Yeryüzü Kadınları'na Meclis bahçesinde polis şiddeti

14:41

JINHA

ANKARA - Savaş konseptine karşı barış taleplerini iletmek için Meclis önünde eylem yapan Yeryüzü Kadınları polis saldırısına maruz kaldı ve gözaltına alındı.

"Patriyarkaya karşı her mevzide mücadeleyi büyüteceğiz" şiarıyla yola çıkan Yeryüzü Kadınları Grubu, her türlü savaş ve şiddet politikalarına karşı mücadele ediyor. Savaş ve şiddet politiklarına karşı hazırladıkları metni okumak için Ankara'da Meclis Dikmen Kapısı önünde eylem yapmak isteyen Yeryüzü Kadınları, polisin saldırısına maruz kaldı. "Kadından sorunlu, savaştan sorumlu hükümete hayır", "Yeryüzü kadınları toplanıyor" sloganları atan kadınlar polis ve Meclis görevlileri tarafından önce darp edildi ardından Meclis bahçesinden uzaklaştırıldı. Kadınlar daha sonra gözaltına alındı. Kadınlara yönelik saldırıyı engellemeye çalışan HDP'li vekil Filiz Kerestecioğlu ise polislere tepki gösterdi.

'Sarayın çıkarı için oylarımız yok sayıldı'

Yeryüzü Kadınları'nın savaşa karşı hazırladıkları basın metni şöyleydi: "Bizler Yeryüzü Kadınları'yız. Tek bir oda, tek bir ev, tek bir mahalle, tek ülke değil tüm yeryüzünü istiyoruz. Biz kadınları dört duvara hapsetmeye çalışanlara karşı dört duvarı değil yeryüzünü istiyoruz diyoruz. Bir savaş hükümeti yönetiyor ülkemizi. 7 Haziran'da sadığa gidip kullandığımız oylar hiçe sayıldı. Tarihin en çok kadın vekil sayısına sahip olacak olan meclis çalışmadı, halkın iradesi yok sayıldı. Sarayın çıkarı ve iktidarı için 7 Haziran yok sayıldı.

'Bu kirli savaş bizim savaşımız değil'

7 Haziran'dan bugüne de belli bir programla savaş yürütülüyor. Savaş herkese karşı savaş! Koltuktan çıkarı olmayan herkese karşı savaş! Yoksulllara, Kürtlere, Türklere, doğaya ve doğanın simgesi haline gelen havva analara, geçlere, ve gençlerin ölümüne isyan eden herkese, en çok da biz kadınlara! Bu ülkede 37 gündür 2 bini aşkın gözaltı, 500'e yakın tutuklama, son verilerle 178 ölüm yaşandı. 7 yaşında öldürülen çocukların çıplak bedenlerimiz üzerine akıtılan nefret, gözaltında yapılan işkenceler, hele de kadınsa cinsel şiddet buluyoruz karşımızda! Hakkari'de ölen asker cenazesinin Silvan'da devlet tarafından yakılan eve gelmesi, bütün bunlar gösteriyor ki bu bizim savaşımız değil! Ve biz bu kirli savaşın karşısında barıştan yanayız!

'Nevin, Ekin ve Çilem'in iradesiyle'

Bu savaşın krşısında oğlum beni affet 18 bin liram yoktu diye ağıt yakan asker annesinin yanındayız! Asker ailelerine ölmesini bilemeyen ölmesin, diyenlerin karşısında, bizim bu savaşa verecek bir canımız yok diyen annelerin yanındayız. Barış için gövdesini siper eden kadınların yanındayız. Savaşın şiddetinin kadın bedeni üzerinde ayyuka çıkmasının yanında kadına yönelik şiddet de katmerlenerek artmaktadır. Bir kadını öldüren erkeğe tahrik indirimi veren hukuka başkaldırıyoruz. Canını kurtarma, savunma için bir erkeği öldüren kadına ağırlaştırılmış müebbet cezası veren yasaları tanımıyoruz. Biz kadınlar özgür yaşam mücadelesi verenlerle omuz omuza, kadınların da özgür yaşam mücadelesindeyiz. Bu mücadelede Nevin, Ekin , Çilem'in iradesiyle barışı yükselteceğiz. Patriyarkaya karşı her mevzide mücadeleyi büyüteceğiz."

(fk)