'Oğlumun Türk bayraklı tabutuna sarılmak istemiyorum'

09:03

Beritan Canözer / JINHA

AMED - Asker annesi Gülistan Erek, gençlerin Başkanlık hayalleri uğruna feda edildiğini söyleyerek, "Evladını kaybetmiş bir anne için neyin mutluluğundan bahsedebilirsin? Ben evladımı kaybettikten sonra vatan sağ olmuş ne, sağ olmamış ne? Ben evladımın Türk bayraklı tabutuna sarılmak istemiyorum" dedi.

Kürt halkına karşı başlatılan topyekun imha ve savaş konsepti kapsamında süren saldırılar nedeniyle iki ayda 78 sivil yaşamını yitirirken, bin 600'ün üzerinde gözaltı 300'e yakınsa tutuklama gerçekleşti. Çatışmalar nedeniyle onlarca, asker, polis ve gerilla yaşamını yitirdi. Toplumda ise sürekli savaşa karşı barış sesleri yükselirken, özellikle kadınlar barış için sokaklara çıkıyor, asker aileleri de "Bu savaş Saray'ın savaşı" diyerek oğullarını askere göndermek istemediklerini dile getiriyor.
Asker annesi Gülistan Erek, gençlerin AKP'nin ve Saray'ın kurbanı edilmek istendiğini belirterek, tüm annelere seslenerek çocukları için siper olmaları çağrısı yaptı.

'Bu ateş onu da yakacak'

Barış sürecinin yıllardır tek taraflı yürüdüğünü belirten Gülistan, 15 yıldır barış için mücadele ettiğini ifade etti. HDP'nin seçimden başarıyla çıktığını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başkanlık isteminin boşa çıktığını söyleyen Gülistan, tüm saldırıların bunun üzerine başlatıldığını vurguladı. Bu yüzden HDP'ye oy veren herkese karşı bir savaş başlatıldığını ifade eden Gülistan, "Her yeri bir ateşin içine soktu ve bu ateşte onun dışında herkes yanıyor. Bilmiyor ki bu ateş onu da yakacak" dedi.

'Neden kendi çocuğu askerde değil'

Tayyip Erdoğan'ın "Benim polisim, benim askerim" söylemlerini dilinden düşürmediğini ancak onların yaşamlarını düşünmediğini ifade eden Gülistan, "Madem o kadar polisi, askeri seviyor kendi oğlu neden ne polis ne de asker değil. Neden oğlu çürük raporu alıp askerlik yapmaktan kurtuldu? Sanki bir tek onun evladı evlatmış gibi davranıyor. Kendi evladı dışında kimsenin evladını düşünmüyor. Ben Kürdüm ve yıllardır barışın özlemini çekiyorum. Bu yolda onlarca can kaybettik, onlarca can yitirdik. Bedel ödemek ne demek biz bunu damarlarımızda hissettik ama artık yeter. Biz savaş istemiyoruz" sözlerine yer verdi.

'Oğlumun Türk bayraklı tabutuna sarılmak istemiyorum'

En çok canı yananın Kürt anneleri olduğunu belirten Gülistan, buna rağmen en çok barış isteyenin de Kürt anneleri olduğunu aktardı. Oğlunun şuan askerde olduğunu dile getiren Gülistan, "Oğluma bir şey olursa bunun hesabını kim verecek? Ben oğlumun Erdoğan'ın sarayı yüzünden ölmesini istemiyorum. Oğlum bir koltuk kurbanı olsun istemiyorum. Benim sarayın saltanatına kurban edecek evladım yok. Ben o çocuğu 9 ay karnımda taşıdım. Yemedim yedirdim, içmedim içirdim, giymedim giydirdim. Ona bir şey olursa Erdoğan bunun yerini neyle dolduracak? 'Ne mutludur ki evladı şehit düşene' diyor. Neresi mutluluktur? Evladını kaybetmiş bir anne için neyin mutluluğundan bahsedebilirsin? Ben evladımı kaybettikten sonra vatan sağ olmuş ne, sağ olmamış ne? Ben evladımın Türk bayraklı tabutuna sarılmak istemiyorum. Bu savaşa son verilsin, kimse bu savaşın kurbanı olmasın. Sadece asker, gerilla değil, onlarca çocuk, genç, yaşlı bu savaşın kurbanı oluyor. Eğer sırf ben böyle söyledim diye tepki gösterenler de var ise; onlar gitsinler askere, onlar gitsinler savaşsınlar. Oturdukları yerden 'evladınızı gönderin' demekle olmuyor" diye konuştu.

'Beraber çocuklarımıza siper olalım'

Türk halkı ile bir sorunlarının olmadığını vurgulayan Gülistan, "Türk'ü de, Kürt'ü de, Çerkes'i de, Türkmen'i de, Ermeni'si de bizim evladımızdır. Bizim toprağımız, bizim ülkemiz, bizim arkadaşımızdır. Hiç birinin ölmesine göz yummayacağız. Değil ki biz sadece kendi evlatlarımızın ölmesine karşıyız. Biz ırkı, dini, dili, kültürü ne olursa olsun hiçbir ananın ağlamasına razı değiliz. Hiçbir ananın; evladını, kardeşini, babasını koltuk savaşında kaybetmesini istemiyoruz. Kandili bombalıyor 'barış gelecek' diyor. Askeri ölüme sürüklüyor 'barış gelecek' diyor, sivil halkı tarıyor 'barış gelecek' diyor. Barış olsun isteseydi kan dökmezdi. Barış isteyen biri masum insanlarını kanını döker mi? Silvan, Lice, Silopi, Cizre, Hakkari ve Nusaybin yoğunluklu olmak üzere her yerde savaş başlattı. Ben AKP'nin savaşını lanetliyorum. Türk anaları da ellerini biz Kürt analarına uzatsın, beraber çocuklarımıza siper olalım. Savaşa sessiz kalmayalım, bunu durdurmak biz analara düşüyor" ifadelerini sözlerine kaydetti.

(şa/gc)