'Açlık grevindeki tutsakların taleplerine kulak verilmeli'

09:12

Nişmiye Güler/JINHA

WAN - Avukat Sevda Aydın PKK'li ve PAJK'lı tutsakların 15 Ağustos'tan bu yana devam eden açlık grevlerini herkesin gündemine alması gerektiğini belirterek, ölüm orucuna dönüşmemesi için tutsaklarla diyalog başlatılması gerektiğini vurguladı.

Türkiye ve Kürdistan'ın farklı kentlerindeki cezaevlerinde bulunan 5 bine yakın PKK'li ve PAJK'lı tutsak,"PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan tecride son verilmesi, YPG/YPJ'lilerin cenazelerinin ailelerine teslim edilmesi, Kürt halkına uygulanan siyasi ve askeri operasyonların durdurulması, hasta tutsakların serbest bırakılması ve müzakere sürecinin tekrar devam etmesi için" 15 Ağustos'tan bu yana açlık grevinde.

Mezopotamya Hukukçular Derneği'nden Avukat Sevda Aydın, bir an önce diyalog gerçekleştirilmesi için girişimlerin başlaması gerektiğini vurgulayarak, "Açlık grevi dönüşümlü süresizdir. Öncelikle taleplerinin ne olduğuna eğilmek gerekiyor. Açlık grevlerinin ölüm oruçlarına dönmemesi için bir an önce tutuklularla diyalog gerçekleştirilmesi gerekiyor. Özellikle Adalet Bakanlığı'nı bu konu hakkında bir an önce adım atması gerekmektedir" dedi.

'Çözüme hak ve özgürlükler çerçevesinde yaklaşılmalıdır'

Daha önce 144 tutsağın girilen açlık grevlerinden dolayı yaşamını yitirdiğinin altını çizen Sevda, çözüme hak ve özgürlükler çerçevesinde yaklaşılması gerektiğini kaydetti. Öncelikle açlık grevleri için gündem oluşturulması gerektiğini ifade eden Sevda, sivil toplum kuruluşlarının diyalog gerçekleştirilebilecek adımlar atması, Adalet Bakanlığı'nın da diyaloga açık olması gerektiğini vurguladı.

'İhtiyaçlar karşılanmıyor'

Cezaevlerinde durumu çözmekten ziyade daha da zorlaştıracak uygulamaların başladığının altını çizen Sevda, Burhaniye Cezaevi'nde iki tutsağın tek kişilik hücrelere alındığını, bazı cezaevlerinde ise tutsakların koğuşlarının değiştirilmek istendiğini aktardı. Hükümetin izlediği politikalara paralel olarak bu uygulamaların başladığını belirten Sevda, "Cezaevine ziyarete gelen görüşçüler çıplak aramaya maruz kalmaktadırlar. Cezaevinin karşılamak zorunda olduğu ihtiyaçlar karşılanmamaktadır. Gazete, dergi ve kitap verilmemektedir. Gece geç saatlerde tutukluların ürkmesi için ani ve şiddetli sesler çıkarılarak psikolojik baskı uygulanmaktadır. Daha önceki pratiklerde de gördük bu tür tutumları sorunu çözüme götürmüyor" dedi.

'Açlık grevleri intihar değil protesto biçimidir'

Yapılan bu uygulamalara biran önce son verilmesi gerektiğini söyleyen Sevda, açlık grevindeki tutuklulara kesinlikle iradeleri dışında müdahalelerde bulunulmaması gerektiğinin altını çizdi. Sevda, "Açlık grevi bir intihar eylemi değildir. Bir protesto biçimidir. Ölümle sonuçlansa bile amaç ölmek değildir kesinlikle" ifadelerinde bulundu. Sevda son olarak gündem oluşturulup tutsakların seslerinin duyurulmasını, sivil toplum örgütlerinin diyalog için girişimlerde bulunup cezaevlerinde bu yaşanılan sorunlarla ilgili raporlama yapmasını ve Adalet Bakanlığı'nın da taleplerin karşılanması için gerekli adımlarda bulunması gerektiğini vurguladı.

(ht/gc)