Kayıp yakınları: 4 fotoğraf daha eklendi kayıplarımıza

14:28

JINHA

HABER MERKEZİ - İHD ve kayıp yakınları Diyarbakır, Batan ve Cizre'de kayıpların akibetini sorarak, faillerin yargılanması talebini yineledi. Kayıp yakınları bir polis devletiyle karşı karşıya olunduğunu hatırlatırken, Cizre'de kayıp anneleri Bu hafta 4 fotoğraf daha taşıdığımız fotoğraflara eklendi. Katliamcılar yine sahnede ve Kürt halkına dönük kirli politikalarını yürütmeye devam ediyor" dedi.

DİYARBAKIR

İHD ve kayıp yakınların "Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın" sloganı ile her hafta düzenlediği oturma eylemlerinin 342'ncisi Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde gerçekleştirildi. Kayıp fotoğraflarının taşındığı eyleme, İHD Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Türkdoğan, İHD Bölge Şube Başkanları, İHD MYK Üyeleri, İHD Diyarbakır Şubesi yönetici ve üyeleri, Barış Anneleri Meclisi üyeleri, kayıp yakınları ile insan hakları aktivistleri katıldı. Eylemde, 1994 yılında Şırnak Merkez'e bağlı Ara Köyü'nde Toros marka araca zorla bindirilerek kaçırılan ve ardından infaz edilen Ahmet Sanır'ın faillerinin bulunup, cezalandırılması talep edildi.

Oturma eylemi öncesi konuşma yapan İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, insan hakları ihlallerinin çatışmalı ortam ile birlikte artış gösterdiğini belirterek, taraflar arasında görüşmelerin yeniden başlaması çağrısında bulundu.

'Polis devletiyle karşı karşıyayız'

Raci Bilici'nin ardından söz alan İHD Genel Başkanı Öztürk Doğan ise, kayıp yakınlarına hiç kimsenin "hiçlik" duygusu yaşatmaya hakkı olmadığın belirtti. Kaybedilenler bakımından bir insanlık suçu, sağ kalan yakınlarına gösterilen tutumun ise bir işkence yöntemi olduğunu dile getiren Öztürk, insanların yaşamının güvence altına alındığı bir hukuk düzeni kuruluncaya kadar ve kayıpların akıbeti ortaya çıkarılıncaya dek adalet mücadelesi vermeye devam edeceklerini söyledi.
Adalet mekanizmasının siyasal iktidarın emrinde olduğu bir polis devleti ile karşı karşıya bulunduklarını belirten Öztürk, siyasal tutum nedeniyle insanların tutuklandığını ve bunun adaletsizlik olduğunu söyledi.

'Beyaz Toros'la kaçırılıp infaz edildi'

Konuşmaların ardından İHD Diyarbakır Şube Yöneticisi Gülistan Yalçındağ Gençel, 1994 yılında Şırnak Merkez'e bağlı Ara Köyü'nde Toros marka araca zorla bindirilerek kaçırılan ve ardından infaz edilen Ahmet Sanır'ın hikayesini şöyle anlattı: "Ömer Sanır'ın kardeşi Ahmet Sanır'ın 27.01.2009 tarihinde verdiği ifadeye göre; 1979 doğumlu Ahmet Sanır ailesi ile birlikte Şırnak Merkez'e bağlı Ara Köyü'nde ikamet ediyordu. 1994 yılının Mart ayında köye gelen beyaz bir Toros marka araçtan inen üç kişi Ahmet Sanır'ı, kardeşi Ömer Sanır'ın gözü önünde şiddetli bir şekilde darp etti ve daha sonra geldikleri araca bindirerek köyden götürdü.

Sanır ailesi olayın ardından köy muhtarı ile birlikte, Şırnak Jandarma Merkez komutanlığına bağlı Milli Özel Tip Jandarma Karakol Komutanlığı'na gitti. Karakoldakiler aileye Ahmet Sanır'ın orada bulunmadığını söyledi. Ahmet Sanır kaybedildikten iki gün sonra, Silopi ilçesine bağlı bir köyde yaşayan köylüler, bir kişinin beyaz Toros marka bir araçla Sinan Lokantası'na getirildiğini, sürüklenerek lokantanın içine götürüldüğünü ve iki-üç dakika sonra içeriden silah sesleri geldiğini anlattılar. Köylülerin anlattığına göre daha sonra aynı kişiler geldikleri araca binerek oradan uzaklaştılar. Bunun üzerine köylüler Sinan Lokantası'na girdiler ve orada bir kişinin cansız bedeniyle karşılaştılar. Cesedi alarak köy mezarlığına gömdüler. Bu olayı duyan Sanır ailesi köye gitti. Köylülerin kendilerine gösterdikleri elbiselerden gömülen kişinin Ahmet Sanır olduğunu teşhis ettiler."

