Barışı haykırırız ama öz savunmamızdan vazgeçmeyiz

09:04

JINHA

WAN - Topyekun saldırı ve katliamlara tepki gösteren Vanlı kadınlar, "Her şeye ve herkese rağmen barış demekten vazgeçmeyeceğiz ama onların gelip bizleri infaz etmelerini beklemeyeceğiz. Öz savunmamızı yapacak ve direneceğiz" dedi.

7 Haziran genel seçimlerinin hemen ardından başlayan siyasi ve askeri operasyonlar sınır tanımaz bir şekilde devam ederken Vanlı kadınlar da saldırı ve katliamlara tepkilerini dile getiriyor. AKP hükümetinin HDP'nin seçim zaferini hazmedemediğini ifade eden Behice Abi, "Erdoğan bizden ne istiyor, biz hakkımızla aştık barajı ve meclise girdik. Bugün tekrar bir seçim yapılırsa tekrar kazanacağız, Kürtlerin iradesi ve barış kazanacak. Biz yüzlerce çocuk ve sivil de ölse barış için irademizi gösterecek ve onu tek başına iktidar yaptırmayacağız. Erdoğan'ın polisleri mahallemizi rahat bırakmıyor. Kadın ve çocukları hedef alıyorlar ve her gece rutin olarak durduk yere gelip bizleri gaza boğuyorlar" ifadesinde bulundu.

'Biz yine irademize sahip çıkıp Meclis'teki yerimizi alacağız'

Emine Erdoğan'a çağrıda bulunan Behice şöyle devam etti: "Eğer o da bir anneyse içi yanıyor olmalı. Çocuklarına annelik yapmamışsa bu acıyı anlayamaz. Erdoğan sarayını seviyor ve iktidarını kurmaya çalışıyor. Kusura bakmasın ama bu gerçekleşmeyecek. Emine eşini uyarmalı, Emine'nin çocukları gibi bizim de çocuklarımız değerli. Saddam nasıl düşürüldüyse Erdoğan da düşürülür. Erdoğan gibi diktatörlerin sonu hep aynı oldu. Erdoğan istediği kadar seçime gitmeye çalışsın biz tekrar irademize sahip çıkarak meclisteki yerimizi alacağız" diye belirtti.

'Kadınlar acılara karşı birlik olmalı'

Savaşa karşı polisi askeri ve gerillaları koruyacaklarını söyleyen Behice, "Biz artık barış istiyoruz. Polis cenazesi evine gittiği zaman nasıl üzülüyorsa gerilla annesi de üzülüyor. Ben polis ve asker annelerinden rica ediyorum, onlar da ses çıkarmalı artık ve bu savaşın durdurulması konusunda çağrıda bulunmalı. Bu yüzden artık birlik olmalı ve tek yürek olmalıyız. Buradan son bir çağrıda bulunmak istiyorum, bu savaşı durdurmaya yönelik çalışmalar başlatılmalı ve bu çalışmalar kadın öncülüğünde yapılmalı. Çünkü bu savaştan en çok kadınlar etkileniyor" şeklinde ifade etti.

'Mazlum halkın yoksul çocuklarının canına kıyıyor'

Tayyip Erdoğan'ın DAİŞ ile savacağını söyleyerek Kürt halkına savaş açtığını belirten Hanım Acar, "Ne çocuklarım ne de ben uyuyamıyoruz. Her gece mahallemize biber gazı atılıyor, camlarımızı kapamamıza rağmen evin içi gazla doluyor ve uyuyamıyoruz. Ben çocuklarımın güvenliğinden endişe ediyorum. Erdoğan bizim kanımızla besleniyor ve doymuyor. Kendi ailesini, çocuklarını ve yakınlarını koruyor ama mazlum halkın yoksul çocuklarının canına kıyıyor. Bu savaşı durdurmak onun elinde ama onun çocukları ölmediği için canı yanmıyor. Bütün asker, polis ve gerilla anneleri bir olmalı ve barış çağrısında bulunmalı" diye belirtti.

'Öz savunmamızı yapacak ve direneceğiz'

Sivil katliamlarına ve çocukların ölümüne dikkat çeken Suzan Bor, "Biz kendi topraklarımızda katliama uğruyoruz. Seçimlerdeki başarımızı hazmedemediler ve bir anda bu savaş politikasını yürürlüğe soktular. Ama bu halk onlardan korkmuyor. Yıllardır bu toprakları korumak için ve kendimizi ezdirmemek için canımızı ortaya koyarak mücadele veriyoruz. Bu topraklardan vazgeçmemiz imkansız. Barış diye bağırırız her şeye ve herkese rağmen barış demekten vazgeçmeyeceğiz. Ama onların gelip bizleri infaz etmelerini beklemeyeceğiz. Öz savunmamızı yapacak ve direneceğiz" şeklinde ifade etti.

(ekip/gc)