'Biz kadınlar seçimimizi barıştan yana yaptık'
13:20
JINHA
İSTANBUL- Dünya Barış Günü dolayısıyla 113 kadın ve LGBTİ kurumunun imzaladığı barış deklarasyonunu açıklayan kadınlar, nasıl bir ülke istediklerini seçimlerde anlattıklarını, savaş ve çatışma ortamını kabul etmeyeceklerini belirterek, "Biz seçimimizi savaştan yana yapmadık" dedi.
1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle, Türkiye'nin dört bir yanından 113 kadın örgütünün ve LGBTİ kurumunun imzasının yer aldığı barış için hazırlanan ortak deklarasyon, Taksim Hill Otel'de düzenlenen basın toplantısı ile paylaşıldı. Toplantıya KADER'den Gönül Karahanoğlu, EŞİTİZ Grubu'ndan Gökçe Ayata, Mor Çatı Kadın Derneği'nden Çiğdem Hacısoftaoğlu, Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği'nden Zelal Ayvan, Kadınlara Hukuki Destek Merkezi'nden Çiğdem Aydın, Türk Tabipler Birliği'nden Şahika Yüksel, Barış İçin Kadın Girişimi'nden Nükhet Sirman ve İstanbul Feminist Kolektif'ten Filiz Karakuş katıldı.
'Savaş dili eskisinden de beter biçimde geri döndü'
Ortak deklarasyon metnini Mor Çatı Derneği'nden Çiğdem Hacısoftaoğlu okudu. "Biz bu ülkenin kadınları barış istiyoruz. Savaşın, çatışmanın kıyıcılığını daha kaç kuşak yaşayacak? Telafisi olmayan bunca acıyla ne yapacağız?" diye soran Çiğdem, iktidarın seçim sürecini ortadan kaldırdığını ifade etti. Savaş dilinin eskisinden de beter biçimde geri döndüğünü ifade eden Çiğdem, "Feda edebileceğinizi söyledikleriniz bizim çocuklarımız bizim yakınlarımız. Öldürdükleriniz bizim çocuklarımız. Nasıl bir meclis, nasıl bir ülke istediğimizi oylarımızla anlattık. İrademiz hiçe sayıldı. Bombalamalar, yangınlar, misillemeler sardı etrafımızı. Bir ayda onlarca insanımız öldü. Onların yasını tutmak yerine yeni kayıpların korkusunu duyurdunuz. Biz seçimimizi savaştan yana yapmadık. Olağanüstü hal rejimine oy vermedik" diye belirtti.
'Biz kadınlar ölümün değil, yaşamın tarafındayız'
Kadınlar barıştan asla vazgeçmeyeceklerini belirten Çiğdem, "Biz kadınlar savaş ve çatışma ortamını kabul etmeyeceğimizi buradan ilan ediyoruz. Biz kadınlar ölümün değil, yaşamın tarafındayız. Diyalog ve müzakereler başlasın. Barış için gerçek adımlar atılsın ki bu ülkenin çocuklarının bir geleceği olabilsin" dedi.
'Biz yok sayılmanın anlamını verdiğimiz mücadeleden biliriz'
Çiğdem, ayrımcılığın ortadan kalkması, adaletin tesis edilebilmesi, eşit ve özgür bir yaşamın ancak barış ortamında mümkün olduğuna vurgu yaparak, "Biz yok sayılmanın yok edilmenin anlamını hayatlarımızdan, verdiğimiz mücadeleden iyi biliriz" dedi.
Basın metninin okunmasının ardından kadınlar bundan sonra yapacaklarına ilişkin tartışmalar yürüttü.
(sö-ödk/dc/gc)

