Gülsüm Kav: Kadınlar hem şiddeti hem savaşı durdurabilirler

09:07

Öykü Dilara Keskin/ JINHA

İSTANBUL -Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Sözcüsü Gülsüm Kav, kadınlar olarak hem şiddeti hem de savaşı durdurabileceklerini belirterek, bunun için de kadınların barış mücadelesini yükseltilmesi gerektiğini söyledi.

AKP'nin tüm halklara olan düşmanlığının yanı sıra hem söylemleriyle hem de pratikleriyle kadınlara ayrımcı uygulamalar da bulunmakta. Savaşa odaklanan AKP, kadın cinayetlerini engellemek adına bir adım atmıyor, meclise önerilen Özgecan Yasası için ise hala bir gelişme elde edilmedi. Geçici hükümet sözcüsü Bülent Arınç'ın HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan'a "bir kadın olarak sus" demesinin ardından 2 kadının erkekler tarafından katledilmesi, AKP'nin ırkçı söylemlerinin kadın cinayetlerinin önünü açmasının bir göstergesi oldu. AKP'nin zihniyetinden dolayı bu yılın ilk 7 ayında 154 kadın erkekler tarafından katledildi.

'Kadınların sorunları da ertelendi'

Kadın cinayetlerine ilişkin ve AKP'nin kadın düşmanlığına ilişkin Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Sözcüsü Gülsüm Kav, Özgecan Aslan'ın katledilmesinin ardından toplumda farkındalığın artarak kadınların, "bir kez daha eksilmeyeceğiz" dediklerini hatırlattı. Kadınların haklarına eskisinden daha fazla sahip çıktığını söyleyen Gülsüm, "Kadın katliamlarını önlemek için siyasi adımların da atılması gerekiyor. Erkek egemen zihniyeti devlet destekliyor. Sorun burada yatıyor olaya buradan bakıldığında kadın cinayetlerinin önlenmesini sağlayabilecek sonuçlar elde edebiliriz" diye konuştu. Kadın cinayetlerinin önlenmesi için birçok önerilerinin olduğunu, bunlardan birinin de Özgecan yasası olduğunu dile getiren Gülsüm, "Mecliste kadınlar daha fazla olduğu için umutluyduk. Ama seçim sonrası Türkiye başka bir atmosfere girdi. Kadınların sorunları da ertelenmiş oldu" şeklinde konuştu.

'Savaş ortamında kadınlar ağır bedeller ödeyecek'

AKP'nin savaş konseptini devre sokmasıyla kadın cinayetlerinin de arttığını kaydeden Gülsüm, "Şile'de bir kadın parçalanmış bir halde bulundu. Fırat'ın öbür tarafında Kevser Eltürk de bir savaş politikası olarak katledildi. Yaşadığımız şey savaş ve şiddet ortamında kadınların ağır bedeller ödeyeceği ortaya çıktı" dedi. Geçici Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç'ın HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan'a "bir kadın olarak sus" demesinin toplumda kadın katliamlarına yol açtığını dile getiren Gülsüm, "AKP'nin DAİŞ'ten bir farkı yok. Yaptıkları İslam diniyle bağdaşmıyor. Eşi tarafından darp edilen AKP milletvekilini eşiyle barıştırmaya çalıştılar. Dokunulmazlığı olan bir milletvekiline eşi ve AKP dokundu. AKP'nin kadınlara bakışı budur" diye belirtti.

'Savaş demokrasiyi hiçe sayan bir şekilde ilerledi'

"Savaş politikaları kadına yönelik şiddetin önünü açıyor. Kevser Eltürk'e dokunanlar da DAİŞ zihniyetini taşıdıkları için bunu yaptılar" diye konuşan Gülsüm, "Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam kadınlara 'nasıl çocuk yardımı alınıyor' diye açıklama yapıyor. Kadınlar çocuk yapınca çocuklarını ölüme gönderecekler ardından soru bile soramayacaklar. Soru sorduklarında hep bir etiketleme yapılıyor çünkü. Savaş, demokrasiyi hiçe sayan bir şekilde tek bir kişinin ihtiyaçları ve talepleri doğrultusunda ilerledi" ifadelerinde bulundu.

'Halklarımızı savaşa göndermeyelim'

Savaş konseptinin devreye sokulmasıyla kadınların yaşamsal sorunlarının da çözülemediğini kaydeden Gülsüm, "Artık bir kâbusa girerek çok daha ağır sonuçlar yaşamaya başladık. Kadınları başka sorunlar bekleyecek. Ve bu sorunlar görünmez kılınıyor. Kadın cinayetleri artıyor bir yandan da savaş var halklarımızı savaşa göndermeyelim. İkisini de durdurmak mümkündür. Kadınlar hem şiddeti hem savaşı durdurabilirler. Kadınlar olarak barış mücadelesini yükseltmemiz gerekiyor" sözlerine yer verdi.

(en/dc/mg)