Figen Yüksekdağ: Fırat'ın doğusunu cehenneme çeviriyorlar

16:15

JINHA

İSTANBUL - Suruç katliamında yaşamını yitiren 33 sosyalist için verilen kırk yemeğinde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, "Fırat'ın doğusunu cehenneme çeviriyorlar. Bugün Silvan'da, Silopi'de, Varto'da çocuklar katlediyor. Bu yaşananların tek nedeni Türkiye halklarının 7 Haziran'da birleşip kardeşleşmeye karar vermiş olmasıydı" dedi.

Suruç katliamında yaşamını yitiren 33 SGDF'li ve sosyalist için Kadıköy'de bulunan Yoğurtçu Parkı'nda kırk yemeği verildi. "Kobanê sana yine geliriz" ve katliamda yaşamını yitiren 33 sosyalistin fotoğraflarının olduğu pankart yer aldı. Yemeğe HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, HDP İstanbul Milletvekili Sezai Temelli, HDP İstanbul İl Eş Başkanı Cesim Soylu ve CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da katıldı. Anmada sık sık "Şehitler yaşıyor, komünistler savaşıyor", "Arîn'den Sibel'e yürüyoruz zafere" sloganları atıldı. Etkinliğe, Suruç katliamında yaşamını yitiren Çağdaş Aydın, Polen Ünlü, Hatice Ezgi Sadet, Ferdane ve Nartan Kılıç'ın ailesi ile Kobanê devriminde hayatını kaybeden Suphi Nejat Ağırnaslı'nın ailesi katıldı.

'Suruç Kürdistan'ın özgürlük kenti olmalıdır'

Anmada ilk olarak sözü alan katliamda yaşamını yitiren Çağdaş Aydın'ın babası Feti Aydın, "Gülmeleri yasaklanan çocukları güldürmek için Suruç'a gittik. Bizler, yıkılan evlerin yerine bir tuğla koymak için gittik. Bu bizim sorumluluğumuzdu. Suruç bizim, Kobanê bizimdi. Ne kadar omuz omuza verirsek bu mücadele başarıya ulaşacaktır. Bizler Suruç'a Suphi Nejatlar için, Arîn Mîrxanlar için gittik. Suruç kardeşlik kenti olmalı, Suruç Türk ve Kürt devrimci mücadelesinin birleşik gücü olarak Kürdistan'ın özgürlük kenti olmalı" dedi.

'Öfkemiz acımızdan daha büyük'

Feti'nin ardından SGDF adına konuşan Ceren Çoban, "Bizler sosyalist gençler olarak yirminci yüzyılın Stalingrad'ı olan Kobanê için çıktık yola. Ellerimizde oyuncaklarımızla, yüreğimizde umutlarımızla çıktık yola. Acımız büyük Ortadoğulu çocukların yüzlerine gülücük kondurmak için gülüşlerini güzel yoldaşlarımız yaşamlarını yitirdiler" dedi. Öfkelerinin acılarından daha büyük olduğunu vurgulayan Ceren, "Onlara zafer sözümüz var. 'Arîn'den Sibel'e yürüyoruz zafere' dedik. Polen'den Sibel'e, Sibel'den Ezgi'ye, Ezgi'den Aydan'a yürüyoruz devrime" diyerek devrim sözü verdi.

'Bedenleriyle Batı ve Kürdistan'da köprü oluşturdular'

Ceren'in konuşmasından sonra ise sözü alan ESP Genel Başkanı Sultan Ulusoy, Suruç katliamında yaşamını yitirenlerin, bedenleriyle Batı ve Kürdistan arasında kardeşlik köprüsünü inşa ettiklerini kaydetti. Katliamda yaralanan ve hala tedavi altında olan 19 yaşındaki Güneş Erzurumluoğlu'ndan bahseden Sultan şunları söyledi: "Katliamın ardından 19 yaşına girdi. Güneş 'Yürüyeceğim ve yoldaşlarımın hesabını soracağım' diyor. Sağ kurtulan diğer yoldaşlarımızda 'bizler yaşıyorsak kendilerini bize siper eden yoldaşlarımızın sayesindedir' diyor. Böyle bir gençlikle omuz omuza yürüyoruz. Acısını öfkeye dönüştüren gençlikle omuz omuza yürüyoruz" diye konuştu.

'Barış yeri geldiğinde ölmeyi bilmektir'

Son olarak ise HDP Eş Genel Başkanı Figen Figen Yüksekdağ söz alarak, "Karanlığın en yoğun olduğu günler en küçük bir ışığın en fazla görüldüğü zamanlardır. Zifiri bir karanlık içerisinde canları ile onurları ile yola çıkan gençler umudu gösterdiler. Gerçek kardeşliğin insanlığın o soylu barış isteğinin ne demek olduğunu gösterdiler. Barış; yeri geldiğinde ölmeyi bilmektir. Silahlardan başka hiçbir sesin duyulmadığı Kobanê topraklarında çocukların gülüş seslerini duymak için çıktılar yola. Bu gençlerin yaktığı ateş çok geldi karanlık güçlere. O gençler özgürlüğe barışa inanan soylu mücadele evlatları olarak gerekirse kendi bedenlerinin tutuşturulabileceğini gösterdiler" ifadelerinde bulundu. Figen, sarayın sahiplerinin kardeşlik köprüsünün kurulmasını istemediğini ve bu nedenle Türkiye halklarının barışını bertaraf ettiğini dile getirdi.

'Kardeşlerimizin cesaretini kuşanacağız'

Figen sözlerine şöyle devam etti: "33 canımızın anısına onlara verdiğimiz sözle, Türkiye'de demokrasi ve özgürlük değerlerini savunuyoruz. Fırat'ın doğusunu cehenneme çeviriyorlar. Bugün Silvan'da, Silopi'de, Varto'da çocuklar katlediyor. Bu yaşananların tek nedeni Türkiye halklarının 7 Haziran'da birleşip kardeşleşmeye karar vermiş olmasıydı. Gençler cesareti kuşanıp savaş coğrafyasına gittiler. Bizler de o kardeşlerimizin cesaretini kuşanacağız. SGDF'lilerin pankartına bakınca bundan 3 yıl öncesini hatırlıyorum. Buradaki yüzler Gezi komünü inşa eden savunan yoldaşlarımızdı. Ezgi, Polen, Duygu, Çağdaş yoldaşlar… Gençler bize halkların birbirinden koparılamayacağının temel kararlılık çizgisi oldular."

Yapılan konuşmaların ardından BEKSAV Müzik Topluluğu sahne aldı. Müziğin ardından katliamda yaşamını yitirenler için yemek dağıtıldı.

(sö-mı/ödk/mg)