Yapılan konuşmaların ardından Ahmet Sanrı ve tüm kayıpların anısına 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirildi.

BATMAN

İHD ve kayıp yakınları 342. haftada Gülistan Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde "Kayıplar bulunsun failler yargılansın" sloganı ile eylem düzenledi. Eyleme katılan HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, Kürdistan'ın her yerinin yangın yerine çevrildiğini, sivillerin katledildiğini belirterek, "Eğer 7 yaşındaki bir çocuk güvenlik güçlerin kurşunuyla katlediliyorsa burada bir savaş yoktur. 7 yaşındaki bir çocuğun bir çatışma içerisine girmesi, söylenildiği ve yansıtıldığı gibi güvenlik güçlerine karşı silah kullanması akla mantığa uygun değildir" dedi.

Kürtlerin sürekli 90'lı yılların karanlık günlerine çekilmeye çalışıldığını belirten Ayşe, "Bu halk 90'lı yıllardaki halk değildir, bu halk 90'lı yıllarda katliam yapanları tarihin karanlık sayfalarına gömmüştür. Erdoğan ve AKP hükümeti de bizi sürüklemek istedikleri o karanlığa gömülecektir. Bunun karşısında bütün demokrasi çevrelerini vicdan sahibi herkesin sesini yükseltmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.

'Asker polis bu kirli oyunda yer almamalı'

Asker ve polislerin elini tetikten çekmesi gerektiğini ifade eden Ayşe, "Onların da bu kirli oyunun içerisinden çekilmesi, seslerinin daha çok yükseltmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu kirli savaşta kendilerinin de canının kıymetinin olmadığını görmesi gerekiyor. Kardeşinin cenazesinde konuşan Yarbay gibi bütün güvenlik güçlerinin de askerin, polisin artık 'ben bu katliamın içinde olmayacağım, bu benim savaşım değil, bu kirli oyun içerisinde yer almayacağım' deyip sivil halka karşı elini tetikten çekmesi gerekiyor. Bu sorun hiçbir zaman çatışmayla, savaşla çözülmedi. Biz müzakere sürecine geldiğimizde beraber yaşayan halklar olarak birbirimizin yüzüne bakacak durumumuz olmalı" ifadelerinde bulundu.
Cumhurbaşkanı'nın eşi Emine Erdoğan'ın yaşamını yitirenler asker annelerine, "Sabır meyvesi tatlıdır" sözlerine tepki gösteren Ayşe, "Emine Erdoğan bile çıkıp şehitlikten ve hesap sormaktan söz ediyor. Şehit olmak isteyen varsa bu kirli oyunun içerisinde yer almak isteyen varsa buyursun gelsin. Vicdanını kaybedenleri saflara davet ediyoruz ama kendi evinde 7 yaşında çocuğu da olan güvenlik güçlerinin kirli oyundan çekilmesi gerekiyor. Herkesin bu kirli oyuna dur demesi gerekiyor ve çözüm sürecinin devam etmesi konusunda irade sergilemesi gerekmektedir."

'Taraflar yeniden müzakereye başlamalı'

Ardından İHD adına açıklamayı yapan Devran Yıldız, "İçinde bulunduğumuz çatışmalı durum daha da ağırlaşmadan tarafların silahlı saldırı pozisyonundan çıkması ve 3 yıldır devam eden çatışmasızlık haline geri dönülmesidir. Dönülecek çatışmasızlık durumunda taraflar yeniden müzakereye başlayarak başta Kürt meselesi olmak üzere sorunlarımızın demokratik yol ve yöntemlerle çözüme ve toplumsal barışı sağlayabilmektir" şeklinde açıklama yaptı.

ŞIRNAK

Şırnak'ın Cizre ilçesinde Cumartesi Anneleri (Dayîken Şemiye) 349'uncu haftada bir araya geldi. Sanat Sokağı'nda düzenlenen oturma eylemine MEYA-DER, KURDİ-DER- TUHAD-FED üyeleri de katılım sağladı. Gözaltında kaybettirilenlerin fotoğraflarının taşındığı eylemde anneler bu hafta 1994 yılında kaybettirilen Selam Demir ve Mehmet Şerif Ekin'in akıbetini sordu. Açıklamayı okuyan İHD Cizre Şubesi üyesi Abdulkerim Pusat, "Köyde gerilla var gerekçesiyle sık sık yapılan baskınlarda Selam Demir ve Şerif Ekin gözaltına alınıyor ve onların ardından bir daha haber alınamıyor" dedi. Abdulkerim, son süreçle beraber 1990'lı yılların uygulamalarının tekrar getirilmek istendiğine dikkat çekerek, "Bu hafta 4 fotoğraf daha taşıdığımız fotoğraflara eklendi. Katliamcılar yine sahnede ve Kürt halkına dönük kirli politikalarını yürütmeye devam ediyor" diye konuştu.

(ekip/gc)