc-be/gc)
