Cizre Raporu: Sivilleri keskin nişancılar vurdu

14:38

JINHA

AMED - Diyarbakır Barosu 27 Ağustos günü Şırnak'ın Cizre ilçesinde 7 yaşındaki Baran Çağlı ve 3 sivilin yaşamını yitirmesine neden olan saldırılara ilişkin inceleme raporunu açıkladı. Baro Başkanı Tahir Elçi, incelemeler sonucunda 4 ölümden 3'ünün askeriyeye ait mevzilerin görüş açısında olan bir yerde ve kafalarına aldıkları tek kurşun ile yaşamını yitirdiklerini belirterek, 7 yaşındaki Baran Çağlı'nın ise zırhlı aracın çarptığı bir duvarın altında kalarak yaşamını yitirdiğine dair ifade olduğunu söyledi. Tahir Elçi, ölümlerin üzerinden geçen 24 saatte bile olay mahalline gelinmediğini belirterek, etkin soruşturmadan şüphe duyduklarını ifade etti.

Diyarbakır Barosu, 27 Ağustos günü Şırnak'ın Cizre ilçesinde 4 sivilin yaşamını yitirmesine neden olan saldırılara ilişkin inceleme raporunu açıklamak üzere adli yardım binasında basın toplantısı düzenledi. Raporu okuyan Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, inceleme yapmak üzere Cizre'ye gittiklerini ve burada görgü tanıkları, mahalleliler, sağlık görevlileri ve yaşamını yitirenlerin aileleri ile görüştüklerini söyledi. Tahir, "4 ölümden 3'ü yani sağlık görevlisi Eyüp Ergen, Mesut Sanrı ve Emre Yanaş askeriyeye ait mevzilerin görüş açısında olan bir yerde ve kafalarına aldıkları tek kurşun ile yaşamını yitirmişlerdir. 7 Yaşındaki Baran Çağlı ise zırhlı aracın çarptığı bir duvarın altında kalarak yaşamını yitirmiştir" dedi.

'Yaşamını yitirenler silahlı değildi'

İfade edildiğinin aksine yaşamını yitirenlerin silahlı olmadığı ve savunmasız bu kişilerin keyfi ve yargısız bir şekilde katledildiğini vurgulayan Tahir, "Olayla ilgili hiçbir soruşturmanın başlatılmadığını biliyoruz. Hatta aracın içerisinde katledilen sağlık görevlisi Eyüp Ergen'in içerisinde vurulduğu araç olaydan bir gün sonra kimsenin fark etmeyeceği şekilde yakılmış ve bizler olayla ilgili inceleme yaptığımız sırada bir çekici gelip aracı çekmek istemiştir. Neden çekildiğini sorduğumuzda ise çelişkili cevaplar aldık. Bunun yanı sıra bir evin bahçesinde park edilmiş ve şoför ile yanında oturan kişinin hedef alınacağı şekilde iki kurşun izinin olduğu bir kamyonet dikkatimizi çekti ancak kime ait olduğu oraya nasıl geldiği ve içerisinde kimlerin vurulduğu ile ilgili hiçbir bilgimiz yoktur" dedi.

'Etkin soruşturma yapılacağından şüpheliyiz'

Cizre'de yaptıkları inceleme sonucunda etkin bir soruşturmanın başlatılmayacağını düşündüklerini ve katliamların üstünün örtüleceğinden kuşku duyduklarını ifade eden Tahir, "Bizler bir an önce Sayın Öcalan ile görüşmelerin yapılması ve kendisinden alınacak mesajın kamuoyuna sunularak bu ateşe bir su dökülmesi taraftarıyız" ifadelerinde bulundu.

Tahir raporda yer alan bilgileri aktararak, heyetin Cizre merkezinde girdiğinde tüm iş yerlerinin kapalı olduğunu, trafik ve araç seyrinin hemen hemen olmadığını, bazı sokak başlarında insan topluluklarının bulunduğunu, kentte olağanüstü bir durum ve endişeli bir hava olduğunu gözlemlediklerini belirtti.
'Eyüp Ergen'in aracı yakıldı'

