Ebru Günay: Kitapların verilmemesi tecridin somut halidir
11:08
Öykü Dilara Keskin/ JINHA
İSTANBUL - PKK Lideri Abdullah Öcalan'a uygulanan tecridin ülke politikasından ayrı tutulmaması gerektiğini vurgulayan Asrın Hukuk Bürosu avukatı Ebru Günay, "Abdullah Öcalan'ın kendi yazdığı kitap 'örgüt propaganda'sı gerekçesiyle verilmedi. Kitapların verilmemesi tecridin somutlaşmış halidir" dedi.
PKK Lideri Abdullah Öcalan'a yönelik derinleştirilmiş tecrit devam ediyor. Avukatları en son müvekkilleri ile 27 Temmuz 2011 yılında görüştü, ailesi ise 10 ay önce görüşürken, HDP heyeti ise en son 5 Nisan'da Abdullah Öcalan'la görüşmüştü. O tarihten bu yana bir görüşme yapılmazken, tecrit giderek derinleşiyor. Son olarak Abdullah Öcalan'ın Aram yayınlarından çıkan ve 1999 yılı öncesi kaleme aldığı 4 kitabı "örgüt propaganda"sı gerekçe gösterilerek verilmedi.
'Tecrit derinleştikçe ülke siyasetine yansımaya başlar'
İlk olarak avukat tecridinin 5'inci yılından gün almaya başladığını belirten Asrın Hukuk Bürosu Avukatı Ebru Günay, "Tecridi ülke politikasından ayrı değerlendirmemek gerekiyor. 16 yıllık süre içinde bunu çok iyi gördük. İmralı politikalarının sertleşme biçimi ülkeye de yansıyordu. Nisan ayından bu yana yoğunlaşan bir tecrit var. Yoğunlaşan tecrit bize bir kez daha o bağlantıyı gösterdi" diye konuşan Ebru, " Seçim öncesinde HDP heyeti 5 Nisan'da bir görüşme yaptı, daha sonra ise bir görüşme olmadı. Ülke politikalarına bakıldığı zaman işlerin ne kadar vahim bir durum geldiğini savaşın nasıl tırmandığını görüyoruz" dedi. Ebru, " İmralı'da derinleşmiş tecrit başlar ve o tecrit derinleştikçe ülke siyasetine yansımaya başlar. Adayla bir temas yok ama her gün yeni bir ölüm haberine uyanıyoruz. Bütün her şey tecritte kilitleniyor" diyerek, tecridin barışa uygulandığını ve savaşın önünü açan bir tecride dönüştüğünü kaydetti.
'Öcalan Öcalan'a propaganda mı yapacak?'
Tecridi sadece avukat ve aile görüşü olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Ebru, "Bunun çok yönlü bir boyutu var. Dış dünyayla iletişim kuramamada, kitap, gazete yasaklarıyla ifade ediyor tecrit kendisini. Abdullah Öcalan'ın İmralı cezaevine girmeden önce yazdığı 4 kitabının kendisine verilmemesi akıllara ziyan bir durum. Öcalan Öcalan'a propaganda mı yapacak?" diye sordu. Dünya'nın hiçbir yerinden bir yazarın kitabının kendisine verilmemesi durumu yaşanmadığını belirten Ebru, "Kitapların verilmemesi tecridin çok somutlaşmış halidir. Orada devam eden tecridin bize yansıyan kısmı bu sadece, muhtemelen başka boyutları da vardır; gazete, kitap erişiminde de sıkıntılar yaşıyordur. İşlerin ne kadar pervasızlaştığını görüyoruz" dedi.
Tecride karşı hukuki mücadeleden taviz vermeyeceklerini dile getiren Ebru, "Tecritle ilgili devam eden davalarımız var. Anayasa Mahkemesi'nde olan dosyalar var bunu da öyle değerlendireceğiz. Her hafta yaptığımız görüşme başvurusu reddediliyor. Bununla ilgili de hukuk mücadelemiz devam ediyor" dedi.
(sö/dc/fk)
