Musa Çitil'in suçlarının tanığı ve mağduru kadınlar anlattı
09:05
Rojbin Kaçan/JINHA
MÊRDÎN - Mardin'in Derik ilçesine bağlık Dumanlı (Xîrar) köyünde 13 köylünün, eşlerinin, çocuklarının katliamına tanık olan kadınlar, dönemin İlçe Jandarma Komutanı olan Musa Çitil'in terfi edilerek Diyarbakır'a atanmasına tepkili. Kadınlar köyde o sabah yaşanan katliamı anlatarak, Musa Çitil'in er ya da geç yargılanacağını söyledi.
Yüksek Askeri Şura toplantısında adı birçok infaz işkence, taciz ve tecavüz olayında geçen Musa Çitil, Tuğgenerallikten Tümgeneralliğe terfi ettirilerek, Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı olarak atandı. Musa Çitil'in Kürdistan'da dosyası oldukça kabarık. Mardin'in Derik ilçesinde İlçe Jandarma Komutanı olarak görev yaptığı 16 Şubat 1993 tarihinde, Dumanlı (Xîrar) köyünde 13 köylünün faili meçhul bir şekilde öldürülmesinin sorumlusu olarak Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan Musa Çitil, geçen yıl beraat edildi. Musa'ya görev yaptığı sırada, emrindeki asker ile birlikte 1993 Kasım ayında ve 1994 yılında olmak üzere üç kez gözaltına alınan Ş.E'ye tecavüz etmek suçlamasıyla Mardin Ağır Ceza Mahkemesinde de dava açıldı. Davanın Adalet Bakanlığı'nın talebiyle ve Yargıtay'ın kararıyla Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesine nakledilmesinin ardından Musa Çitil beraat ettirilmişti. Bunlara rağmen Musa Çitil'in bölgeye Tümgeneral olarak atanmasını katliamın yaşandığı Xîrar köyünde yakınlarını kaybeden kadınlarla konuştuk.
'Bizi terörist yaptılar'
Katliamın yaşandığı sırada eşini, eşinin kız ve erkek kardeşini ve babasını kaybeden Hediye Çeviren (40) 1993'te askerlerin köylerini bastığını, evlerini bombalarla yıktıklarını belirterek, kendi evinden 5 kişinin öldürüldüğünü söyledi. Evde kalanları da gözaltına aldıklarını anlatan Hediye şöyle devam etti: "Musa Çitil o zaman Derik'te yüzbaşıydı. Bu katliamı o yaptı. Eşlerimizi, çocuklarımızı vahşi bir şekilde öldürdüler ve 'terörist öldürdük' dediler. Bizi terörist yaptılar. Evimizi yaktılar. Eşimi kaynımı, görümcemi, kayınbabamı ve yeğenini öldürdüler. Onları öldürdükten sonra evimize bomba yerleştirip hepsini bombayla birlikte havaya uçurdular. Bizlere yaşatılan vahşetin üzerinden 23 yıl geçmesine rağmen ilk gün gibi acısını yaşamaktayız" dedi.
'Katilimizi kendi topraklarımızda istemiyoruz'
Musa Çitil'e karşı açtıkları davanın beraatla sonuçlanmasına da tepki gösteren Hediye, "Bu da yetmedi onu Diyarbakır Bölge Komutanı yaptılar. O bizim katilimiz biz kendi katilimizi bu bölgenin sorumlusu olarak istemiyoruz. Hakkımızı sonuna kadar savunacağız. Biz bu insanların yargılanmasını istiyorduk, ceza almalarını ve görevden atılmalarını beklerken onların rütbelerini büyüterek bölge sorumlusu yaptılar" şeklinde konuştu.
'Musa Çitil bizi tekrar öldürmek için görevlendirildi'
7 Haziran seçimlerinde Tayyip Erdoğan'ın Kürdistan'dan oy alamadığı için Musa Çitil'i terfi ettiğini belirten Hediye, "Bizi tekrar öldürmek için onu Diyarbakır'a atadı. Biz çocuklarımızı Musa Çitil'in öldürmesi için büyütmedik. Çocuklarımızı babasız yokluk içinde büyüttük biz daha bu acıyı yaşarıyoruz. Musa bir katliamın daha peşindedir. Kalan çocuklarımızı da öldürmek istiyor. Musa Çitil'in derhal görevden alınmasını ve yargılanmasını istiyoruz" dedi.
'Üç çocuğumla ne yapacağımı bilmiyordum'
Xîrar köyü katliamında eşini kaybeden Fatma Erek (42) ise o gün yaşananları şöyle anlattı: "1993'te askerler köyü bastı. Eşimi evden aldılar onu bir yere kadar götürüp getireceklerini söylediler ama eşimi bir daha geri getirmediler. Eşimin Derik'te olduğunu düşünüyorduk. Saatler geçiyordu ama eşim eve gelmiyordu. O zamanlar da çok korkuyorduk. Nereye gideceğimizi bilmiyorduk telefon yoktu. Saatler ilerledikçe eşimden haber alamıyorduk. Sabah olduğunda bize birilerinin öldürüldüğü haberi geldi. Ben o zaman yeni doğum yapmıştım. Kıştı her yer çok soğuktu ne yapacağımı bilemiyordum. Sonra bize eşimin ölüm haberi geldi. O zaman dünyalar başıma yıkıldı. Üç çocuğumla beraber ne yapacağımızı da bilmiyordum."
'Bir katili beraat ettirdiler'
Bir aileden 3 kişinin öldürüldüğünü belirten Fatma Erek, ölülerini bile kendilerine vermediklerini başkalarının ölülerini defnettiklerini söyledi. Yıllarca dava açamadıklarını kaydeden Fatma, katliamlarda Musa Çitil'in parmağının olduğunu öğrendiklerinde dava açmaya karar verdiklerini aktardı. Büyük zorluklarla Çorum'da mahkemeyi takip ettiklerini belirten Fatma, "Bütün çabamız boşa gitti. Bir katili beraat ettirdiler. O da yetmedi onu tekrar görevlendirdiler. Bu devlet neden bizlere bunları yapıyor? Ne suçumuz var? Ama biz Musa Çitil yargılanana kadar mücadelemize devam edeceğiz. Topraklarımızda bize zulüm yapanlar er geç cezalarını alacaklar" şeklinde konuştu.
'Davamızdan asla geri adım atmayacağız'
Eşini ve eşinin ailesini katliamda kaybeden Züleyhan Çeviren de (48) sabah saat 07.00'da köylerinin basıldığını belirterek şunları anlattı: "Eşimi evden çıkartılar ona işkence yaptılar. Eşimi amcasını ve amca kızını alıp eve götürdükten sonra evi havaya uçurdular. Yusuf'u, Necat'ı, Ahmet'i Abide'yi öldürdüler. Onları paramparça ettiler. Musa Çitil'in yaptığı bu ölümleri nasıl unutacağız. Kendi köyümüze tekrar nasıl gideceğiz. Yargılanmaktan kaçacağını sanıyor ama yanılıyor. Asla geri adım atmayacağız" dedi.
'Çocuklarımın cenazelerini tanımadım'
1993 yılında Xîrar köyünde çocuklarını kaybeden Fatma Çeviren (80) de köyden oğlunu aldıklarını bir daha getirmediklerini belirterek, "Bizi de karın üzerinde esir tutmuştular. Çocuklarımı teşhis için gittiğimde çocuklarımı tanıyamadım. Bizlere bu acıyı yaşatanların birgün yargı önüne çıkıp yargılanacaklarını umuyorum" dedi.
(gc)