Cudi, Nur ve Sur mahallelerinden ana yola bağlanan neredeyse tüm sokakların ya kazılarak ya da büyükçe taşlar veya başka cisimlerle kapatıldığını ve mahallelere araç girişinin hemen hemen mümkün olmadığını belirten Tahir Elçi, sağlık personeli Eyüp Ergen'in içinde vurularak öldüğü aracın daha sonraki bir saatte bilinmeyen kimseler tarafından yakıldığını ve tümüyle yanmış araç kalıntısının cadde ortasında durduğunu gözlemlediklerini aktardı.
Aynı mahalde görgü tanıkları ile görüşme yaparken bir araç çekicisinin gelerek aracı götürmeye çalıştığını, çekici şoförünün araç sahibinin isteği üzerine araç enkazını Emniyet Müdürlüğü'ne götüreceğini söylediğini aktaran Tahir, şu bilgilere verdi:
"Heyetimiz olayın üzerinden 24 saat gibi bir süre geçtiği halde güvenlik görevlilerinin, olay yeri inceleme ekiplerinin ve Cumhuriyet Savcılarının olay yerine gelmediğini, olay yerinde delil toplama, bulgu tespiti, tanık dinleme vb. bir işlem yapmadığını tespit etmiştir.

'Cizre Tank Taburu'ndan ölümlerin gerçekleştiği yer görülüyor'

Heyetimiz sağlık personeli Eyüp Ergen ile diğer bazı sivillerin öldürüldüğü Botaş Caddesi üzerindeki yerin geniş ve uzun bir cadde olduğunu, her iki tarafında evler bulunduğunu, yolun yukarıdan aşağıya doğru eğimli olduğunu, yukarıda Cizre Tank Taburu nöbetçi kulübeleri, aşağıda ise diğer askeri kışlanın nizamiye ve betonarme nöbetçi kulübelerinin görüldüğünü, hem Tank Taburunu koruma mevzii/kulübe hem de aşağıdaki askeri birliğin yüksek taş/beton duvarlarının üzerindeki kum torbaları mevziilerinden ve gözetleme kulelerinden ölümlerin gerçekleştiği yerin tam olarak ve rahatlıkla görülebildiğini tespit etmiştir. Sağlık personeli Eyüp Ergen ve diğer bazı ölümlerin gerçekleştiği nokta ile Tank Taburu nöbetçi mevziileri arasında 400-500 metre, aşağıdaki mahalle ile bir bütün olan askeri kışlanın nizamiye kulesi ve diğer askeri mevziilere 700-800 metre mesafede olduğunu, dolayısıyla yanmış aracın bulunduğu ve ölümlerin gerçekleştiği yerin iki askeri birliği birbirine bağlayan ve her iki yerden cepheden görülebilen yolun orta yeri olduğu tespit edilmiştir.

'Mayını kimi döşediği bilinmiyor'

Heyetimiz aynı yolun üzerinde ve ölümlerin meydana geldiği yere yakın bir yerde/caddenin ortasında büyük bir yarık ve hendeğe benzeyen bir çukur tespit etmiş, bu durumun gençlerin bir hendek kazma girişimi şeklinde algılanmış ancak mahalle sakinleri yaklaşık 10 gün önce burada bir mayın patlaması olduğunu ve Şırnaklı Sahip Akıl adında sivilin aracıyla geçerken patladığını ve bu kişinin yaşamını yitirdiğini, ölen kişinin vücudunun paramparça olduğunu, vücudunun çeşitli organlarını etraftan topladıklarını, mayını kimin döşediğini bilmediklerini söylemişlerdir.
Heyetimiz aynı cadde üzerinde bir evin avlu kapısına doğru park edilmiş, ön camlarının tam olarak şoför ve şoför mahallinin yanındaki misafir koltuğundaki oturanı hedef alacak şekilde muntazam iki kurşun deliği olduğu halde görmüş, ancak bu aracın kime ait olduğu ve içinde ölen veya yaralanan olup olmadığı bilgisine ulaşamamıştır.

'Kışladan görülebilen evlerde kurşun izleri vardı'

Heyetimiz ölümlerin meydana geldiği yerin etrafındaki evlerin, özellikle aşağıdaki roketli saldırıya hedef olduğu belirtilen askeri kışladan görülebilen duvarlarda yoğun kurşun izleri tespit etmiş ve fotoğraflamıştır.
Heyetimiz olay mahallinde tesadüfen orada bulunan ve görüşülen tüm kişiler iki roket atışı duyduklarını ve bunun askeri birlik duvarına çok yakın bir mesafeden yapıldığını düşündüklerini, bundan sonra uzun bir süre her iki askeri birlikten tek tek ve nokta atışı biçiminde ve keskin nişancı olan görevliler tarafından ateş açıldığını, ölümlerin bu şekilde gerçekleştiği bilgisine ulaşmıştır.

