Yasa dışı örgüt faaliyeti: El Classıco!

13:25

Eylem Daş/JINHA


İSTANBUL- İzmir’de “Örgüt üyesi olmak” suçlamasıyla 11 ay önce tutuklanan Eylem Yıldız, Mine Sargın, Yeşer Aydın ve Fatma Akgül iddianameleri hakkında çarpıcı bilgiler vererek, iddianamede Real Madrid-Barcelona maçının örgütsel faaliyet, tuvalet kağıdının örgütsel doküman, Dora adlı köpeğin Rosa adlı şüpheli bir şahıs ve emperyalizimin ise ‘Mine Sargın’ olarak yer aldığına dikkat çekti.


İzmir’de 13 Kasım 2012 tarihinde evlere baskın düzenleyen polisler, toplam 22 kişiyi gözaltına aldı. Maoist Komünist Parti (MKP) üyelerine yönelik yapıldığı iddia edilen operasyon kapsamında, “örgüt üyesi olmak” suçlamasıyla İzmir Demokratik Haklar Derneği (DHD) ve Demokratik Haklar Federasyonu (DHF) üyeleri gözaltına alınmıştı. Savcılık sorgusu sonucu 7 kişi bırakılmış, 15 kişi tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilmiş, mahkemeye sevk edilen 15 kişiden 13’ü mahkeme tarafından tutuklanmıştı. Şakran Cezaevi’nde hala tutuklu olan Eylem Yıldız, Mine Sargın, Yeşer Aydın ve Fatma Akgül mektup göndererek, seslerini duyurmaya çalışıyor.


Yasa dışı örgüt faaliyeti: El Classıco!


Gönderdikleri mektupla haklarındaki suçlamalara ilişkin bilgi veren tutuklu kadınlar, “İnsanların günlük yaşamını renklendiren sohbetlerin, şakaların, gülüşlerin, karşılaştıkları, yaşadıkları en sıradan ve absürd olayların, günlük iletişimlerinin, aralarından yüzlercesinin "terörist" olarak suçlanmasına, onlarca yıla uzanan hapis cezalarına yol açtığını biliyor musunuz? Tutuklu arkadaşlarımızdan birinin telefonla arkadaşlarından birini arayarak Real Madrid-Barcelona maçını, yani meşhur deyimiyle 'El Classico' maçını izlemeye davet etmesi, iddianamede örgütsel faaliyet olarak ele alındı” denildi.


Tuvalet kağıdı örgütsel doküman olarak değerlendirildi


İzmir'de Konak-Kızlarağası Hanı'nda çalışan bir kadın arkadaşımızı hanın tuvaletinin ücretli olmasından kaynaklı çalıştığı mekana yakın derneğin tuvaletini kullandığı ve elinde tuvalet kağıdıyla gizli kameralarca görüntülendiği için tuvalet kağıdı ‘örgütsel doküman’ olarak değerlendirilmiştir” diyen tutsak kadınlar, İşlevinin ne olduğu ve sınırlarına dair tartışmanın garipliği aşikar olan tuvalet kağıdından suç unsuru yaratanların zihniyetine dair ip ucu veriyor mu?” sözlerini ifade etti.


Şüpheli köpek: Dora


Bir arkadaşlarının telefon konuşmasında bahsi geçen Dora adlı köpeğin “Rosa” adlı şüpheli bir şahıs olarak iddianamede geçtiğine dikkat çeken kadınlar, “Dora adlı köpeği, ‘Rosa’ adlı şüpheli şahıs olarak, telefonda konuştuğu arkadaşının yurtdışı illegal faaliyetlerinin bir kanıtı olarak dosyalara girmiştir. Başka bir telefon görüşmesinde, ailesinin memleketten gönderdiği eti arkadaşından isteyen dernek üyemiz 'et nerede?' diye soruyor. Bu soru iddianameye 'emanet nerede?' diye girmekle kalmıyor, bu emanet nasılsa 'silah olarak yorumlanıyor. Düşünün nasıl bir silah buzdolabına konuyor ve çözülmesi bekleniyor” sözlerine dikkat çekildi.


Emperyalizim ‘Mine Sargın’ oldu


İzmir Demokratik Halklar Derneği’nde bir arkadaşlarının emperyalizme ilişkin konuşma yaptığını cümlede geçen emperyalizm kelimesinin ‘Mine Sargın’ olarak dosyalara geçtiğine işaret kadın tutsaklar, “Delil bulalım derken paranoyaklaşan incelemeye güzel bir örnek değil mi? İzmir Çeşme'ye dayısının yazlığının bulunduğu Ildırı Köyü'ndeki yazlık siteye tatile giden arkadaşımız 'NATO Üssü'ne saldırı planlamak amacıyla keşif gezisi yapmakla suçlanmıştır. İddianamenin bütününde yer alan esas suçlamalardan sizler için seçtiğimiz kara mizah örneklerinden bir kaçı” dedi.


8 Mart’a katılmak suç sayıldı


Ayrıca katıldıkları eylem ve etkinliklerinde iddianamede yer aldığını kaydeden kadınlar, “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü örgütlemek, 8 Mart’a, 1 Mayıs Dünya Emekçiler Günü’ne, 18 Mayıs gibi anmalara katılmak, işçilere, memurlara, kadınlara, gençlere, toplumun farklı azınlık kesimlerine yönelik sorunlara yönelik hak gasplarına karşı düzenlenen panel, eylem, etkinliklere katılmak, piknik yapmak, dernek tüzüğünde yer alan amaçları kapsamında toplumsal sorunlar çerçeveli etkinlikler düzenlemek, üyeleriyle toplantı yapmak ve daha buna benzer sıralanabilecek her türlü demokratik, kurumsal, bireysel, insani her türlü eylem ve etkinlik suç olarak iddianamede yer aldı” sözlerine yer verdi.


‘Suçlamalara ilişkin somut kanıt yok’


Tutuklu bulunan 13 kişinin haklarındaki suçlamalara ilişkin herhangi bir somut kanıtın olmadığına dikkat çekilen mektupta, “Herhangi bir eylemde taş attıkları dahi iddia edilememekte en ufak bir kanıt sunulamamaktadır. Koğuşumuzu emekli iki savcının da bulunduğu bağımsız bir heyet ziyaret etti. ‘Neden buradasınız?’ dediklerinde iddianameyi içeren dosyayı gösterdik. Ve bize ‘Böylesi suçlamalarla tutuklanamaz sınız?’ dediler. Oysa biz neredeyse 11 aydır tutukluyuz. 8 Mart’ta İzmir’in göbeğinde sokak ortasında amatör bir tiyatro oyunu sahnelendi. Ve bu da ‘illegal tiyatro’ olarak gösterildi. Şimdi soruyoruz: İllegal tiyatroyu sergileyenler, oynayanlar kim? Bizler mi yoksa bizi yargılayanlar mı?” sözleri ifade edildi.


(ed/mg)