'Kum torbalarının arkasında barış çığlıkları atanlara kurşun sıkılıyor'
15:12
JINHA
ANKARA - Hakkari ve Yüksekova'ya giden STK heyetinin raporu açıklandı. Raporu açıklayan İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan halkın asker ve polislerin uygulamalarından rahatsız olduğunu,çözüm umudunu yitirdiklerini belirtirken, DİSK Genel Başkanı Kani Beko ise "Kum torbalarının arkasında barış çığlıkları atan insanlara, çocuklara kurşun sıkıyorsunuz. Savaş çığlıkları atanlara karşı bizler barış çığlıkları atmaya devam edeceğiz" dedi.
Hakkari ve Yüksekova'da 26-27 Ağustos tarihlerinde incelemede bulunan İHD, DİSK, KESK, TTB ve TMMOB heyetinin hazırladığı rapor İHD Genel Merkezi'de yapılan basın toplantısıyla açıklandı. Toplantıya DİSK Genel Başkanı Kani Beko, KESK Eş Genel Başkanı Lami Özgen, TTB Merkez Konseyi Üyesi Şeyhmuz Güzel ve İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan katıldı.
'Halk iradesi tutuklanamaz'
Askeri operasyonlar sırasında "güvenlik" gerekçesi ile yapılan atışlar sonucu yangın çıktığının kabul edildiğini ve yangınların çıktığı alanlara müdahale edilmediğini açıklayan Öztürk Türkdoğan "Heyetimiz valilik görüşmesinden sonra Hakkâri Belediyesi'ni ziyaret etmiştir. Heyetimizi Belediye Başkan Vekili Saniye Özkan Tatlı ile Belediye Meclis üyeleri karşılamıştır. Heyetimiz belediye eşbaşkanlarının tutuklanması nedeni ile dayanışma ziyaretinde bulunduğunu ve geçmiş olsun dileklerini ifade etmiştir. Belediye Başkan Vekili ve diğer kişiler heyetimize eş başkanların tutuklanmasının siyasi bir tutum olduğunu, halkın iradesinin tutuklanamayacağını, eş başkanların gözaltına alınış biçimi (evlerinin kapıları kırılarak) ve tutuklanmasının saygısızlık olduğunu ve bunun halkta ciddi bir tepki yarattığını ifade etmişlerdir" dedi.
'Barış ve çözüm süreci umutlandırmıştı'
Baskı politikasına maruz kalacağını düşündükleri STK temsilcilerinin isimlerine yer verilmeyeceğini açıklayan Öztürk Türkdoğan, STK temsilcilerinin kendilerine 30 yıllık çatışma sürecinden sonra 2013 ile başlayan ve 2,5 yıl süren barış ve çözüm sürecinden umutlandıklarını, ancak 7 Haziran seçimlerinden sonra yeniden çatışmalı sürecin başlamasının tamamen siyasi olduğunu söylediklerini aktardı. Öztürk, STK'ların esnafın siftah yapamadan dükkân kapattığı günler olduğunu, ekonomik hayatın tamamen durgunlaştığını ve bunda çatışmalı sürecin rolü olduğunu ifade ettiklerini belirtti.
'Halk bir an önce barışın gelmesini istiyor'
Öztürk, şehirdeki özel harekât timlerinin zaman zaman plakasız zırhlı araçlarla dolaştığını, halka hakaret ettiklerini bunun en somut örneğinin eşbaşkanların gözaltına alınış biçimi olduğunu ifade ederek "Bir grup STK temsilcisi yaşanan çatışmalı süreçte yaşam hakkının tehdit altında olduğunu ancak buna rağmen halkın Hakkâri'yi terk etmediğini, maalesef halkta 'kabullenilmiş çaresizlik' duygusu olduğunu halkın bu topraklara bağlı olduğunu ve biran önce barışın gelmesini beklediklerini halkın sabrının kalmadığını, ya barış olsun ya da savaş olacaksa bir an önce olsun psikolojisinde olduklarını ifade edip barışa olan inançlarının azaldığını ifade ettiler" dedi.
