Sağlık emekçileri yaşamı savunmak için barıştan yana tavır alıyor

10:05

Sarya Gözüoğlu/JINHA

AMED - Uluslararası savaş hukukuna göre; can güvenliklerinin korunması taraflarca güvence altına alınması gereken sağlık emekçileri hedefte. Sendika ve meslek örgütleri savaş ve çatışma koşullarında "Sağlıkçılar Barış İstiyor" şiarıyla savaşa karşı aktif tavır alacaklarını belirterek, "Siyasi görüşü ne olursa olsun tüm sağlık emekçileri, mesleği gereği barıştan yana taraftırlar bu nedenle tüm sağlık emekçilerine sesimize katılmaya ve güç vermeye çağırıyoruz" dedi.

AKP'nin 7 Haziran sonrasında adım adım devreye soktuğu savaş konsepti Kürdistan'da katliamları beraberinde getiriyor. Savaşın bilançosu her geçen gün ağırlaşırken Şırnak'ın Silopi ve Cizre ilçeleri, Hakkari'nin Yüksekova ilçesi, Diyarbakır'ın Silvan ve Lice ilçeleri başta olmak üzere bir çok kentte her gün katliam haberleri geliyor. Savaşa karşı bir araya gelen sağlık emekçileride katliamların yaşandığı kentlerde "Sağlıkçılar Barış İstiyor" şiarıyla nöbet tutuyor.

Emekçilerin savaşa karşı bundan sonra daha aktif tavır alacağını kaydeden SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden, uluslararası savaş hukukunda ve iç savaş hukukunda sağlık emekçilerini koruyan yasaların olduğunu söyledi. Buna rağmen sağlıkçıların can güvenliğinin kalmadığını aktaran Gönül, "Sağlık emekçileri açık hedef halinde ve maalesef en son Cizre de bir arkadaşımız keskin nişancılar tarafından katledildi. Savaşa karşı Türkiye'nin her yerinde sağlık emekçileri olarak barış beyannamelerimizi imzalıyoruz ve barış nöbetleri tutuyoruz. Israrla ve inatla savaşa karşı barışı ölüme karşı yaşamı savunuyoruz diyoruz ve bunun mücadelesini buradan sağlık emekçileri olarak büyütmenin bir kez daha sözünü veriyoruz" dedi.

'Bütün engellere rağmen bu halkın sağlığını koruyacağız'

"Bölgede sağlık emekçilerinin gittiğini kiminin tayin yoluyla kiminin yaşanan saldırılardan dolayı istifa ettiğinim görüyoruz" diyen Gönül, "Buradan bütün sağlık emekçilerine çağrıda bulunuyoruz. Bulunduğumuz yerleri terk etmiyoruz. Bulunduğumuz yerlerde, hastanelerde, evlerde, sağlık hizmeti vermeye devam edeceğiz. Halkımıza bu hizmeti sunmadaki bütün engellere rağmen bu halkın sağlığını korumaya dönük çalışmalarımızı yürütmeye devam edeceğiz ve bütün sağlık emekçilerini de bu noktada çağrımızı yeniliyoruz" diye konuştu.

'Sağlık emekçileri hedefe konmuş durumda'

DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkez ise, sağlık hizmetini her koşulda yürütmeye ant içmiş emekçiler olarak bundan sonrada sorumluluğu yerine getireceklerini söyledi. Arzu, "Yeri geliyor bir bebeğin ateşini düşürmek için günlerce başında bekliyoruz. Ancak şimdi Türkiye'nin savaş politikaları ile her gün insanların yaşamını yitirdiği, çocukların sokak ortalarında katledildiği bir ortamda sağlık hizmeti veriyoruz ve bu süreçte sağlık emekçileri de hedefe konmuş durumda" dedi. Geçtiğimiz günlerde Cizre'de Eyüp Ergen isimli sağlık emekçisinin keskin nişancı tarafından başından tek kurşunla vurularak katledildiğini hatırlatan Arzu, "Cizre de Eyüp arkadaşımızın katledilmesi bizler açısında son derece önemli. Bizler Türkiye'nin her tarafından sağlıkçılar olarak barış talebimizi bir kez daha yüksek sesle ifade etmek istiyoruz" şeklinde konuştu.

'Barıştan ve yaşamdan yana olmak sağlıkçı olmanın ön koşuludur'

Her gün bombaların atıldığı bir ülkede sağlık hizmeti verdiklerinin altını çizen Arzu şunları söyledi: "Savaşlarda ve yakın savaş durumlarında dokunulmaması gereken tek yer sağlık emekçileri ve ambulanslardır. Bölgedeki süreçlerde de polis müdahalesinin ve devlet şiddetinin olduğu her yerde sağlık hizmeti fiilen uygulanamaz hale getiriliyor. O nedenle sağlık emekçilerinin vermiş olduğu barış sesinin Türkiye'nin geleceği açısından çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Tam da bu yüzden barış beyannamemizi imzaya açtık. Türkiye'de tüm sağlık iş kollarında hastanelerde ve sağlık ocaklarında bunu devam ettireceğiz. Barıştan ve yaşamdan yana olmak sağlıkçı olmanın ön koşuludur. Siyasi görüşü her ne olursa olsun tüm sağlık emekçileri kendi doğası gereği yaptığı iş ve mesleği gereği barıştan yana taraftırlar bu nedenle tüm sağlık emekçilerine sesimize katılmaya ve güç vermeye çağırıyoruz."


(kt/fk)