'Mesut Sanrı da aynı bölgede vuruldu'

Heyetimiz askeri birliğe yapılan roket atışlarından çok sonra, karşılıklı veya tek taraflı ateş sona erdikten çok sonra DEDAŞ görevlisi Mesut Sanrı'nın DEDAŞ'a ait araçta, aynı bölgede vurulduğunu tespit etmiştir.

'7 yaşındaki Baran'ın üzerine duvar düştü'

Heyetimiz Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı'nın olay günü yaşanan tüm ölümlerin ateşli silah sonucu yaşandığı biçiminde aktardığı bilgi ve otopsi raporlarında bu yöndeki tıbbi ve kesin bilgilere rağmen çocuklardan Baran Çağlı'nın babası Kasım Çağlı oğlunun terk edilmiş bir evin bahçe duvarının çökmesi sonucu yaşamını yitirdiğini ifade etmiş, bu bilgiye nasıl ulaştığı biçimindeki sorumuza; kendisi olay saatinde ilçede olmamakla birlikte olayın bu şekilde meydana geldiğinin kendisine aktarıldığını, olay anında oğlunun yanında başka bir küçük çocuğun daha bulunduğunu, bu çocuğun bu bilgiyi aktardığını, ancak heyetimizin bu çocuğa ulaşması ve bilgisine başvurması mümkün olmamıştır.

'3 kişiyi keskin nişancılar öldürdü'

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığıca yapılan her dört ölüme ilişkin otopsi raporunun bir suretini edinmeye çalışmış ise de bu mümkün olmamış, ancak otopsi raporları tarafımızca okunarak not alınmıştır. 7 yaşındaki Baran Çağlı dışındaki 3 ölümün kafatasına isabet eden tek kurşunlarla gerçekleştiği, bu tıbbi tespitin tanıkların askeri birlikten tek tek ve nokta atışı şeklinde, keskin nişancılar tarafından yapılan atışlarla olduğu biçimindeki beyanla örtüştüğü tespit edilmiştir.

'Etkin soruşturma yürütülmeli'

Raporun sonuç bölümünde ise Eyüp Ergen, Mesut Sanrı ve Emin Yanaş'ın benzer şekilde aynı caddede farklı saat/dakikalarda seyir halindeyken tek tek atışlarla ve başlarından vurularak öldürüldükleri, bu durumun, askeri birliğin nöbetçi kulelerinden ve askeri birliğin istinaf duvarı üzerindeki kum torbalı mevzilerinden eğitimli keskin nişancılar tarafından açılan ateşle vuruldukları kanaatine varıldığı belirtilerek, Eyüp Ergen'i almak iseteyen ambulansın asker ve polisler tarafından engellendiği kaydedildi. Yine ölüm anından 24 saat sonra bile hala soruşturma makamlarının olay yerine gelmediği belirtilen raporda, etkin soruşturmada şüphelerin uyandığı kaydedildi. Raporda, "Diyarbakır Barosu olarak Cizre'deki soruşturma makamlarının hızla ve özenle etkili bir soruşturma yaparak ölümlere ilişkin tüm delilleri toplaması, ilk günlerde ifadeleri alınmayan tüm görgü tanıklarının ifadelerinin hızla alınması gerekmektedir. Görgü tanıkları ve otopsi raporlarının birbirleri ile örtüşecek şekilde Cizre ilçesi Nur Mahallesindeki Cizre Tank Taburu ve dicle Nehri kıyısındaki askeri kışlanın çevre duvarlar üzerindeki siper ve kulelerden kişiler hedef gözetilerek, nişan alınmak suretiyle ateş açıldığına ilişkin deliller karşısında aynı gün ve saatlerde her iki birlikte görevli personelin kimliklerin tespiti ile haklarında keyfi ve kasten öldürme suçundan soruşturma yürütülmesi gerektiği,

Cizre ilçesindeki hendek ve yolların taş ve diğer malzemelerle kapatılmasının halkın sosyal, sağlık, eğitim ve diğer günlük yaşamını olumsuz etkilediğinde, keza güvenlik güçleri ile mahallelerdeki kimi kişileri karşı karşıya getirecek çatışmalara yol açabileceği, halkın da bu yönde büyük kaygılar taşıdığı tespit edildiğinden, bu tür hendek kazma ve yol kapatma faaliyetlerinin sorunların çözümüne bir katkı sunmayacağını düşündüğümüzden bir an önce herhangi bir çatışmaya mahal verilmeden hendek ve taşlı barikatların kaldırılması gerektiğini önemle ifade etmek isteriz" denildi.

(sg-kt/gc)