Barış Anneleri 1 Eylül'de Ankara'da eylemde olacak

09:03

Şehriban Aslan / JINHA

AMED/İSTANBUL - 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde Ankara'da Meclis binası İran ve ABD konsoloslukları önünde 2 günlük eylemde olacak Barış Anneleri, Türkiyeli anneleri savaşa karşı barış eylemine desteğe çağırdı. Anneler,"Bir asker yaşamını yitirdiğinde ve annesi kendisini tabutunun üzerine attığında hepimizin yüreği parçalanıyor. Her iki tarafın da annelerinin bir daha ağlamaması için gelin hep birlikte barış gününde barışı haykıralım" diye çağırdı.

Türkiye'de 7 Haziran seçimlerinin ardından Suruç katliamı ile startı verilen savaşın yeniden başlaması ile yaşamını yitirenlerin sayısı her geçen gün artıyor. En zorlu dönemlerden bu yana beyaz tülbentleriyle savaşa karşı barışı haykıran Barış Anneleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde Ankara'da Meclis binası İran ve ABD konsoloslukları önünde 2 günlük eylem yapacak. Diyarbakır Barış Anneleri Meclisi üyesi Havva Kıran, "Cumhurbaşkanı ve Başbakan'la tekrar görüşme talebinde bulunacağız. İlk başvurumuzu kabul etmediler, bizde bu defa direk kapılarına gideceğiz" diye kaydetti.

'Akan gözyaşının rengi yoktur'

Havva, "Bugün Kürdistan'ın her yerinde gözaltı ve katliamlar yapılıyor. Madem bu kirli oyunlar ve politikalar Ankara'nın Meclis'inden çıkıyor bizde yönümüzü Ankara'ya çevireceğiz. İran, Amerika ve Türkiye konsolosluklarına gideceğiz. Cumhurbaşkanı ve Başbakana başvuruda bulunacağız. İlk başvurumuzu kabul etmediler, bizde bu defa direk kapılarına gideceğiz" dedi. Tüm anneler gibi kendilerinin de hiçbir annenin ağlamasını istemediğini dile getiren Havva, akan gözyaşının renginin olmadığını vurguladı.

'Anneler çocuklarını saraya kurban etmek için büyütmedi'

AKP hükümetinin kirli savaşını Kürtler ve çocukları üzerinde denediğini ifade eden Havva, "Hiçbir asker annesi çocuklarını bu kirli politikalara kurban etmesin. Anneler çocuklarını saraya kurban etmek için büyütmedi. Gerilla annesi de asker annesi de el ele vererek bu savaşın önüne geçebilir, yeter ki birlik olalım. Erdoğan kendi oğlunu savaşa göndersin" dedi. Vicdan sahibi olan herkesi kendilerine destek vermesi için Ankara'da yanlarında olması gerektiğini kaydeden Havva, "Bir asker yaşamını yitirdiğinde ve annesi kendisini tabutunun üzerine attığında tüm annelerin yüreği parçalanıyor. İnsanım diyen herkes gelsin. Herkes annelere ve yüreklerinin acısına ses versin" diyerek destek çağrısında bulundu.

'Kimse bu acıyı tatmasın'

Barış Anneleri İstanbul Meclisi üyesi Döndü Ergin ise "Kurşun adres tanımaz. Benim asker annesi ağlayınca da içim yanıyor. Geçenlerde ölen Jandarma Ali Alkan'ın abisinin cenazede 'Ali'm, Ali'm' diye ağlamasında içimden bir şeyler koptu. Çünkü ben de şehit annesiyim. 2 tane şehidim var. Acının ne olduğunu biz tatmışız. Ama diyoruz ki kimse bu acıyı tatmasın. Bizim halkımız gerçekten duyarsız diyerek, halka 'Ne kulaklar sağır olsun, ne diller lal olsun, ne gözler kör olsun' gelsinler el ele verip bu barışı getirelim. Barışın olmadığı yer yangın yerine çevrilen Türkiye'dir, yangın yerine çevrilen yer bizim yaşadığımız bizim yerimiz" diyerek duygularını dile getirdi.

'Barış için birlikte mücadele edelim'

"Şu an yaşadığımız süreç sanki bir gemiye binmiş yola çıkmış gibi" sözleriyle mevcut durumu özetleyen Döndü, "Bu gemi batarsa hepimiz batarız, çıkarsak hepimiz çıkarız. Onun için bu gemiyi çıkartmayı düşünelim, el ele verelim ve insanca bir düşünce sağlayalım" mesajı verdi. Döndü, barışın sağlanması için bütün asker, gerilla annelerine ve babalarına çağrı yaparak, barış için birlikte mücadele etme çağrısında bulundu.

'Erdoğan ve hükümet savaşta diretiyor'

Barış Anneleri İstanbul Meclisi'nden Güler Buğday da yıllardır annelerin barış için verdiği çabaya dikkat çekerek, bugüne kadar mücadele etmelerinin nedeninin ise barışa olan inançları olduğunu kaydetti. Güler, iki buçuk yıldır büyük bir fedakarlıkla, özveriyle, tutuklamalara rağmen sürdürülen bir mücadelenin olduğunu ifade ederek,"Maalesef görüyoruz ki hala Erdoğan ve hükümet savaşta diretiyor. Halka seçimlerde barış ümidi serpildi. Gerçekten birden bir yüzde 13 kadar barış isteyenler vardı. Bunlar da Kürtler ve Kürtlerin dostları ve savaş istemeyenlerdi. Çaba harcandı. Ve başarılı olundu, 80 milletvekili meclise konuldu. Mecliste bir sözümüz olsun, barışı sürdürelim, barışı sağlayalım, barış gelsin, insanlar ölmesin diye. Erdoğan baktı ki tek başına iktidar olamadı, anladı ki tek başına iktidar olamayacak kendi savaş politikasını hazırladı. Seçimden hemen sonra kendi savaş stratejisini başlattı" şeklinde konuştu.

'Savaşa karşı barış seti'

Güler son olarak bütün annelere seslenerek, "Bu savaşa karşı barış seti oluştursunlar, haykırsınlar, sokaklara dökülsünler. Kürt kadınları senelerdir çekiyor, diğer annelerde artık çocuklarını kaybetmemeleri için ciğerlerinin yanmaması için, ağlamamaları için örgütlensinler, çoğalsınlar" şeklinde çağrı yaptı. Güler, annelerin el ele sırt sırta vererek "yeter" diye ses çıkarmaları için sokağa davet etti.

(mı/dc/zd)