Kadınlar Ankara'da nasıl bir barış istediklerini tartıştı

10:39

JINHA

ANKARA - Ankara Feminist Kolektifi'nin 'Kadınlar nasıl bir barış istiyor' paneli düzenledi. Kadınlar, çözüm süreçlerinde kadınların aktif rol almasını, daha fazla sokağa çıkarak sesini yükseltmesi gerektiğini vurgularken, akademisyen Nazan Üstündağ, "Ekin Wan'ın bedenini ifşa eden devlet biz kadınlarla savaşıyor bundan sonraki süreçte çoğalmamız, çoklaşmamız gerekiyor" diyerek kadınlara seslendi.

Ankara Feminist Kolektifi Petrol-iş Sendikası'nda "Kadınlar Nasıl Bir Barış İstiyor" konulu panel düzenledi. Panele HDP Urfa Milletvekili Leyla Güven'in yanı sıra BİKG üyesi Nazan Üstündağ, Barış Anneleri Meclisi üyesi Hanife Konyar, akademisyen Betül Yarar, araştırmacı Eda Özyurt Kılınç ve İlke Işık katılırken çok sayıda kadın da panele katılım sağladı. Panel açılış konuşmasını yapan araştırmacı İlke Işık, ciddi savaş koşullarında 1 Eylül Barış Günü'nü karşıladıklarının altını çizerek "Barış için bir şeyler yapmak isteyenlerle birlikte büyük bir blok olduk" dedi.

'Savaşı yaratanlar Ekin Wan'ın bedenini teşhir edenlerdir'

HDP Urfa Milletvekili Leyla Güven de 1 Eylül Dünya Barış Günü'nde barış kutlamaları yapılması gerekirken savaş tezkerelerinin çıktığını söyledi. Savaşın kazananı olmadığını fakat kaybeden tarafın hep kadın ve çocuk olduğunu dile getiren Leyla, "Savaşı yaratanlar Ekin Wan'ın bedenini teşhir edenler ve DBP-HDP kadın eşbaşkanlarına baskı, şiddet, tutuklamalar yaparak kendilerini gözler önüne serdi. Biz kadınlar Clara Zetkin'den, Rosa Lüxemburg'a, Sakine Cansız'dan, Kader Ortakaya'lara yürüttükleri mücadelenin cesaretiyle hepimiz ipin bir ucundan tutuyoruz. Fakat savaş sırasında, savaşın her aşamasında kadınlar var ama savaştan sonra irade olarak klasik kadına biçilen role geri dönülüyor" şeklinde konuştu.

'Bu savaş Erdoğan'la IŞİD'in savaşıdır'

Barış Anneleri Meclisi üyesi Hanife Konyar ise Kobanê'de IŞİD çeteleriyle girdiği çatışmada yaşamını yitiren oğlunu hatırlatarak, "Hiçbir annenin bunu yaşamasını istemiyorum. Tüm kadınların ve annelerin vereceği çabayla bu savaşın bir an önce son bulmasını istiyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile IŞİD'in savaşının aynı olduğunu dile getiren Hanife, "Bu savaş özellikle Kürtlere yapılan bir savaş üzerimizde bombalar patlıyor, baskınlar yapılıyor. Ama biz inanıyoruz ki tüm bu olanlara karşı başaracağız, başaracağız" diye belirtti.

'Müzakere süreçlerinde kadınlar hep yok sayıldı'

Akademisyen Nazan Üstündağ ise karakollarda tecavüze maruz kalan kadınların çığlıklarının duyulmadığını belirterek sözlerine başladı. Dünyada 118 çözüm sürecinin yaşandığını ve bu süreçlerde kadınların savaşa, devlet terörüne karşı durduğuna dikkat çeken Nazan, ancak müzakere süreçlerinde kadınlara yer verilmediğini ifade etti. Müzakere süreçlerinde erkek egemen sistemin önce kadınlardan daha sonra yoksul kesimlerden kurtulamaya çalıştığını kaydeden Nazan, kadınların "artık yeter bizde mücadele ettik bizde masada oturmalıyız" dediklerini aktardı. Çeşitli yerlerden kadınlarla görüştüklerini, iş planlaması yaptıklarını ve izleme heyeti kurduklarını ifade eden Nazan, "Heyet nerede bir direniş, nerede mücadele oraya kadınları dinlemeye gittiler. Ayrıca HDP ve CHP ile de görüştük fakat MHP ve AKP'nin kadınları kabul etmedi dinlemediler" dedi.

'Batı'daki kadınlar mücadeleyi büyütmeli'

Köylerde kadın gerillaların geri çekilmesiyle birlikte köylerdeki kadınların tedirgin olduğunu anlatan Nazan, kadın gerillalarla birlikte köydeki kadınların kendilerini güvende hissettiklerini vurguladı. Batı'da kadın hareketinin büyütülmemesinin kötülük olarak değerlendiren Nazan, "Biz sokakta olmazsak, eylem yapmazsak, ses çıkarmazsak alanımız gittikçe daralacak. AKP'li kadınlar bunu anlamıyor mu? Bizi sustururlarsa zamanı gelince onlara da 'sus' diyecekler. Ekin Wan'ın bedenini ifşa eden devlet biz kadınlarla savaşıyor bundan sonraki süreçte çoğalmamız, çoklaşmamız gerekiyor" diyerek kadınlara seslendi.

(mı/be/gc)