'Halk cezalandırılıyor'
Seçimlerden önce tarımsal kalkınma projelerinin kabul edildiğini, seçime yönelik olarak yeni bir proje ilanına gidildiğini, kabul edilebilir bulunan 957 projeden sadece 13'ünün kabul edildiğini, bu noktada seçimlerde AKP'nin milletvekili çıkaramamasının etkili olduğuna vurgu yapan Öztürk Türkdoğan halkın cezalandırıldığını belirtti.
'Devlet cenazelere saygısızlık ediyor'
"Çukurca-Hakkâri yolunun güvenlik nedeni ile kapalı tutulmasından ötürü oradaki köylüler zor durumda bırakılıyor, buna bir çözüm bulunması gerekiyor" diyen Öztürk Türkdoğan, STK temsilcilerinin yaşamını yitiren HPG'lilerin cenaze törenlerinin yaptırılmaması konusunda baskı olduğunu, dolayısıyla devletin cenazelere saygısızca yaklaştığını ve bu durumun kendilerini rencide ettiğini ifade ettiklerinin altını çizdi.
Öztürk Türkdoğan bölgedeki STK temsilcilerinin diğer önemli aktarımlarını şöyle sıraladı:
*Hakkâri'deki bütün kazı makineleri ile iş makinelerine valilik izni olmadan iş yaptırılmamasının yarattığı sorunları ifade etmişlerdir.
*GSM operatörlerinin sık sık hizmet vermediğini ve iletişim sorunu yaşandığını, sık sık elektrik kesintileri yapıldığını ifade etmişlerdir.
*Çukurca'ya bağlı Ormanlı ve Geçimli köylerinin askeri operasyon sonrası halkın kendisini güvende hissetmediği için köylerini terk ettikleri belirtilmiştir. Sorumuz üzerine operasyonlar ve yaşanan çatışma nedeniyle bu iki köyün köylüler tarafından boşaltmaya zorlanmasında etkili olduğu anlaşılmıştır.
*Sağlık hizmetlerinin sunumunda yaşanan sorunları da dile getirmişlerdir.
*Sık sık hastane girişlerinde polis ya da özel harekat ekibi araçları beklediği için hastaneler adeta bir karakol görüntüsü almaktadır. Bu imaj hasta/yaralılarda gözaltına alınma ya da tutuklanma kaygısının gelişmesine neden olmakta ve tedavi olmaya gelmelerini engellemektedir.
*Gazi Mahallesi'ndeki evde Hakkâri halkına polis tarafından rastgele gaz fişeği ile gaz bombası atılmasına tanıklık etmişlerdir. Akşam saat 21.00 ile 23.30 arasında Gazi Mahallesi'nde bulunan polis lojmanlarından etraftaki cadde ve sokaklara rastgele 100'ün üzerinde gaz bombası atılmıştır. Polis lojmanlarına yönelik hiçbir saldırı yapılmadığı halde tamamen keyfi olarak ve halkı canından bezdirme amaçlı olduğunu düşündüğümüz şekilde yoğun gaz bombası atılarak bütün bir kent merkezi rahatsız edilmiştir. Bu konuyu aynı gün gündüz Hakkâri Valisi'ne söylememize rağmen ve valinin bu konu ile ilgileneceğini belirtmesine rağmen uygulamada hiçbir değişiklik olmamıştır.
'Halk yaşam mücadelesi veriyor'
Heyette yer alan DİSK Genel Başkanı Kani Beko 3 yıl süren çözüm sürecinde asker, polis ve gerilla cenazelerinin gelmediğini ve sivil ölümlerin gerçekleşmediğini vurgulayarak " Devletin, siyasetçilerin, hükümetin görevi bu olmalıdır" dedi. 25 bine yakın insanın evlerini terk ettiğini açıklayan Kani Beko geriye kalanların ise yaşam mücadelesi verdiğini aktardı. Halka "Ya siz Hakkâri'yi terk edeceksiniz ya da dağa çıkacaksınız" denildiğini belirten çizen Kani Beko " Bu topraklar 30 yılda beri kana da gözyaşına da doydu. Biz elimizi değil yüreğimizi taşın altına koyuyoruz. Yeter ki bu topraklar da can kaybı yaşanmasın. Kum torbalarının arkasında barış çığlıkları atan insanlara, çocuklara kurşun sıkıyorsunuz. Savaş çığlıkları atanlara karşı bizler barış çığlıkları atmaya devam edeceğiz" dedi.
(de/gc)
