10. Karaburun Bilim Kongresi başladı

17:44

JINHA

İZMİR - Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi'nde 10.Karaburun Bilim Kongresi 'soykırım, katliam ve savaş teması' ile başladı.

10. Karaburun Bilim Kongresi "Sermayenin doğası: Soykırımlar, Katliamlar, Savaşlar" teması ile başladı. Soykırım teması nedeniyle Karaburun Belediyesi'nin destek vermediği kongre Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi'nde yapıldı. 6 Eylül'de son bulacak olan ve savaş, katliamlar, soykırımlar, ekoloji gibi pek çok konuda güçlü tartışmaların yapılacağı kongrenin açılış konuşmasını Karaburun Bilim Kongresi Düzenleme Kurulu Üyesi Aydın Arı yaptı.

'Soykırımı unutmamak en büyük sorumluluktur'

Bu zamana kadar yapılan 9 kongrede Kürt sorunun nedenleri ve çözüm yolları üzerine tartıştıklarını ve bu tartışmaların kimi zaman rahatsızlıklara sebep olduğunu söyleyen Aydın "Bu konuyu tartışmaya açma çabamız kimi rahatsızlıklara yol açsa da kongreyi Karaburun'da yapmaya devam edebildik. Ermeni meselesini tartışmaya açma isteğimiz kongreyi İzmir merkeze taşımak zorunda kalmamızla sonuçlandı" dedi. Resmi ideolojinin Ermeni Soykırımı'nı unutturmaya çalıştığını söyleyen Aydın, "İnsanlığın yaşadığı acıların en ağırlarından birini, 100'üncü yılında unutmamak, unutturmamak ve tüm yönleriyle yeniden tartışmak bu topraklarda yaşayan devrimcilerin, bilim insanlarının, entelektüellerin ve buna tanıklık etmiş tüm halkların insanlığa karşı en büyük sorumluluklarındandır" diye belirtti.

'Kongremizi var etmeye devam edeceğiz'

Kongreye destek vermeyen Karaburun Belediye Başkanı Ahmet Çakır'ın ötekileştirici ve bilim dışı bir yaklaşımda bulunduğunu belirten Aydın, "Kongreyi bu yıl Karaburun'da gerçekleştiremedik bu bize dert oldu ama 'bilim itaatsiz olana ihtiyaç duyar' şiarıyla kongremizi var etmeye devam edeceğiz; bu da burjuvaziye ve onun ideologlarına, akademisyenlerine, siyasetçilerine ve de Karaburun Belediye Başkanına dert olsun" dedi.

Açılış konuşmasının ardından "Soykırımlar, Savaşlar, Katliamlar" konusuyla kongrenin ilk oturumu yapıldı.

'Bir grup genç Ermeni devrimci yaşamı filizliyor'

Nevzat Onaran "1915'den Kamp Armen'e" başlıklı konuşmasında çizgisinin özel mülkiyet olduğuna vurgu yaparak, "Bir tarafta TC vatandaşı olan Ermeniler'e ait Kamp Armen'i bir tarafta Türgev'in mülklerini görüyoruz. Bugün Kamp Armen'de bir grup genç Ermeni devrimci yaşamı filizliyor. 22 Mayıs ve 26 Haziran 2015'de 'Soykırımın Belgesi Kamp Armen' sloganları atıldı. Bunun gaspın sistematik bir devlet politikası olduğu çok açıktı. Bizim talebimiz Ermeni, Alevi, Kürt, Laz herkesin eşit koşullarda yaşamasıdır. 1897 Paramaz Manifestosu 2015 Türkiyesi için hala geçerlidir" ifadelerinde bulundu.

'Ermenilerin adalet arayışı reddediliyor'

Ardından konuşan Avukat Fethiye Çetin ise tarihin geçmişin ağır yükünden unutma ve yasaklama yoluyla kurtulma ve arınma çabasıyla dolu olduğunu dile getirerek, "1915'e ilişkin olarak ebediyen unutma siyaseti ve yasaklar hakim oldu. Ancak bu yasa ve yasaklara rağmen arzulanan ebedi unutuş bir türlü gerçeklemiyor" diye ifade etti. 31 Mart 1899 Ermeniler'in maruz kaldığı Adana katliamında yaşanılan süreçle, 1915'den sonraki sürecin aynı olduğunu söyleyen Fethiye, bunun yanı sıra Ermenilerin adalet arayışının gayri ahlaki söylemlerle ret edildiğini dile getirdi. Üstelik bu durumunun yaşanan acıların ne olduğu ile ilgili değil hukuki boyutla ilgili olduğunu ifade eden Fethiye, "Türkiye iki tez üzerinde duruyor. Bir tanesi 'soykırım tanımı 1915'de tanımlanmış bir suç olarak ortaya konmamıştı' diğeri ise 'soykırımın ispatı için kasıt unsuru gereklidir' deniliyor" dedi.

Uluslararası suçların bir devletin imha, vahşet gibi davranışlarını önlemek amacıyla ortaya çıktığını ifade eden Fethiye, soykırım kavramının çıkış noktalarından bahsederek konuşmasını noktaladı.
Türkcan Baykal ve Nuray Sancar'ın sunumlarının ardından kongrenin ilk günü sona erdi.

(ck/mg)