'Açlık grevindeki tutsaklara ses olmalıyız'
09:02
Öykü Dilara Keskin/ JINHA
İSTANBUL - PKK'li ve PAJK'lı tutsakların açlık grevi eylemleri 15'inci gününe girerken tutsakların taleplerini değerlendiren TUAD Eş Başkanı Süreyya Aydın, "Bu talepler bizlerin de talebidir. Halklar artık evlerinden çıkıp meydanlarda ve cezaevindeki tutsakların yanında olmalıdır " dedi.
PKK'li ve PAJK'lı tutsakların PKK Lideri Abdullah Öcalan'a uygulanan tecrit, YPG/YPJ'lilerin cenazelerinin ailelerine verilmemesi ile siyasi soykırım operasyonlarına karşı 15 Ağustos'ta başlattıkları süresiz dönüşümlü açlık grevi devam ediyor. Açlık grevi 15'inci gününe girerken, açlık grevindeki tutsaklara yönelik baskı ve şiddet de artıyor. Balıkesir'de bulunan Burhaniye E Tipi Kapalı Cezaevi'nde 15 Ağustos tarihinden bu yana açlık grevinde bulunan Mehmet Adıyaman ve Sinan Şimşek adlı siyasi tutsakların tek kişilik hücrelere alınarak, B-12 vitaminin verilmediği belirtildi. Denizli Cezaevi'nde bulunan 2 siyasi tutsağa gazete ile dergilerin verilmediği ve tutsakların sağlık hizmetinden yararlanamadığı öğrenildi. Malatya E Tipi Kapalı Cezaevi'nde kalan tutsaklar, açlık grevinde 13 tutsağın koğuşlarının zorla değiştirilmek istenmesi sonucu tutsaklar ile gardiyanlar arasında tartışma yaşanmış bunun sonucunda tutsaklar darp edilmişti. Açlık grevine karşı cezaevlerinin baskıları devam ederken, tutsaklar direnişlerini büyüterek, açlık grevinin 15'inci gününde taleplerinin kabul edilmesini bekliyor.
'Devlet bize ne yapmadı ki?'
Açlık grevine ilişkin konuşan İstanbul TUAD Eş Başkanı Süreyya Aydın, AKP'nin seçim yenilgisiyle beraber halklara savaş açtığını söyleyerek, 5 Nisan'dan bu yana PKK Lideri Abdullah Öcalan'la görüşmelerin yapılmadığını ve tecridin arttığını söyledi. Süreyya, AKP'nin çözüm sürecini bitirdiğini vurgulayarak "AKP halkların taleplerini, dillerini ve kimliklileri kabul etmedi. AKP sarayından vazgeçmek istemiyor" dedi. "Öz yönetim" kararı alınmasına karşı saldırılar, siyasi soykırım operasyonları gerçekleştirildiğini, yaşamını yitiren gerillaların cenazelerine işkence yapıldığını vurgulayan Süreyya "Devlet bize neler yapmadı ki ?" diye sordu.
'Açlık grevi bir isyan eylemidir'
Kürdistan'da katliamlar olurken, bir yandan da cezaevlerinde açlık grevine giren tutsaklara yönelik baskıların var olduğunu dile getiren Süreyya, "Saldırılar devam ederken, yeni cezaevleri yapılıyor ve siyasi tutsaklar sürgünlere uğradıklarında bu süreçlerde darp ediliyor" ifadesini kullandı. Cezaevindeki açlık grevi eylemlerini bir isyan eylemi olarak nitelendiren Süreyya, "Daha önceki dönemlerde de işkencelere karşı tutsaklar açlık grevine girmişti. Bu eylemleri dünyaya seslerini duyurmak için yapıyorlar" dedi. 2012 yılında 12 Eylül'de başlayan ve 68 gün süren PKK'li ve PJAK'lı tutsakların açlık grevi eylemi yaptığını ve eylemin PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın çağrısıyla sona erdiğini hatırlatan Süreyya, cezaevlerinde açlık grevine olan tutsakların seslerinin duyulması gerektiğini vurguladı.
'Halklar açlık grevindeki tutsaklara ses vermelidir'
Açlık grevinde bulunan Malatya E tipi Cezaevi'nde Gaffur Bayram'ın kemiklerini kırıldığını aktaran Süreyya, bedenlerini şuan açlığa yatırmış olan tutsakların ileride bu baskı ve şiddetin sonuçlarını yaşayacağını, kamuoyunun da bunu bilerek hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Açlık grevindeki tutsakların taleplerine değinen Süreyya, "Bu talepler bizlerinde talebidir. Halklar artık cezaevindeki açlık grevine ciddi bir şekilde ses vermelidir. Halklar artık evlerden çıkıp meydanlarda olmalı ve cezaevindeki tutsakların yanında olmalıdır" dedi.
İstanbul'da açlık grevi eylemlerine destek için eylem ve etkinlikler düzenlemeyi düşündüklerini ifade eden Süreyya, cezaevinde başlatılan açlık grevine karşı İstanbul'un cevap olması gerektiğini söyledi.
(dc/gc)

