BDP ‘köy yakmalarına’ ilişkin Meclis’e önerge sundu
12:31
JINHA
ANKARA – BDP Grup Başkanvekili ve Bingöl Milletvekili İdris Baluken, 1990’lı yıllarda bölgede yaşanan katliam ve köy kaymalarının ortaya çıkarılması, geçmişle yüzleşme ve hakikatin açığa çıkarılması amacıyla Meclis’e araştırma önergesi sunarak, bu dönemde devlet kurumlarına bağlı ve eklemlenmiş grupların, hiyerarşik örgütlenmelerin yaptıklarının açığa çıkarılması istedi.
BDP Grup Başkanvekili ve Bingöl Milletvekili İdris Baluken, 1990’lı yıllarda bölgede yaşanan katliam ve köy kaymalarının ortaya çıkarılması, geçmişle yüzleşme ve hakikatin açığa çıkarılması amacıyla Meclis’e araştırma önergesi sundu. “1990’lı yıllar Türkiye siyasi ve sosyal tarihi açısından karanlık dönem olarak geçmektedir. Büyük bir çoğunluğu Fırat’ın doğusunda olmak üzere birçok cinayet yaşanmış, köyler yakılıp boşaltılmış, milyonlarca insan yerinden edilmiştir. Büyük bir siyasal ve insani acı, sosyal problem ise topluma kalmıştır” denilen önergede, “Kürt Sorununun çözümü ile ilgili ordu, asker, silah üçgenine devredilen çözüm aklı, çözümsüzlüğü derinleştirmiştir. Ortaya çıkan tablo dünyadaki benzer örneklerini bile aratacak bir düzeye ulaşmıştır. Kürt şehirlerinden büyük metropol kentlere göç etmek zorunda kalan altı milyon insan, sağlıksız koşullarda barınmış ve ciddi bir kentleşme problemi ile karşı karşıya kalmıştırlar. Yapılan birçok bilimsel, akademik çalışmanın da gösterdiği üzere, yerinden edilen yurttaşlarımız gittikleri yerlerde etnik, dinsel, kültürel ayrımcılıklara tabi tutulmuşturlar” diye kaydedildi.
‘Bu acı tablo ile yüzleşilmemiştir’
Kara tabloya giden yolun taşlarının köy yakmalar ve faili meçhuller üzerinden döşendiği ifade edilen önergenin devamında şunlara yer verildi:
“17 bin faili meçhul, bölge halkı nezdinde bir istatistik hücresi değil, canın yanan insanların isyanının rakamı haline gelmiştir. 1990’lı yıllarda ortaya çıkan bu vahim tablo, peşi sıra köy yakmalarını ve yerinden edilmeleri getirmiştir. Türkiye siyasi ve adli tarihi bu acı tablo ile hiçbir zaman yüzleşmemiştir. Asrın davaları olarak adlandırılan Ergenekon Davalarında söz konusu dönemde faili meçhullerin ve köy yakmalarının yaşandığı yerlerde yetkili olan askeri yetkililer bulunmasına rağmen mağdurların müdahillik talepleri ret edilmiştir. Bunun yanı sıra söz konusu davalarda, bölgede işlenen faili meçhuller ve köy yakmalarla ilgili tek bir suç isnatı söz konusu bile olmamıştır. Bu durum da bölge halkında büyük bir vicdani kırılmaya, adalete olan güvensizliği derinleştirmeye sebep olmuştur.“
Askerlerden köy yakmalarına ilişkin itiraflar
Köy yakmalara yönelik itirafların da olduğuna dikkat çekilen önergede, “Tüm bu siyasi ve toplumsal süreç ilerlerken, ilk defa 1990’lı yıllarda köy yakmalara yönelik bir itiraf olmuş, bu itiraflar savcılığa intikal etmiştir. 1994 yılında bölgede görev yapan bir askerin ifadesi ile ordu kurumuna bağlı köy yakma taburlarının olduğu açığa çıkmıştır. İnsanı dehşete düşüren asker açıklamaları ise şunlardır: ‘Bizim taburumuza verilen görev köyleri yakmaktı, orada kaldığımız süre içerisinde Hazro, Lice, Hani ve Kulp ilçelerine bağlı yaklaşık 30 köyü yaktık. Köylere girince komutanlarımız askerleri ikişer-üçer kişi olarak evleri yakmakla görevlendiriyordu, evlere girip ‘Dışarı çıkın, yakacağız’ diyorduk, eşyalarını boşaltmak için fırsat vermiyorduk’ Söz konusu bu itiraflar bölgede 1990’lı yıllarda yaşanan insanlık dışı fotoğrafı gözler önüne sermektedir. Bu dönemde devlet kurumlarına bağlı ve eklemlenmiş grupların, hiyerarşik örgütlenmelerin yaptıklarının açığa çıkarılması, hakikate ulaşma ve toplumsal barışa şans verilmesi için bir Meclis Araştırması açılmasını talep ediyoruz” denildi.
(mg)
